Yaşı 63 civarındaydı. On yıl halifelik yapmıştı. İslami müesseseleri kurdu. Para bastırdı. Hazineyi kurdu. Bütçe oluşturdu. Vergiyi sistemli hale getirdi. Askeri ve mali divan kurdu. Adli teşkilat oluşturdu. Mahkemelere kadı tayin etti. Askeri amaçlı ordugâh şehirleri kurdu. Posta teşkilatını düzenledi. Yeni şehirler kurdu. Danışma meclisi kurdu. Halifelik seçimini şûraya teslim etti. Kısacası kültür, medeniyet ve ordusuyla İslami devlet onun zamanında yerine yerleşti.
Beli bükülmüş, saçları dökülmüştü. Zayıflamıştı. Devletin ağır yükü sırtındaydı. Çok ağlar olmuştu. Yanaklarında gözyaşlarından ötürü iki derin çizgi oluşmuştu.
Şehadetinden önce son kez Hz. Peygamber'in (s.a.v.) minberine çıktı. O gün çok duygusaldı. Dalgındı. Kendinden önce vefat eden iki dostunu, Hz. Peygamber (s.a.v.) ve Hz. Ebu Bekir'i hatırlıyordu.
Minberde şöyle dedi: "Üç kişi yola çıktılar. Dosttular. Birbirlerini seviyorlardı. İlk iki dost dünyaya bulaşmadan menzile vardılar. Şimdi sıra üçüncüde (Hz. Ömer kendisini kastediyor) diğer iki kişinin yolundan giderse Onlara ulaşacak. Yoksa yok olup gidecek."
Yazının devamı: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/hatipoglu/2013/11/01/mihraptaki-son-namaz































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.