Genel Başkan Arıcan: Her Medeniyetin Bir Geleneği Vardır

Genel Başkan Arıcan: Her Medeniyetin Bir Geleneği Vardır
TYB Genel Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Arıcan programda “Düşünce ve Gelenek” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi ve Haşimi Yayınları’nın öncülüğünde T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Kültür Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen "5. Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri"ne Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan konuk oldu.

TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı’nın yönettiği programda Arıcan İslâm Medeniyetinin yeniden öncüler çıkaracağına dair vurgu yaparak şöyle konuştu:

“İslâm medeniyeti içerisinde yeni İbn-i Rüşd’lerin, Farabi’lerin çıkması noktasında medeniyetimizin savunucuları nerede?   Metin üreten kişi bu metinle beraber o çağın Gazali’si, Farabi’si olacaktır. Gazali’yi, Gazali yapan neydi? Kendi çağına ve sonraki çağlara taaluk eden sorunları tahlil edip kendi geleneğinden aldığı o ruhla bir metin üretmiş olmasıydı. Mesele bir metin üretme meselesidir. Her kim geleneğimize doğru bir şekilde yönelir, yorumlar, tahlil eder, tartışır sonra da çağımızın ve gelecek çağların sorunlarını bir metinle sunarsa o kişi çağın Farabi’si olacaktır.”

Geleneğe yaslanmadan bir metin oluşturmak eksik mi kalır? Gelenek şart mı? Sorularına ise ise Prof. Dr. Arıcan şu cevabı verdi:

 “Millet olmak” ve “Medeniyet kurmak” et ile tırnak gibidir. Her millet bir medeniyete/ geleneğe dayanır. Medeniyet krizi, özünde bir toplumun geleneğine yabancılaşması probleminden doğar. Akif’in “Tek dışı kalmış canavar” olarak nitelediği sözüm ona Batı medeniyeti kendini Antik Yunan’a dayandırmaya çalışır. Milet ve Ela okulları aslında Batı Anadolu’da yer almaktadır. Antik Yunan, filozofların çoğunu İskenderiye ve Filistin bölgesinden almıştır. Medeniyet gelenektir, gelenekte Âdem’dir. Âdem kimdir? Cennetten yeryüzüne iskân edilmiş varlıktır. İnsan, tarla olan bu dünyaya geldiğinde bir medeniyet kurmuştur. Bu da tevarüs etmiştir.

Ama şimdi Batı üstünlük kurmaya çalışmaktadır. Batı “Medeniyet bizimle kuruldu.” İddiasını öne atmaktadır. Burası ve öteki gibi bir ayrım yapmak istemiyorum. Sadece bir hakikate dikkat çekmek istiyorum. Peygamberimizin de buyurduğu gibi “Hikmet mümin’in yitik malıdır nerede bulursa alsın.” demiştir. Bundan dolayı Farabi Aristo’ya “Muallim’i evvel” demekten hiç çekinmemiştir.

Rönesans’ın oluşum devreleri İbn-i Rüşd ve Floransa ile başlamıştır. Her medeniyetin bir geleneği vardır. Bu geleneğin de metinleri vardır. Metinleri oluşturan münevverleri, mütefekkirleri vardır.

Arapça Kitap ve Kültür Günleri sosyal medya hesaplarından ilgiyle takip edilen söyleşi medeniyet ve metin ilişkisine dair Prof. Dr. Arıcan’ın verdiği şu cevapla sona erdi:

Medeniyet, metinlerle kurulur

“Medeniyet bir metinler manzumesidir. İktidarın sahipleri ise o medeniyetin münevverleridir. İskender sefere çıktığında arkasında Aristo vardı. Sultan Alparslan’ın, arkasında Nizamülmülk vardı. Nizamülmülk sadece bir devlet adamı değil aynı zamanda bir mütefekkirdi.

İslam toplumun da mütefekkirler, toplumun her bir ferdini beslemiş ve aydınlatmıştır. Mesela Gazali’nin kitaplarına bakalım. Gazali, hem avamın hem filozofların, derin ilim sahibi kimselerinin de anlayabileceği düzeylerde farklı kitaplar yazmıştır. Gazali, halkın kendi seviyesine çıkmasını beklememiş onların kavrayabileceği lisanda eserler çıkarmıştır.”

Bu haber toplam 425 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim