• İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 27 °C
  • Konya 20 °C
  • Sakarya 26 °C
  • Şanlıurfa 28 °C
  • Trabzon 19 °C
  • Gaziantep 24 °C
  • Bolu 21 °C
  • Bursa 25 °C

Hüseyin Öztürk: Gevher Nesibe Şifahanesi

Hüseyin Öztürk: Gevher Nesibe Şifahanesi
Tıp ilminin kurucusu İbn-i Sina’yı, günümüzde Batılı ülkeler çok iyi anlamakta ve yazdıklarını hayata geçirmektedirler.

Bugün bizde sadece İbn-i Sina ismiyle yetinilse de Beylikler, Selçuklu ve Osmanlılar, İbn-i Sina’yı anlayarak şifahaneler kurmuş ve tedavi yöntemlerini geliştirmişlerdir.

Mesela Batı’da İbn-i Sina tıp fakültelerinde okutulurken, bizde İbn-i Sina’nın eserleri sahaflarda satılmaktadır. Niye ders olarak okutulmaz hala anlaşılmış değildir.

Tarihimize dönelim. İşte İbn-i Sina merkezli tıp müesseselerden birisi de Kayseri’de bulunan Gevher Nesibe Şifahanesidir.

13 ve 14. yüzyıllarda meczuplar, cüzamlılar ve tedavisi imkânsız hastalar Avrupa’da yakılırken, Selçuklu ve Osmanlı ülkesi Anadolu’da bu hastalar tedavi edilmekteydiler.

Gevher Nesibe Şifahanesinin çok ilginç bir hikâyesi vardır. Mevzu uzun özetleyelim:

•

Kaynaklara göre Selçuklularda şifahaneler için; “Maristan, Bimaristan, Darü’l-Sıhha, Darü’l-Merza, Darü’l-Afiye” veya “Darü’ş-Şifa” isimleri kullanılmıştır.

Kayseri’de kurulan üniversite merkezli ilk şifahane ise Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşi, Gevher Nesibe Sultan adına inşa ettirdiği “Çifte Medresedir” ve Anadolu’da bir ilktir.

Dört eyvanlı, avlulu ve avlusu revaklı medrese planına sahip olan ve hem tedavi hem eğitim-öğretim külliyesi vazifesi gören şifahanede, bir yandan hastalar tedavi edilirken, diğer yandan tıp eğitimi verilmiştir.

Darü’ş-Şifa’nın kitabesine göre; Sultan II. Kılıçarslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyetiyle, ağabeyi I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ikinci saltanatında (M.1205-1211) inşa ettirilmiştir.

•

Özellikle akıl hastalarının tedavi edildiği şifahanenin acı hikâyesine geçelim:

Rivayet odur ki, Gevher Nesibe Sultan, saray harici bir komutana gönlünü kaptırır. Ağabeyi I. Gıyaseddin Keyhüsrev, bu hususun Selçuklu töresi ve devlet geleneğine ters düştüğünü söyleyerek razı olmaz ve Sultan’ın sevdiği komutanı savaşa gönderir.

Komutan savaşta şehit düşer ve haliyle Gevher Nesibe Sultan üzüntüden verem olur. Kardeşinin halini gören I. Gıyaseddin af dileyerek bir isteği olup olmadığını sorar.

Gevher Nesibe Sultan, ağabeyinin sorusuna; kendisi gibi dermansız dertlere duçar olanların tedavi edilecekleri bir şifahane yapılmasını, babası II. Kılıçarslan’dan şahsına kalacak bütün malların bu vakfa, takılarını da Darü’ş-Şifa’nın yapımında görev alan kişilerin kızlarına bağışladığını söyler.

Devamı:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/gevher-nesibe-sifahanesi-54151.html?page=3

Bu haber toplam 28 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim