Üşüyorum!

Ahmet Tâlib ÇELEN

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk üşüyorum

Böyle söylemişti merhûm Muhsin Yazıcıoğlu. Zindanlardaki işkence günlerini anlatıyordu. Pencereleri kapalı, ışıksız, soğuk, beton odalar… 

“Üşümek” deyince aklıma hep bu mısralar gelir. Üşümenin nasıl bir ıstırap olduğunu bu kadar müşahhas, elle tutulur gibi hissettiren söyleyiş yoktur zannederim. Uğruna bin bâdireden geçtiği devlet onu bu şekilde üşütmüştü. 

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey bu sonsuzluğun sahibi

Sana ulaşmak istiyorum

Bu mısraları söyleten de muhtemelen üşümenin şiddeti idi. İçini sonsuzluğun Sâhibi’ne kavuşarak ısıtabileceğini düşünüyordu. Sonsuzluğun Sâhib’i, bir insanı kendine yöneltmek için bütün diğer kapıları kapatabiliyor bâzen. Bu, kahır gibi görünen bir lütûftur aslında. O’nu bulduran bütün kayıplara eyvallah! O’nu bulan ne kaybetmiştir, onu kaybeden ne bulmuştur? 

Aynı yolların yolcusu Abdurrahim Karakoç da Türk edebiyâtında hiçbir şâirin hayâl edemediği bir şey yapmış, alevi bile üşütmüştü: 

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-talib-celen/usuyorum-37554.html

Bu yazı toplam 67 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim