• İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

D. Mehmet Doğan: Gerçek Ankara yok sayılmıştır

D. Mehmet Doğan: Gerçek Ankara yok sayılmıştır
Türkiye Yazarlar Birliği’nin kurucu ve şeref başkanı D. Mehmet Doğan, Cemiyet İlim Kültür Merkezinde "Dünden Bugüne Ankara" yı anlattı.

28.10.2023 tarihinde Cemiyet’in toplantı salonunda yapılan konferansa üniversite öğrencileri büyük ilgi gösterdi.

Ankara üzerine önemli araştırmaları bulunan, “Ömrüm Ankara Bir Ankara Şehrengizi” eserinin yazarı Doğan, programda yaptığı konuşmada görünen ya da anlatılan Ankara’nın çok ötesinde şehrin bilinmeyen bir çok dönemini ve yönünü anlattı.

Ankara’yı Cumhuriyetten önce tarihî derinliği, ekonomik ve sosyal değeri olmayan, mazisiz, bozkırın ortasında çorak, bakımsız bir kasaba görünüşlü yerleşim yeri olarak tarif eden Cumhuriyetçilerin kesinlikle doğruyu ifade etmediklerini söyleyen Doğan, şehrin, Galatlar, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde idari, sosyo-ekonomik ve dini önemini koruduğunu söyledi.

Ankara ekonomisinde tiftik üretiminin önemli bir yeri bulunduğunu, Tiftik Keçisi’nin 19. Yüzyıla kadar sadece Ankara yetiştirildiğini, başka yerlerde yetiştirilen bu keçilerin aynı kalitede “sof” sunmadığını da anlatan Doğan; Ankara tablosunun Halep değil de Ankara olmasının en güçlü delillerinden biri olarak, sağ alt köşedeki keçileri gösterdi. Keçilerin yetiştirilmesi, yünlerinin alınması, bunların işlenmesi işlemleri, bunun ekonomiye/çarşı-pazara yansıması durumunun sırası ile tabloda yer aldığını söyledi.

Şiirleri Kâbe’nin duvarına asılan devrin en önemli Arap şairlerinden biri olan İmrü'l-Kays’ın mezarının  Hıdırlık Tepe'de bulunduğunu ifade eden Doğan, din esaslı ve ekonomik temelli Ahiliğin de Ankara'da oldukça etkili olduğu söyledi.

Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: Bütün şehirlerin büyük camilerini, Padişahlar, beyler ya da sultanlar yapmıştır. Ankara’nın en büyük camisi olan Ahî Şerafeddin Camii veya halk arasında bilinen adıyla Arslanhane Camii; Ahi reislerinden Ahi Şerafeddin yaptırmıştır. Bu camii ahşap direkli. Çok büyük, yüksek sütun şeklinde direkleri var, camiin mihrabına baktığımızda ise çok güzel turkuaz, yani Türk mavisi-lacivert çiniler, mozaik şeklinde çiniler görüyoruz.”

Konuşmasında Ankara'nın manevi mimarı Hacı Bayram-ı Veli’ye değinen  D. Mehmet Doğan, “Hacı Bayram-ı Veli, II. Murad’ın takdir ettiği büyük bir zat; kendisinin değil de oğlunun İstanbul’un fatihi olacağı müjdesini kabulleniyor. Sonrasında oğlu genç hükümdar bu müjdeyi kuvveden fiile geçirmek için İstanbul’u ilk hedef olarak seçiyor.” diye konuştu.

 

2-024.jpeg

Bu haber toplam 1128 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim