• İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 22 °C
  • Sakarya 25 °C
  • Şanlıurfa 25 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Gaziantep 23 °C
  • Bolu 24 °C
  • Bursa 27 °C

Muhsin Meriç'ten: Şam-ı Şerif'e 'şâm-ı garîban' çöktü!

Muhsin Meriç'ten: Şam-ı Şerif'e 'şâm-ı garîban' çöktü!
Şam, Farsça'da 'akşam' demek; "Zemine şâm-ı garîban yavaş yavaş çöktü" der merhum Akif.


Üstad Bediüzzaman'ın 101 sene evvel on bin kişiye hutbe irad ettiği, Başbakan Erdoğan'ın "Bir gün hep birlikte namaz kılacağız" dediği mescid… 

Şimdi o da mahzun! 

O vakitler, şimdiki gibi Kasiyun Dağı'ndan Şam bombalanmıyor, tayyarelerin attığı bomba yüklü varillerle masumlar katledilmiyordu hiç olmazsa! 

Ne çok zulüm biriktirmiş ki meğer Şam'ın Sfenksleri, yapılan dualar kifayet etmedi ıslahlarına. Kahırlarını bekler oldular şimdi! 

Der'a'da müesses nizamın değiştirilmesini isteyen masum çocukların canlarına kastedilince çıkan kıvılcım çok geçmeden Şam-ı Şerif'in civarına yayıldı. 

Bir zamanlar "Mübarek gecelerde sarı renkli bir aslanın gezdiği" söylenen Şam'ın sokakları şimdi her gece vahşi bir aslan olan Esed'in akıttığı kanlara boyanıyor! 

Hem de ne kan! 

Şam-ı Şerif'in Cennet kokan toprağına son yirmi ayda elli bin şehit düştü. 

Zindanlarında iki yüz bin can, esir şimdi. 

Bugünkü kadar beklenmemişti 'Ak Minare'ye inecek olan Hz. İsa Aleyhisselam!

Bugünkü kadar incinmemişti Şam'ın muazzez sakinleri Nureddin Mahmud ibn Zengi ve Kudüs Fatihi Selahaddin Yusuf ibn Eyyub… 

"Bir inkılâbı yarım bırakmaktansa, hiç yapmamak evladır" diyen Şam'ın hakiki aslanları ve Suriye'nin gerçek sahipleri 'hayat memat' harbine soyundular.

Onlar dirildikçe ümmet dirildi.

Onlar direndikçe ümmet direndi. 

Esed rejimiyle değil sadece, yedi düvelle cenk ediyorlar izzet ve istiklal için! 

Şark'ın, Garb'ın, Frenk'in, Acem'in oyunları bir bir döküldü ortaya. 

Boşa denmedi Suriye'deki inkılâba 'furkan harbi' diye. 

Boş yere söylenmedi Suriyelilerin inkılâbına 'devrimlerin incisi ve bel kemiği' diye.

Bugünlerde kime rastlasam, "Nereye gidecek bu işin sonu?"diye soruyor. 

Cevap zor değil: Biz nereye gidersek Suriye oraya gidecek, Suriye nereye giderse biz oraya gideceğiz!

Afroavrasya'nın tam merkezindeki Şam'a kim sahip olursa bölgeye o hükmedecek! 

Bu hâkimiyet harbinin kurbanları oluyor Şam'ın evlatları! 

Türkiye kalkındıkça kardeşlerine kol kanat geriyor; tarihin omuzlarına yüklediği şerefe münasip bedeli de ödüyor. 

Şimdi kapısına gelmiş iki yüz bin Suriyeliye kucak açtığı gibi, soğuk kış arifesinde, Suriye içinde muhacir ve mülteci olmuş dört milyon insana da el uzatma zamanı. 

Şiiler, Kerbela akşamına da 'Şâm-ı garîban' derler. Şimdi Suriye'de her yer Kerbela! Her gün Aşura! Her yer Gazze! 

Dilimizden duayı, elimizden infakı düşürmeyelim lütfen.

 

28.11.2012 Yeni Akit

Bu haber toplam 656 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ersin Çelik05 Mayıs 2026 Salı 11:25
  • Dr. Bilal Güzel04 Mayıs 2026 Pazartesi 11:17
  • “Okuma Bilen Kitap Yazmalı Sanıyordum”04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:34
  • TYB’de anlamlı buluşmalar devam ediyor04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:24
  • Doç. Dr. Yahya Aydın02 Mayıs 2026 Cumartesi 10:57
  • Hatice Bildirici01 Mayıs 2026 Cuma 10:57
  • Yazar Erdoğan okurlarıyla bir araya geliyor30 Nisan 2026 Perşembe 16:23
  • Eğitim ve iş dünyasından TYB’ye tam destek30 Nisan 2026 Perşembe 16:02
  • Ali Osman Özdemir30 Nisan 2026 Perşembe 13:26
  • ABD/İsrail-İran Savaşı Çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı29 Nisan 2026 Çarşamba 18:05
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim