• İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

TYB İstanbul Şubesi Dilaver Cebeci’yi Andı

TYB İstanbul Şubesi Dilaver Cebeci’yi Andı
"Türkiyem" şiiri ile Türk edebiyatında önemli bir yer edinen şair ve yazar Dilaver Cebeci, vefatının 12'nci yılında anıldı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi tarafından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Instagram'dan canlı olarak düzenlenen programda, usta şairin oğlu karikatürist Çağrı Cebeci ile şair ve yazar Yusuf Dursun konuşma yaptı.

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı açılış konuşmasında Dilaver Cebeci2nin edebiyatımızda müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek Cebeci’nin şairliğinin yanında edebiyatın diğer türlerinde de başarılı eserler verdiğini duyarlı bir akademisyen olarak kaliteli çalışmalara imza attığını ve rnek bir hoca olarak milli manevi değerlere bağlı gençler yetiştirdiğini belirtti.

TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı'nın yönettiği sorulara verdiği cevaplarda  babasının bilinmeyen yönlerini anlatan Çağrı Cebeci, Dilaver Cebeci'nin küçük yaşlarda babasını kaybettikten sonra yerleştiği Kırıkkale'de 17 yaşındayken "Türkiyem" şiirini kaleme aldığını söyledi.

Babasının ev içerisinde kuralları olduğuna işaret eden Cebeci, "Kuralları bilirdik ve uygulardık ama kesinlikle katı bir insan değildi. Hatta bize bazı şeyleri anlatacağı zaman mizahi yönlerini kullanır, öyle anlatırdı. O da benim mizahla tanışmama sebep oldu. Katı bir babam olsaydı, belki mizahçı olmayabilirdim." dedi.

"Babam çok yönlü bir kişi olduğu için doyasıya yazmış ve çizmiş"

Cebeci, babasının şiirle henüz ilkokuldayken öğretmeni vasıtasıyla tanıştığını belirterek, şöyle devam etti:

"İlk şiiri 1965 yılında 'Defne' dergisinde yayımlanıyor. Onun sevincini bize anlatmış, 'Çok güzel bir duygu.' demişti. Babamın şiirin yanı sıra düz yazıları, mizah yazıları var. 'Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi' yazılarını ilk kez 'Devlet' gazetesinde yazıyor. 'Töre', 'Bozkurt' dergileri, 'Güneysu', 'Orta Doğu', 'Yeni Düşünce', 'Ayrıntılı Haber' ve 'Türk Edebiyatı Dergisi'ne bizzat katkıları oldu. Tabii babam genelde şair olarak biliniyor ama mensureleri, hatta bir tiyatro eseri de var. Yani babam çok yönlü bir kişi olduğu için doyasıya yazmış ve çizmiş."

"Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi" yazılarını "Türkiye Gazetesi"nde de uzun yıllar yayımlayan babasının ilk şiir kitabının "Hun Aşkı" olduğunu dile getiren Çağrı Cebeci, babasının sanat anlayışına ilişkin, "Babama göre sanat toplumu birleştiren, hem kendi içinde hem de başka toplumlara faydası olan önemli bir olgu. Sanatın toplumu kaynaştırıcı özelliğinin hep altını çizerdi ve sanatı 'İnsanların eşya ve hadiselere zekası ile damgasını vurmasıdır.' şeklinde tanımlardı. Bana göre çok etkileyici bir sanat tarifi. Belki de literatüre girebilecek bir tanım. Beni çok etkilemiştir." ifadelerini kullandı.

Cebeci, babasının 1970'te Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitirdikten sonra Aydın'a tayin olarak İmam hatip lisesinde öğretmenliğe başladığını söyleyerek, şunları kaydetti:

"Aydın, rahmetli babam için önemli bir yer. Çünkü evliliği Aydın'da oluyor, çocukları da orada dünyaya geliyor. Ayrıca askerliğini de Aydın'da yapıyor. Rahmetli babamın çok dostlukları da vardı. Sevilmeyecek biri değildi. Beni ilk çok etkileyen dostlarından birisi Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'ydu. 1980'li yıllarda evimiz çok yakındı onlara. Uzunca süre onlara gittik, geldik. Ev sohbetleri olurdu. Yine babamın dostlarından, birçok şiir akşamında beraber olduğumuz Bekir Sıtkı Erdoğan. Yine çevremizden Bahaettin Karakoç, evimize çok gelir giderdi."

"'Türkiyem' şiirinin özel bir yeri var"

Babasının bir şiir yazmayı doğum sancısına benzettiğini aktaran Cebeci, "Babamın 'Türkiyem' şiirinin özel bir yeri var. Kendisi de bunu söylerdi ama diğer şiirlerinin arka planda olması bir iki kere evde mevzu oldu. Bana diğer şiirlerinin de okunmasını istediğini evde söylerdi. 'Türkiyem' şiirini 1990'lı yıllarda Mustafa (Yıldızdoğan) Ağabey besteledi. Bestelendikten sonra ekranlarda daha da bilinen bir şiir oldu." diye konuştu.

Cebeci, babasının çocukluğundan beri vatan sevgisiyle yoğrulan bir karaktere sahip olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dilaver Cebeci evet milliyetçi bir insan, yaşantısıyla, yazılarıyla, fikirleriyle bütün insanlara bunu aşıladı. Bu kadar vatanını, milletini seven bir insan ancak 'Türkiyem'i yazabilirdi. Ama sadece 'Türkiyem' üzerinden milliyetçilik yanının da öne çıkmasını istemiyordu. Çünkü babam içerisindeki vatan, millet sevgisiyle belki 20 tane daha 'Türkiyem' şiiri yazabilirdi. Ama bence noktayı koymuş ve 'Türkiyem' herkeste belli bir yer de edindi."

"Yeni Cebeciler çıkmalı"

Şair ve yazar Yusuf Dursun ise Dilaver Cebeci'nin hece ölçülü şiiri ayağa kaldıran şairlerden biri olduğu yorumunu yaparak, "Yerli ve milli diye tabir ettiğimiz şiiri, ayağa kaldıran bir şairimizdir. Kelimeleri incelendiğinde, şiirlerine mısra mısra bakıldığında hepsinin yaşayan Türkçeyle yazıldığını, içimizden çıkan konularla bezendiğini görürüz ve müthiş bir samimiyet vardır." şeklinde konuştu.

Şiirlerinde İslami çizgiyi çok başarılı bir şekilde yansıtan Dilaver Cebeci'nin "Türkiyem" şiirini bestelenmeseydi bu kadar tanınamayacağını aktaran Dursun, yeni Cebecilerin de ortaya çıkması gerektiğini vurguladı.

Yaklaşık 2 saat süren yayında, usta şairin şiirleri Yusuf Dursun ve Çağrı Cebeci tarafından seslendirildi.

Kaynak: AA

Bu haber toplam 301 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim