Kendilerine düşman belledikleri evi ateşe verirler ama ateşin sadece o evi değil tüm köyü yakacağını akıl edemezler.
On dönümlük buğday tarlasının bir dönümünü yakmaya çalışmak gibidir bu.
Savaş şiddetlenip, alıp başını gittikçe ülkemizde bir kesim alabildiğine sinsice tavırlarla fitne ateşini yakmaya çalışıyor savaşı başlatanlar gibi.
Hem de hiç gereği yokken.
Yaktıkları ateşin nereye varacağını akıl edecek ferasetten yoksun “intikam alıcılar” bunlar.
Kendilerini “İrancı” olarak tesmiye ediyor, sinsi insanların “kibirli samimiyet” diliyle konuşuyorlar…
Diyorlar ki:
Bu savaşta kimse Amerika ve İsrail yanlısı olamaz, şartsız koşulsuz herkes İran yanlısı olmak zorunda.
Bu çağrıya ben kendi adıma kalıbımı basıyor altına imzamı atıyorum.
İran’ın geçmişte katlettiği Sünni Müslümanlar, İran’ın Türkiye düşmanlığı konuları elbette önemli, onları cebime koyar ama İsrail ve Amerika karşısında tüm gücümle İran’ı destekler ötekilere lanetler yağdırırım.
Kimin en dediği ne düşündüğü de önemli değildir.
150’yi aşkın kız çocuğunun hunharca katledilmesine yas tutmayacağım da ne edeceğim?
Hâl böyleyken bu kendilerini İrancı olarak nitelendiren arkadaşların hem koşulsuz İran’ı destekleyin deyip hem de her fırsatta Erdoğan düşmanlığı yapmalarını nereye koyacağız?
Cumhurbaşkanımızın, Dışişleri Bakanımızın îtidal çağrısından tutun da hemen her konuda İsrail’in bile dile getirmeye cesaret edemeyeceği türden Erdoğan’a eleştiriler getirmelerini nereye koyacağız?
İsrail ve ABD İran’a savaş açsın suçlu Erdoğan olsun…
Yazının devamı için:https://www.dirilispostasi.com/birlik-isterken-fitneyi-atesleyenler































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.