• İstanbul 15 °C
  • Ankara 15 °C

‘Oku’ -4

Elif SÖNMEZIŞIK AYDIN

-Ruzname; Kelime Günlüğü'nden-

Gençliğin başımızda duman oluşundan, esen yellerin çizgi dışına savurmasından herkes payına düşüne alır/almıştır. Yeter ki tanışlarımız, dayanaklarımız, inanışlarımız doğru temellendirilsin; merkeze dönüş yolunu bulmak temeli sağlam olanlar için nispeten kolay demiştik.

“Oku”ma serüvenimizin engebeli yolları, harf ve dil devriminin çarpık çurpuk taşlarıyla döşeli. Geçen yazıda üzerinde ısrarla durduğumuz sapma meselesini izaha yetkin bu engebeli zemin, sağlam bir süspansiyon sistemine ihtiyaç duyuracak kadar çetin. Hani “oku” bahsinin ikinci yazısında ısrarla üzerinde durduğumuz “bizde okuldan ‘oku'mak anlaşılır” meselesinin de sarpa sardığı zemin burası. Orada dile getirdiğimiz “okunamayan okullar” eleştirisine rağmen madalyonun bir de öteki yüzü var. Metanetle irdelemek gerekiyor.

Harf ve dil devrimi beraberinde, Millî Mücadele'yi titrek yaralı dizlerinde yükselten Anadolu insanının ilimle arasındaki köprüler de yıkılmış oldu. Bu, resmî ideoloji tarafınca kabul görmeyen mütedeyyin ve muhafazakâr toplum yapısını dönüştürmek için önemli adımlardan biriydi. Dönüştürmedeki modellemeler ve uygulamalar başka bir yazının konusu. Ancak toplumun “oku”mayla arasındaki mesafe ve bunu eğitimle ilişkilendirme biçimi bugüne akseden bir oyuk oluşturdu.

Dolu bir bardağı yeniden doldurmaya çalışmak nafiledir. Önce bardağı boşaltmalısınız. Nitekim harf ve dil devrimi yahut evrimi, önce toplumu cahil olmaya, cahil olduğuna inandırmaya, kendi kendini küçümsemeye itti. Latin harfleriyle yazılmış bir metni okuyamıyorsanız okumuş sayılmıyordunuz. Arap alfabesiyle yazılmış bir şeyleri okumuş, bilmiş ya da ezberlemiş olmak ilmî donanım bakımından sizi hiçbir sınıfa dâhil etmiyordu. Hatta o tür kitaplardan -ki el altında bulundurmak dahi yasaktı- öğrenilmiş herhangi bir bilgi küçümseniyor, dayanak ve kaynak sayılmıyordu. Yüzlerce yıllık birikimin yüz ekşitilerek çöpe atılması ve yerine hiçbir kaidesi yerleşmemiş, olgunlaşmamış, imlası, kelime inşası, konuşulan dilin alfabeye uyarlanmasıyla ilgili krizleri aşılamamış -günümüze kadar da aşılması başarılmamış- literatürü oluşmamış “yeni bir dil”le bir medeniyeti karşılamak elbette mümkün değildi. Hâlâ bu buhranlar üzerine uzunca konuştuğumuz süreçleri yaşıyorken bile, pandoranın kutusundan çıkmış gibi duran yeni lisan yapısı karşısında insanımız hangi tedirginlikleri yaşamıştır, anlamak güç.

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/oku-4-makale-50640

Bu yazı toplam 389 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim