• İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C

Yeni Nesil Hedonist Gürültüsü

Elif SÖNMEZIŞIK AYDIN

Uzun zamandır baskılı ve bol basınçlı bir seçim atmosferindeyiz. Birçoğumuz, hangi görüşten olursa olsun sert bir dönemeç yaşadığımızın farkında.

Yapılacak işler, bireysel ve toplumsal planlamalar seçime odaklı. Piyasalar, bürokratlar, yöneticiler nefesini tutmuş bekliyor.

Ama kaygısızlar da var tabii… Kaygısızlar yalnızca kararsızlar da değil. Tercihen, etrafında olup biten mühim olayları umursamayanlar, köklerini ve aidiyetlerini sorgulamayanlar, yönetim kademesinde kim/kimler olursa olsun ona hiçbir şeyin dokunamayacağını düşünenler, kendini toplumun ve yaradılışın parçası olarak görmeyip varoluşunun yegâne temelinin yalnızca kendi olduğuna inananlar…

Dünyada hayatını nasıl ve ne şekilde yönetildiği, hangi ülke vatandaşı olduğu üzerine hiç kafa yormamış, sosyal sorumluluğun ne olduğundan haberi olmayan, etrafına karşı hiçbir duyarlığı bulunmayan insanlar, yeni yüzyılda belki de farkında olmadan geçer akçe saydıkları bir akımın peşindeler: Hedonizm yani hazcılık.

Hedonistlerin varlığı neredeyse 2500 yıl öncesine dayanıyor.

TDK sözlüğünde, “Zevki, insan hayatının tek değer ve amacı sayan, haz veren her şeyin iyi olduğunu kabul eden öğreti, hazza, fiziksel zevke hastalık derecesinde düşkünlük.” olarak anlamlandırılan hedonizm, günümüz dünyasında tercih yahut tercihsizliğiyle daha çok genç kesime malediliyor.

Anlaşılan o ki teknoloji, dijitalleşme ve konfor artışı hedonizmin atak yapmasına zemin hazırladı.

Haz unsurlarını elde etmek için çalışmak-üretmek zorunda olduğunu düşünen hedonistlerin geçim derdi yoksa çalışma ve üretme dertleri de yok. Dolayısıyla insanlığa faydalı olmak ya da olanları desteklemek gibi bir amaçları yok.

İslâm âlimi Razî hazzı, “…eziyet verenin kendi tabii durumundan çıkardığı bir şeyi tekrar önceki haline iade etmesi” olarak tanımlar. Örneği de şudur:

“Bir kimse gölgeli ve serin bir yerden yakıcı güneşe çıkar, daha sonra bu sıcak yerde güneşten etkileninceye kadar bekler ve güneşten etkilenince de tekrar ilk yerine, yani gölgeli yere geri döner. Haz da tıpkı bu duruma benzer. Bu kişi bedeni doğal hâline dönene kadar bu hazzı hissetmeye devam etmektedir. Ne zaman ki beden ilk hâline döner, o zaman kişi haz duygusunu kaybeder. Kişinin gölgede elde ettiği hazzın şiddeti de güneşin altında hissettiği sıcaklığın şiddeti ile gölgeli alanda serinlemesinin hızı derecesinde olur.”

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/yazarlar/yeni-nesil-hedonist-gurultusu-5101/

Bu yazı toplam 214 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim