• İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

Temaşa -7: Mekân ve Hatıra

Elif SÖNMEZIŞIK AYDIN

Hayal meyal hatıralar biriktirmeye başladığım hayatımın beşinci yılında ilkokula başlamıştım.

Belki boyum yaşıtlarıma nazaran uzun olduğu için ilk gün kendimi en arka sırada duvar dibinde bulduğumdan, belki de âdet olduğundan annemden ayrılırken hüzünlenmiştim.

Okulun açılmasından birkaç gün önce kaydım yapılmıştı. Kayıttan birkaç gün önce de minicik siyah önlüğüm ve çantam alınmış, aynı gün fotoğrafçıya gidilmişti. Eve dönerken evrak çantalarının minyatür modeli sayılacak okul çantamın dizlerimin aşağısına kadar uzandığını ve sık sık bacaklarıma dolandığını hatırlıyorum. Bir de annemin elini hiç bırakmadığımı…

Beni beş yıl boyunca bağrına basacak okulum, kuruluşu bir asırdan fazla olan Ayvansaray’daki Edirnekapı İlkokulu’ydu. Çok uzun ve çok dik bir yokuşu vardı. Özellikle karlı havalarda ayaklarımın sık sık kayıyordu. Bazı sabahlar babam dükkânına giderken yolunun üzerinde olduğu için beni okula bırakırdı. Ama bu bırakışlar işimi kolaylaştırmak içindi yalnızca. O yıllarda bütün sokaklar küçük bir çocuğun on dakikadan fazla yürüyebileceği kadar güvenli olduğundan ebeveyni tarafından okuldan alınıp bırakılan bir öğrenci hemen hemen yok gibiydi.

Tuhaftır, uzun yıllar komşu bir semtte ikamet etmeme rağmen mezun olduğumdan bu yana okulumun yalnızca dışından bakmakla yetinmiştim. 2010’ların başında bina depreme dayanıksız olduğundan yıkılarak yerine iki katı genişlikte ve yükseklikte daha kullanışlı bir bina yapıldı.

Günlerden bir gün, okulun gayretli ve idealist hocalarından bize bir davet mesajı ulaştı. Kültür mahfillerinden aşinası olduğumuz kıymetli öğretmen Rasim Kaya, yeni adıyla Edirnekapı İmamhatip Ortaokulu’nda beşinci sınıf kız öğrencilerine yönelik bir söyleşi için davet ediyordu. Her ne olursa olsun ilk okuluma söyleşi yapmaya gitmeliydim.

İnsan hatıralarını mekânlarla şifreler, diye düşünürüm. Bir taş bile yerinden oynasa maziyle aranıza o taş kadar mesafe girmiş demektir. Yepyeni bir bina ile karşılanmak, elbette eski okulumun hatıralarını yakalamaya mâniydi. Mekândan eser kalmasa da orası ilk okulumdu.

Rasim Bey ve okulun Türkçe öğretmeni Emine Hanım eşliğinde genişçe bir sınıfa geçtik. Kuşluk vaktinin erittiği gün ışığı perdelerden süzülerek beyaz sıralara dolmuştu. Bu kristalize aydınlık bütün sınıfı kaplamıştı. Öğrenciler sıralardaki yerlerini almaya başladılar. Kısa zamanda sayısı yüze yakın küçükhanımı karşımda oturmuş konuşmamı beklerken buldum. Rasim Bey’in zarif takdimi ile çok geçmeden sözlerimize başladık.

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/yazarlar/temasa-7-mekan-ve-hatira-5324/

Bu yazı toplam 271 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim