Türkiye Yazarlar Birliği 44 yıldır Mehmed Âkif’le

Türkiye Yazarlar Birliği 44 yıldır Mehmed Âkif’le
Yetmişli yılların sonuna doğru Türkiye’nin sokakları karışık. Her gün sokaklarda gençler öldürülüyor. Sıkıyönetim ilan edilmiş.

Yazarlar Birliği kurucuları bu şartlarda Mehmed Âkif’i İstiklal Marşı’nın yazıldığı Taceddin Dergâhı’nda anmayı kararlaştırıyorlar.

27 Aralık 1978’in sisli dumanlı Ankara sabahında İstiklâl Marşı’nın yazıldığı Taceddin Dergâhı’na doğru yürüyen şairler, yazarlar uzun sürecek bir başlangıcı müjdeliyor. Onlar Taceddin Dergâhı’na doğru ilerlerken ellerinde müze malzemeleri ile üniversite görevlileri de Taceddin’e doğru yol alıyor.

Gerçi Mehmed Âkif Müze Evi Hacettepe Üniversitesi tarafından 1974 yılında açılmış, ama sürekli açık tutulamıyor. 80 darbesine giden süreçte şehrin sokakları çatışma alanı. Taceddin Dergâhı yeterince korunamıyor, bu yüzden orijinal müze eşyası depoda saklanıyor. Yazarlar Birliği’nin talebi üzerine 27 Aralık gününe mahsus olma üzere bina temizlenip açılacak…

Bina temizlenmiş ama bazı camlar kırık…

İşte o gün, Taceddin Dergâh’ında belki de 50 küsur yıldır ilk defa Kur’an sesi duyuluyor. Kur’an şairi böylece anılmaya başlanıyor.  O günden bugüne değişmeyen bir başlangıç bu…

Orada bulunanlar kısa konuşmalar yapıyor…

Bülbül şiiri okunuyor…

Kur’an tilaveti ve dua ile bu mütevazı anma tamamlanıyor…Dergâh Kur’an’la, dua ile buluşuyor, milletin şairi Kur’an’la, dua ile anılıyor.

Yazarlar Birliği’nin başlattığı bu gelenek bu sene 42. Yılında.

Değerini yaşatamayan değer kaybeder! Değersizler gerçek değerlerden korkar!

Mehmed Âkif ve İstiklâl Marşı 1980’lere yaklaşırken solun ve sağın hücumuna maruz büyük değerlerimiz idi. Yazarlar Birliği bu toz duman arasında hakkı teslim etmek için yola çıktı. Şerit değiştirmeden yoluna devam etti.

28 Şubat, Âkif’e saldırıların resmi mihraklardan yapıldığı bir dönem. Türkiye Yazarlar Birliği herşeye rağmen Mehmed Âkif’i savunmayı sürdürdü. “Âkif’e saldıran unvanlı da olsa, rütbeli de olsa milletten gereken cevabı alır” dedi.

Bugün de Âkif’in değerini takdir edemeyen değerden yoksundur diyerek yola devam ediyoruz.

“Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir” diyen aziz şairimizin hatırasını yaşatıyoruz.

Vefatının 44. Yılında Mehmed Âkif’e rahmetler diliyoruz.

Hareket dergisinin 1979 Mart sayısında Yazarlar Birliği’nin Taceddin Dergâhı’nı ziyaret haberi: