Rafın en ücra köşesine, tozlu kitapların arasına, anne yadigârı tesbihin yanına koyduğunuz dindarlığınızı indirme zamanı, haydi...
Bu mevsimlik uyanışın baş aktörü ise on bir aydır evinin köşesinde oturmuş, hiç kimsenin yüzüne bakmadığı, programına davet etmediği, adını hatırlamadığı hoca efendi.
Sonra milletçe bir geleneği icra ederiz.
Sanki yıl boyunca kalbimizde bir depo, dilimizde bir ambar kurmuşuz. İçine "ayıp olur mu" endişesi, "yazık olur mu" telaşı, "sevap kaçırır mıyım" panik butonu, "günah yazılır mı" titremesi doldurmuşuz.
Ekranda hoca görünür görünmez stüdyo bir anda test merkezine dönüşür. Soru kartları uçuşur. Reyting grafiği secdeye kapanır.
Soruların çoğu gerçek bir arayışın ürünü bile olmaz. Kim daha absürt sorarsa o viral olur.
Ekran bir tuzak!
Hoca konuşacak. Sunucu yönlendirecek. İzleyici gülecek. Sosyal medya kırpacak.
Sonra, "Bakın hocalar da böyle" diye bir paket daha hazırlanacak.
Yazının devamı için:https://www.star.com.tr/yazar/tozlu-raflardan-canli-yayina-modern-zaman-menkibeleri-yazi-1998363/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.