***
Mitler bu noktada bizim kültürel varlığımızın ayrılmaz birer parçasıdır, vazgeçilmezleri arasındadır. Hatta en önde gelenleri arasında yer alırlar desek, abartmış sayılmayız. Ne de olsa biz kendimizi orada bulur, oralarda bir yerlerde tatmin ederiz bütün eksikliklerimizi ve hayallerimizi...
Oysa mitler, yeri geldiğinde gerçeklik ile hayal arasındaki gri tonlar gibidir, bir araftır ikisi arasında.
Öylesine soyut bir kavramdır ki, başlı başına tatmin edici bir tanımı bile yoktur. Çoğu zaman izahta masallara, efsanelere ve folklora başvurulur, onlardan yardım alınır ya da bunlardan birine monte edilir. Aynı şeylermiş gibi göründüklerinden ya da peşinen öyle kabul edildiklerinden çoğu zaman birbirleriyle bile karıştırılırlar. Oysa, çok derinden farklı anlamları vardır her birinin...
***
Haksızlık etmeyelim, bir parça da olsa gerçeklik payı vardır ama fazlasıyla abartılı ve yalanlarla o kadar iç içedir ki, gerçeklik kaybolur gider zaman içinde bir noktadan sonra. Zihni zorlayan noktalarda, gerçeği aramada da bire birdirler. O yüzden hayal gücünün beyin jimnastiği adı altında fazlasıyla mesai yaptırıldığı birer kurtarıcıdır onlar.
Fakat zaman zaman bu kurtarıcılık rollerine o kadar fazla önem atfedilir ki, bir de bakmışsınız karşınıza kutsanmış, kutsallaştırılmış yeni helvalar çıkmış. Dolayısıyla da olumsuz anlamlar, çağrışımlarla yüklüdür onlar.
Nitekim, bazen kendi ellerimizle çektiğimizi birer tel örgü vazifesi görürler, düşüncenin bile sınırlarını çizen. Birer kalkan haline dönüştürülürler ve statükonun ayrılmaz birer parçası hatta meşruiyet kaynağı haline dönüştürülürler. Öyle ki, kimse onları sorgulamaz, sorgulayamaz.
***
Bundan dolayı da değişimlere karşı dururuz, onlar bizi yıkıncaya değin... Oysa, "Tüm ilerlemeler günün geçerli görüşlerine meydan okumakla başlatılır, yürümekte olan kurumların yerini almakla gerçekleştirilir." Ve yine biliriz ki; "Yaşam bir serüvendir, hazır bir reçete değildir", Bernard Shaw'ın dediği gibi...
Bundan dolayı da her bir eylemde, her bir adımda önce kendimize karşı bir mücadele, savaş vermemiz bundan dolayıdır. Kendi helvadan putlarımızı yemek için verdiğimiz bu ikna mücadelesi, ne yazık ki bizlere sadece güç ve zaman kaybettirmekte sıkıntı olmaktadır, aynen son dönem Türk dış politikasında olduğu üzere...
O yüzden, özellikle son dönemde bir bir gündeme gelen ya da gelecek olan "Yurtta Sulh Cihanda Sulh", "Kasr-ı Şirin", "İki Devlet Tek Millet" ve "Sıfır Sorunlu Komşuluk" üzerinde tekrar düşünmek, konuşmak bizler açısından kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Önümüzdeki yazılarda bunun üzerinde durmaya devam edeceğiz...
M.Seyfettin Erol'dan: Türk Dış Politikasındaki Mitler...

Öylesine garip bir ülke ve toplumuz ki, çoğu zaman hayatı kendi ellerimizle zindan ederiz kendimize. Örneğin, bomboş yollarda trafiği felç edebilir, en ufak yağışları birer sele, tufana dönüştürebiliriz.
Bu haber toplam 405 defa okunmuştur
- Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
Rümeysa Oğuz: "Yazmak Benim İçin Sihirli Bir Hadise"Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Merkezi, edebiyat dünyasının köklü geleneklerini ve günümüz öykücülüğünü masaya yatıran anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
“İsrail'in durdurulması dünya barışının başlangıcı olacaktır"Türkiye Yazarlar Birliği, bölgede tırmanan askeri ve siyasi krizi masaya yatırdığı "ABD/İsrail–İran Savaşı Çalıştayı"nın sonuç bildirgesini 29 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşmıştı.
TYB’nin İkinci Elli Yılı İçin Tarihi Adım: Yüksek İstişare Heyeti İlk Toplantısını YaptıKuruluşundan bugüne bir irfan ve edebiyat muhiti hâline gelen Türkiye Yazarlar Birliği’ni daha güçlü, kuşatıcı ve istişarî bir zemine taşımak amacıyla bünyesinde Yüksek İstişare Heyeti’ni teşekkül ettirmişti.- 15:00 - Rümeysa Oğuz: "Yazmak Benim İçin Sihirli Bir Hadise"
- 11:23 - Ferman Karaçam: Cemil Meriçle yapılan Son Röportaj
- 11:22 - Mehmet Nuri Yardım: Abdurrahim Karakoç
- 11:22 - Mustafa Tekin: Tarihi devindirmek
- 11:21 - Nebi Miş: Savaş ile barış arasında belirsiz bir sonucun analizi
- 11:20 - Resul Tosun: Siyasi yobazlar!
- 11:20 - Ersin çelik: Paçozluğun zaferi
- 11:19 - Mustafa Kutlu: Ayvansaray önünde
- 11:19 - Ayhan Demir: Kosova’nın ‘olağanüstü’ seçimi…
- 14:59 - Mustafa Kara: Ehlibeyt Şairi Şemseddin Mısrî
- 14:30 - Geleceğin edebiyatçıları belgelerini alacak
- 14:13 - TYB, 2025'in En İyilerini Ödüllendiriyor
- 11:10 - TYB Bolu Şubesinde "Yusuf Suresi" Rehberliği Programı Kapanış Dersiyle Sona Erdi
- 11:03 - Kültürün Açık Kapısı: TYB İstanbul
- 11:01 - Hece Taşları Dergisi'nin 136. Sayısı Yayımlandı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim



























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.