• İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C

İbrahim Halil Er: Nefs Üzerine Düşünceler

İbrahim Halil Er: Nefs Üzerine Düşünceler
Nefs, bizim dünyevi yönümüzü temsil etmektedir. Bu anlamda nefs hem insanı tamamlamakta ve hem de insanın bu dünya üzerindeki yürüyüşünü sürdürmesine yardım etmektedir.

Nefs bize verilmemiş olsaydı dünya hayatını sürdürecek gücümüz olmazdı. Hayatı devam ettirecek ve nesli sürdürecek kudretimiz olmazdı. Tamamen ruhun egemenliğinde olur, kaybettiğimiz o saadete ağlar ve onu elde etmek için didinirdik. Bu da imtihanı başarısız kılardı. Yani sınav ortamı olmazdı.

Nefs, modern psikoloji mantığıyla bakıldığında libido dediğimiz temel güdülerimizi ve bilinçaltımızı kapsar. Bu güdüler bir anlamda insanın maddi yönünü içine alır. Yeme, içme, cinsellik, şehvet, yaşama arzusu, makam, mevki, hırs, intikam vs… Ama aslında bu eksik bir tanımdır. Çünkü nefs başlı başına bir varlık olduğu gibi, kendine ait bir muhakeme ve düşünce biçimine sahiptir. Bu nedenle nefs, bizim dünyevi yönümüzü temsil eder. Dünya hayatının idamesi için gerekli olan bir unsurdur.

İnsan aslında nefs-ruh-akıl ve beden’den oluşan bir varlıktır. Nefsimiz bizim hayvani yönümüzü temsil eder. Bu açıdan bedenle ilişkilidir. Ruh bizim uhrevi yönümüzü temsil eder. Bu açılardan meleki yönümüzdür. Akılla ilişkilidir. İnsan iyi olduğu zaman meleklerden üstün olduğu gibi, kötü olduğu zaman da hayvanlardan daha aşağı olabilir. İnsan bu dört unsurdan mürekkep bir varlıktır.

Nefs, bizden bağımsız bir varlık mıdır, kendi aklı ve düşüncesi var mıdır? Bu hep tartışılmıştır. Ama rivayetler bize nefsin bağımsız bir varlık olduğunu, düşünebilme gücüne sahip olduğunu göstermiştir. Fakat nefsin iradesi yoktur. Biz bu nedenle nefisle baş etmek için irademizi güçlendirmek zorundayız. Bunlar da ibadet ve riyazatla olur. Nefs, biz miyiz? Bizimle birlikte öbür dünyaya yani ahirete gelir mi? Yoksa dünyevi arzu ve güdüleri temsil ettiğinden dünyada mı kalır? Bunlar da tartışılmaktadır. İnşallah başka bir yazımızda da bu konuya değiniriz.

Bu nedenle bizden istenen, nefsi öldürmek değil, nefsi ıslah etmektir. Çünkü imtihanda başarılı olan, nefsini dizginleyen ve ıslah edenlerdir. Nefs, her ne kadar asi, dizginlenemeyen, başına buyruk olsa da o, aynı zamanda eğitilebilmektedir. O, sağlam bir binicinin elindeki vahşi at gibidir. Binicinin tecrübeli ve kararlı eline teslim olmaktadır.

Devamı: https://www.insaniyet.net/nefs-uzerine-dusunceler-2/

Bu haber toplam 177 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bir Çizgi: Ölüm Diamond Plus, Yunus Emre Selik06 Haziran 2024 Perşembe 13:23
  • Şiir Bize Ne Anlatır?06 Haziran 2024 Perşembe 13:22
  • Kant ve Besmele06 Haziran 2024 Perşembe 13:21
  • Mehmet Kabakçı: Yanlış Hikâyeler03 Haziran 2024 Pazartesi 10:18
  • Fatma Güneyin: Sen Yaşamalısın01 Haziran 2024 Cumartesi 11:19
  • Faik Öcal: Machiavelli’den Hükümdar’a 40 Tavsiye01 Haziran 2024 Cumartesi 11:17
  • Aydın Başar: Fethin üçüncü boyutu ve Akşemsettin31 Mayıs 2024 Cuma 11:12
  • Hüseyin Yorulmaz: İsmiyle Müsemmâ (mı?)30 Mayıs 2024 Perşembe 14:02
  • Hüseyin Çolak: Gözyaşı Medeniyeti30 Mayıs 2024 Perşembe 14:01
  • Günümüzün Anlatıcıları: Hatice İbiş İle Konuştuk30 Mayıs 2024 Perşembe 11:33
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim