• İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

Prof. Dr. Nizamettin Parlak: Üç Aylar ve Ramazan’a Hazırlık

Prof. Dr. Nizamettin Parlak: Üç Aylar ve Ramazan’a Hazırlık
Hicrî takvimin sırasıyla yedinci, sekizinci ve dokuzuncu ayları olan Receb, Şâban ve Ramazan, Müslümanlar tarafından “Üç Aylar” olarak nitelendirilir ve coşkuyla karşılanır.

Bu vesileyle Müslümanlar dinî hissiyat ve ibadet yoğunluğu eşliğinde gündelik hayatlarını sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı yakalar ve bunu değerlendirmeye çalışırlar. Fakat ne gariptir ki hemen her sene yaşanan kısır tartışmalarla meselenin özü gölgelenir ve insanımız “Üç Aylar, kandiller var mı? Yok mu?” gibi anlamsız bir tartışma içerisine çekilirler.

Aslında mesele, zaman ve mekân eksenli bir yenileniş ve diriliş meselesidir. Dünyanın yoğun, yorucu ve yıpratıcı meşguliyetleri karşısında insanın nefes almaya, kendini yenilemeye ve geleceğe daha emin adımlarla yürümeye ihtiyacı vardır. Gerçekten de sabahtan akşama kadar her gün hatta aylarca ve yıllarca çılgınca bir koşuşturma içerisindeyiz.

Bir gün içinde neler yaptığımızı bir düşünelim: İster bir çalışan ister ev işleriyle uğraşan ya da eğitim gören bir öğrenci olalım, sabahın erken saatlerinden itibaren kalkıyor ve bir şeyler yapmak veya bir yerlere yetişmek için koşup duruyoruz. Bu koşturma sırasında pek çok şeyi göz ardı ya da ihmal ediyoruz. Bu bedensel, zihinsel ve ruhsal birtakım sorunlara yol açıyor, sağlığımızı kaybediyoruz. Bu sefer de bu sorunlarımızı çözmek için koşmaya başlıyoruz.

Meşhur hikâyedir: Amerika’da beyaz bir adam Kızılderili kabilelerinden birine konuk olur. Bir gün kabile reisi, atına binerek uzayıp giden ovaya doğru atını sürer. Beyaz adam dâhil kabilenin erkekleri de aynı şekilde onu izler ve at koştururlar. Başta reis olmak üzere, grup atlarını hızlı biçimde sürerek uzunca bir süre yol alırlar. Ovanın ortalarına gelince birdenbire reis atını durdurur, yere iner, toprağa bağdaş kurarak oturur. Diğerleri de atlardan inerek yanına gelirler. Beyaz adam, reise yaklaşarak sorar: “Ne oldu da aniden durup yere oturdunuz?” Reis, “Çok hızlı gittik, ruhlarımız geride kaldı” diye cevap verir.

Devamı: https://www.insaniyet.net/uc-aylar-ve-ramazana-hazirlik/

Bu haber toplam 336 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim