• İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 27 °C
  • Konya 20 °C
  • Sakarya 23 °C
  • Şanlıurfa 28 °C
  • Trabzon 17 °C
  • Gaziantep 24 °C
  • Bolu 21 °C
  • Bursa 25 °C

Namık Açıkgöz'den: Kürd'ün Kürd'e Ettiği

Namık Açıkgöz'den: Kürd'ün Kürd'e Ettiği
Cumartesi günü AkiT’te, “Barış En Çok Kürtleri Rahatlatır” başlıklı yazım yayınlanmıştı.

Sevgili okuyucumun maili şöyle

BİRİ BARIŞ MI DEDİ?...

“Çocuklar donmamış beton gibidir. Üzerlerine ne düşse iz yapar.’’ demişler ya...  Ne kadar da doğru!..

Hiç unutamıyorum. Henüz 4-5 yaşlarındaydım. Köye her gece birileri gelir; tüm köylüyü bir yerde toplar (Genelde burası câmi olurdu.); bir şeyler anlatır, bir şeyler konuşurlardı ama çocuktum; tam anlamıyla idrak edemiyordum. İdrak ettiğim ve unutamadığım tek şey çok korktuğumdu.

Gelenler kimi zaman erzak toplar kimi zaman da eleman; yani belli bir yaşa gelen gençleri/çocukları alırlardı. Belli bir zaman geçerdi. Komşulardan ya da köyden arkadaşlarımdan ya da tanıdıklardan birilerini görmezdim ve merak eder, anneme sorardım: “Falanın oğlu filan kişi nerde anne?... Göremiyorum artık...  Nereye gitti?...”   Ve işte annem beynime mıh gibi çakılan o cevabı yapıştırırdı: “PKK aldı onu... Dağa götürdü…” (Bunu Kürtçe dile getirirdi.)

Çocukluğum bu korkular bu hisler içinde geçti. Annem ve babam da aynı şekilde... Kimi zaman saklarlardı beni, kimi zaman da merkezdeki akrabalarımıza gönderırlerdi. Kolay değil tabii çocuğunu alıp götürecekler dönüşü olmayan bir gidişe... Hangi anne-baba buna dayanır ki benimkiler dayansın?...  Onun için yaptıkları her şeyi mübah buluyorum.

Ne zaman gelecekleri ne yapacakları belli olmuyordu gelenlerin.

Ve bir gece ansızın kapı calındı... Babam da yok...  Annem “Kim o?...”  dedi ve kapıyı açtı. Gelenlerin onlar olduğunu bildiği halde açtı. Çünkü açmaktan başka seçeneği yoktu. Bunu en iyi o bilirdi... Çünkü en iyi o tanırdı... Zira daha önce sayısız vakalarına şahit olmuştu.

Velhasıl girdiler içeri... Ben yatağın içinde tir tir titriyorum. Çünkü biliyorum... Benim için gelmişler... Yorganımı kaldırdılar, baktılar. Ben uyumamıştım ama korkudan gözlerim mi açılırdı? Gözlerimi kapatmış uyuyor numarası yapmıştım çocuk aklıyla. Kendi çapımda kandırıyordum. Bilmiyordum ki isteseler her halükarda alırlar.

Yorganı kaldıran PKK’lının şu sözünü hiç unutamıyorum: “Bu daha çok küçük... Biraz daha büyüsün.”  Allah bu sözden önceki korkuyu düşmanıma yaşatmasın; bu sözden sonraki sevinci de tüm çocuklara, annelere yaşatsın.

Allah’ım!... Nasıl bir korkuydu o?...

Neyse ki ben atlattım ama herkes benim kadar şanslı olamıyordu.

Bu böyle devam etti sonra okul çağına geldim ve babam beni merkezde bir okula yazdırdı. Oradaki akrabalarda kaldım; belli bir zamana kadar bir daha köye gitmedim. Aslında amaç belliydi, okul bahaneydi... Maksat beni yem etmemekti.

Velhasıl anlatılacak gibi değil...

Bu işin bir de asker boyutu da var. (Gerçi asker demek ne kadar doğru olur orası da tartışılır...)

Gündüz de asker gelir bu sefer onlar da meydanda toplar ve …

Ve son çare korucu oldu... Sonra da...

Başta dedik ya “çocuk aklı donmamış beton gibidir” diye... İşte bunların izi kaldı beynimde. Böyle büyüdük.

Ah hocam ah!... Keşke anlatabilsem!...  Keşke tam istediklerimi kağıda dökebilsem!...

İşin hangi tarafından baksanız, hep Kürtler için çile, dert, ıztırap! …

Dediniz ya hocam,  “Bu barışa en çok Kürtlerin ihtiyacı var.”  diye... Evet bir kürt olarak diyorum “Çoook ihtiyacımız var.”

Saygılar hocam. Yazdıklarınızı okuyunca sizinle kısa bir anımı paylaşmak istedim.

***

Yörede yaşanan travmadan bir kesit sunuyor sevgili okuyucum.  Görülüyor ki, Kürd’ün Kürd’e ettiğini, kimse etmiyor.

Bir yandan terörist, öbür yandan yasa dışına çıkan devlet görevlileri... Yazık bu halka!...

Halkın yaşadığı korkuları travmaları derleyip toplasak bir kitap dolduracak hikâye çıkar.

Yöre halkının yavaş yavaş teröristlerden uzaklaşmaya başladığı şu günlerde, iktidarın bu fırsatı değerlendirmesi ve halka güven veren konuşmalarla onların moralllerini yükseltmesi gerekiyor.

11.03.2013 Habervaktim

Bu haber toplam 462 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dr. Bilal Güzel04 Mayıs 2026 Pazartesi 11:17
  • “Okuma Bilen Kitap Yazmalı Sanıyordum”04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:34
  • TYB’de anlamlı buluşmalar devam ediyor04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:24
  • Doç. Dr. Yahya Aydın02 Mayıs 2026 Cumartesi 10:57
  • Hatice Bildirici01 Mayıs 2026 Cuma 10:57
  • Yazar Erdoğan okurlarıyla bir araya geliyor30 Nisan 2026 Perşembe 16:23
  • Eğitim ve iş dünyasından TYB’ye tam destek30 Nisan 2026 Perşembe 16:02
  • Ali Osman Özdemir30 Nisan 2026 Perşembe 13:26
  • ABD/İsrail-İran Savaşı Çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı29 Nisan 2026 Çarşamba 18:05
  • Dr. Yunus Emre Aydınbaş29 Nisan 2026 Çarşamba 11:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim