Uluslararası arenayı bir yerde birbirleriyle farklı şekillerde iletişim kuran insanlar topluluğu olarak gördüğümüzde, çok kompleksmiş gibi görünen ülkeler arası ilişkileri basite indirgemiş ve gözümüzden kaçabilecek gerçekleri idrak etme imkânına kavuşmuş olabiliriz. Bir çeşit ağaçlara bakmaktan asıl görülmesi gereken ormanı görememe durumuna çözüm getirmek olarak da düşünülebilir yani. Bir başka açıdan da bu kıyaslamada şunu rahatlıkla ifade edebiliriz: insan kompleks bir varlıktır ve insanoğlunun birbiriyle ilişkisi son derece çetrefillidir. Buna karşın ülkeler arası ilişkiler bunun tam tersi bir tablo çizer ve kolayca okunup kodları çıkarılabilir. Uluslararası ilişkilerde ülkelerin tutumlarının bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilmesini sağlayan ana unsur benimsedikleri davranış biçimleridir ki biz bunları uluslararası ilişkiler teorileri çerçevesinde okuyoruz.
Bugün içinde yaşadığımız ve hızla küçülen küresel köyün baskın davranış biçimi realizm düşüncesidir. Batı kaynaklı modern bilgi çağının ürünü olan realizm on altıncı yüzyıl düşünürlerinden Venedikli Makyavel’in ürettiği ve dönemin yöneticisi prense verdiği tavsiyelere dayanır. Bir cümle ile ifade etmek gerekirse, güç endeksli davranışı merkeze oturtan bu teori dünyayı gücünüz ne olursa olsun maksimize etme, yani daha da artırmanın yollarını aramayı tavsiye eder. Yani “Elinin altındaki ile yetinme, daha fazlasını iste, hayal et ve gerçekleştirene kadar uğraş ver” der... Realizm nedensellik ilişkisi içerisinde araçlarla ilgilenmez, sadece sonuca kilitlenir ve dünyayı son derece tekdüzeleştirilmiş bir açıdan regüle eder. “Ne kadar gücün varsa o kadar sözün dinlenir, o zaman gücünü en çoğa eriştirmede her yol mübahtır, neden ve nasıllarla ilgilenmek yerine sonuçlara bakmak lazım” der.
Bu duruş ahlaki bir kaygıyı içermez. Yapılan her şey, alınan her tavır son derece pragmatisttir. Normatif bir dünya düzeni kurma derdinde değildir ülkeler, bunun için de karşılık beklemeksizin dayanışma ve yardımlaşma esasına dayanmazlar. Bilakis biraz aba altından sopa göstererek korkutup veya çeşitli belirginleştiricilere yer vererek ödüllendirme teşvikiyle birbirlerini idare ederler. Sonuçta güçlü olan, en çok ihtiyaç duyulan veya ürküp korkulan veya şu veya bu sebeple en ikna edici olmayı başaran kazanır. İşte ABD böyle bir dünya düzeninde realizme dayanan ilişkiler ağının lokomotifi, temel savunucusudur. Peki realizmin bu çirkin yüzüne nasıl olur da dünya katlanır?.. Devam edeceğiz...
Merve Kavakçı'dan: Realist pencere

Öğrencilerime sık sık hatırlattığım bir şey vardır.
05.07.2011 Yeni Akit
Bu haber toplam 774 defa okunmuştur
- Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
TYB’den öğrencilere edebi bir yolculuğa davet2025-2026 eğitim-öğretim yılının milyonlarca öğrenci ve öğretmen için heyecanla beklenen yarıyıl tatili başladı.
VI. Ahlâk Şûrası kitaplaştıModern dünyanın getirdiği değerler krizine köklü bir cevap: 6-18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde yapılan VI. Ahlâk Şûrası akademik bir eser olarak kitaplaştı.
Başkentte Edebiyatın Yeni Yüzleri YetişiyorBugünlerde eşine az rastlanır bir edebiyat başarı öyküsüne ev sahipliği yapıyor. Bilge Yazarlar Projesi kapsamında yazarlık eğitimi gören liseli gençler eğitimi somut bir başarıya dönüştürerek meydana getirdikleri eserlerle edebiyatın yeni yüzleri oluyor.- 16:19 - TYB Konya Şubesi 16. Olağan Genel Kurulunu Yaptı
- 15:42 - TYB Erzincan’da Anlamlı Buluşma: “Sıfır Numaralı Hücre” İçin İmza Günü Düzenlendi
- 12:56 - TYB’den öğrencilere edebi bir yolculuğa davet
- 12:55 - TYB Konya'da Köseoğlu güven tazeledi
- 12:13 - Prof. Dr. Ali Birinci: Nurettin Topçu’nun Hayat Hikâyesinde Meseleler
- 12:10 - Mahmut Bıyıklı 22. Gönül Harmanı Şiir Gecesi’nde Konuştu
- 11:55 - Mesnevî Okumaları Prof. Dr. Zülfikar Güngör ile Devam Ediyor
- 11:54 - Adnan Öksüz: Planı tersinden okumak!
- 11:51 - Sibel Eraslan: Bir sosyal çözülme pandemisi olarak: Kumar
- 11:50 - Mustafa Süs: Sanat linç içindir
- 11:47 - Prof. Dr. Bilal Sambur:Kültür olarak teoloji
- 11:45 - Yasin Aktay: “Bu vatan nasıl kurtulur” diye diye…
- 11:43 - Tarkan Zengin: Çalışma Meclisi'nin gündemi
- 11:41 - Aydın Ünal: Çöküşü durdurup yükselişe geçme zamanı
- 11:06 - Yusuf Kaplan: Kadın kuşağı programları ve toplumun çürüterek altını oyan diziler millî güvenlik meselesi hâline geldi, derhal kaldırılmalı!
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim



























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.