• İstanbul 23 °C
  • Ankara 23 °C

Şemsettin Dursun: Hakikatin üç basamağı…

Şemsettin Dursun: Hakikatin üç basamağı…
Hakikat “gerçeklik” demektir. Gerçeklik, göreceli gerçeklik ve mutlak gerçeklik olarak ikiye ayrılır. Mutlak hakikatin dışında bir de herkesin bir hakikati vardır.

Bir olayı, bir nesneyi ya da olguyu analiz ederken herkes bulunduğu pencereden bakarak değerlendirmesini yapar. O değerlendirme, sahibinin hakikatidir. Bu hakikat görecelidir. Bana göre, sana göre, ona göre hakikat, göreceli (izafi) hakikattir. 

Örneğin Ankara’nın konumunu değerlendirirken, kuzey, güney, doğu ve batı olmak üzere dört yönden noktalar tayin edelim. Her bir noktaya bir kişiyi konumlandıralım. “Ankara nerede duruyor?” sorusunu soralım. Kuzeyde duran kişiye göre Ankara güneyde duruyor. Güneydekine göre kuzeyde, doğudakine göre batıda ve batıdakine göre doğuda duruyor. Peki hangisi doğru söylüyor? Dördü de doğru söylüyor. Çünkü dördü de bulundukları yerden bakınca dedikleri doğru çıkıyor.

Üç basamak

Birde şöyle bakalım: Ankara ve bu dört kişi sabit duruyor. Ancak uzaydan bakıldığında, hareket halinde olduklarını görürsünüz. Dolayısıyla herkes bulunduğu yerden olayları, olguları, nesneyi, eşyayı ve evreni değerlendirirken, farklı sonuçların çıkması doğaldır. Günlük tartışmalarda bu göreceli hakikat dikkate alınarak davranılırsa, birçok gerginliğin önüne geçilmiş olur.

Hakikatin üç basamağı vardır. İlmel yakin, Aynel yakin, Hakkel yakin… İlmel yakin, bilgi boyutudur. Örneğin, coğrafya dersinde öğretmenin harita üzerinde Van Gölü’nü anlattığını varsayalım. Van Gölü’nün varlığını ve bulunduğu yeri bilgi olarak anlatması bir bilgi boyutundaki bir gerçekliktir. Aynel yakin; bir adım daha ilerde olup görsel gerçekliktir. İlmel yakin olarak anlatılan Van Gölü’nü bizzat görerek, varlığının ve yerinin kanıtlanması, görsel gerçeklik demek olan Aynel yakindir.

Devamı: https://irfandunyamiz.com/hakikatin-uc-basamagi-prof-dr-semsettin-dursun/

Bu haber toplam 373 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Elif Mert: Peki hakikat, hikmet ne ola ki?10 Haziran 2024 Pazartesi 11:03
  • Sulhi Ceylan: Okumak Bir Eylemdir10 Haziran 2024 Pazartesi 10:56
  • İbrahim Halil Er: Nefs Üzerine Düşünceler08 Haziran 2024 Cumartesi 10:57
  • Faik Öcal: Metin Önal Mengüşoğlu’ndan Düşünmek Farzdır Üzerine 25 Düşünce07 Haziran 2024 Cuma 10:58
  • Bir Çizgi: Ölüm Diamond Plus, Yunus Emre Selik06 Haziran 2024 Perşembe 13:23
  • Şiir Bize Ne Anlatır?06 Haziran 2024 Perşembe 13:22
  • Kant ve Besmele06 Haziran 2024 Perşembe 13:21
  • Mehmet Kabakçı: Yanlış Hikâyeler03 Haziran 2024 Pazartesi 10:18
  • Fatma Güneyin: Sen Yaşamalısın01 Haziran 2024 Cumartesi 11:19
  • Faik Öcal: Machiavelli’den Hükümdar’a 40 Tavsiye01 Haziran 2024 Cumartesi 11:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim