• İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Rabia Brodbeck: Modernite birlik, sevgi ve kaynaşmayı yok etti

Rabia Brodbeck: Modernite birlik, sevgi ve kaynaşmayı yok etti
New York’ta çok ünlü bir dansçıyken Müslüman olup Türkiye’ye yerleşen ve kitaplar yayınlayan Yazar Rabia Christine Brodbeck TYB İstanbul Şubesi’nin konuğu oldu.

TYB İstanbul Yönetim Kurulu üyeleri Doç. Dr. Yusuf Dinç İhsan Kabil ve Özgür Çoban’ın koordine ettiği programa gençler yoğun ilgi gösterdi. Yeni çıkan kitapları üzerine konuşan Brodbeck Modernitenin Müslümanların hayatından kopardığı değerler üzerine şöyle konuştu:

“Modernite orijinal varlığımız ile olan  köprüyü kopardı, bunla beraber kutsalımızı da kopardı. Bu konu kadınların açısında daha belirgin durumda şöyle ki, dünyada da virüs gibi yaygın  kutsallığı da yitirdik. Eskiden aile bağları vardı. Samimi  ve derindi. Bugün ise daha çok bireysellik hakim, aynı zamanda duyarsızlıkta söz konusu. “Birlik”, “sevgi”, “kaynaşma” vs.. tüm bunlar yok oldu. İnsanın en değerli ritüellerini  ve bağlarını koparmış modernite. En başa  gidilecek olursak köke inersek ailede, annede, çocuk ilişkisinden başlayan “ahde vefa” duygularını kaybettik. Tüm bunlar birbirini kovalıyor, modernite'nin etkileri çok derin. Duygulara bakıldığında doğallıktan da koptuk. Özlem duygumuzu ele alacak olursak; hiçbir şeyi özleyemez olduk. 

Kentleşme ile beraber yeşili kaybettik ve artık özleyemez hatta ihtiyaç duyamaz hale geldik. Çok ciddi bir durum! Adeta hissizleştik. İnsanın en değerli ritüellerini ve kainat ilen tüm bağlarını kopardı modernite. Kadını ela alacak olursak; hassas   bir varlık, dolayısıyla modernite kadını daha çok  etkiledi. Neden kadın daha çok kullanılıyor? Çünkü, Allah'ın Cemal ismine ayine olan bir varlık. Evet çok güzel yaratılmış ve güzel oluşu, modernite açısından kadını ticaret vesilesi, tüketecek metâ olarak görüyor. Fıtrat en güzeli istiyor, güzelliğe olan bu eğilim yanlış yerlerde  kullanıldı bugüne kadar. Kur'an öyle diyor kadın 40 gün içinde çok hızlı manevi oluşuma sahip, öyle ki hemen de kayabiliyor, hassas olması hasebiyle. Ve hassaslığı nispetinde de korunmaya ihtiyacı var.   Ne yazık ki, erkekler bu hassaslığı satın alıyorlar. Oysa  tesettür ile kadın, maddi ve manevi anlamda en güzel şekilde korunmuştur.

Modernite ne yapıyor? Her şeyi satın aldığı gibi kadını da satın aldı. Sonrasında kadınlar bu sisteme köle oldular. Hayvani nefisler ön planda olunca kadın, erkeler için kullanılabilir meta olmuştur. Onların konuşma dili, cinsellik ve cinsel obje olarak görülmesi, kadının gerçek mahiyetine ters. Dolayısıyla Modernite kadını daha çok vuruyor,  cinsel cazibesini kullanıyor ve bunu tüm araçlarla yapıyor. Reklam piyasası örnek olabilir buna. Örneğin; pil reklamında dahi kadın, cinselliğiyle beraber  tüketiliyor. Bana göre kadın, “Cemal” ismiyle imtihan oluyor.  Şeytani nefislere uyulunca ortaya bu tablo çıkıyor maalesef. Ancak Modernite'nin dayatması diye, biz bunlara bir duruş sergilemeyeceğimiz anlamına elbette gelmiyor. Böylesi bir toplumsal olayın karşısında kendimizi içinde değil dışında tutabiliriz. İçimizdeki Hz. İnsanı ortaya çıkarabilirsek bu mümkün.”

Üç saat süren program yazarın kitaplarını okurlara imzalamasıyla sona erdi.

Bu haber toplam 69 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim