• İstanbul 15 °C
  • Ankara 15 °C

Kültür -7: Kültür mü Medeniyet mi?

Elif SÖNMEZIŞIK AYDIN

-Ruzname; Kelime Günlüğü’nden-Gündelik dile yerleşen “Doğu kültürü”, “Batı kültürü” gibi tanımlamalar “medeniyet” kavramının önüne geçti.

“Medeniyet” bir toplumun geçmişten geleceğe uzanan bütün unsurlarını içine alabilen kelime.

Doğu veya Batı hayat tarzını kültür olarak ifade etmek, modern zamanlara dair bir söylem gibi duruyor. Çünkü geçmiş ve gelecekten ziyade bugünü kapsıyor. Yani tarihî argümanları dışarıda bıraktığı izlenimini veren daha ziyade popüler bir ifade.

Geçmişte medeniyetin bir uzantısı olarak kabul edilen kültür aktarımı “seçilmişler” yani elek üzerinde kalanlar üzerindendi.

Bugün kültür bilgi ile ilişkilendiriliyor, bir dünya bilginin bilgisayar ve internet aracılığı ile yeryüzünün her köşesine yayılması üzerinden kültür sentezi meydana geldiği düşünülüyor ve bu sentezin kodları yeniden okunmaya çalışılıyor.

Halk edebiyatına yönelik araştırmalarıyla tanıdığımız ve yerli kültürel dokumuzu yakından tanıyan Müjgan Cumbur’un kültür tanımı, günümüzdeki teknolojik etkileşimlerden doğan bir yenilenmeye işaret etmesi bakımından önemli:

“…kültürün en başat özelliklerinden biri sürekliliğidir. Kültür sürekliliği doğal olarak an be an yenilenerek yeni kuşağın idrakiyle, kendisine yeni unsurların, taze hücrelerin katılmasıyla süreç içinde yenilenerek sağlanır.”

Cumbur, kültürü şuurlu bir akışla ilişkilendiriyor, yenilerin de köklerle bağını güçlendirerek derinleşebileceğine inanıyor.

Doğrusu, kullanım alanlarına bakılınca kültür kelimesi böyle bir tanıma dar geliyor. Aslında bu tanım ve açıklama, medeniyetin daha kısıtlı bir modelini andırıyor.

Günümüzde kültürün devamlı alt birimlere ayrıldığından ve her gün başka bir mânâya karşılık gelecek düzeyde değişken bir zeminde durduğundan serinin ilk yazılarında bahsetmiştik.

Öyleyse kültürün kaygan zemininde dolanmayı bırakıp medeniyet sütunlarından kalan ne varsa onun üzerine değer inşa etmek düşüncesi Cumbur’un açıklamasına yaklaşabilir.

Hiç şüphe yok ki şuurlu kültür akışının ya da eskiyi yeniyle en doğru biçimde mezcedebilecek sürekli bir idrakin var olması, şuurlu ve özgüvenli bir toplumla mümkün olabilir. Bu da ancak kökleriyle barışık, kendi olumsuzluklardan ders çıkaran, dünyada olup bitenler karşısında soğukkanlılığını koruyan, kendi ilkelerini belirleyen yahut belirlenmiş ve onaylanmış ilkeler çerçevesinde değerlerini muhafaza eden, dünyadaki her türlü sapmanın ve sapkınlığın karşısında sorgulayıcı olabilen, inanç birliğini etnik birlikten daha önemli gören ve inancının üstün değerlerini hayat akışına dâhil eden bir anlayışla sağlanabilir.

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/yazarlar/kultur-7-kultur-mu-medeniyet-mi-3221/

Bu yazı toplam 155 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim