• İstanbul 33 °C
  • Ankara 34 °C

Yıkılmalar ve inşâlar

Ahmet Tâlib ÇELEN

Kısacık ömrümüzde ne çok hayâl kırıklıklarımız var.

Ne umduk ne bulduk… 

Ne çok insana ümit bağlamışız, ne çok insandan ne büyük faydalar beklemişiz. Meğer bizim dağ gördüklerimiz bir tümsek bile değilmiş. 

Derneğin kapısından girdiğimde henüz 11-12 yaşlarında bir ortaokul talebesiydim. Okuduğum çizgi romanlara benzeyen kahramanların resimleri bana çok hoş gelmişti. Göğsümüzü kabartan târihî şahsiyetler… Arkalarında uzak tepelerin arasında kıvrım kıvrım kaybolan bir ordu ve heybetli atlarının üstünde korkusuz, gözlerinden ateşler saçan kahramanlar… İşte biz de bu ordunun günümüze düşen kısmında bir neferdik. 

Gelmişiz dünyâya milliyet nedir öğretmişiz

Bugün de biz öğretecektik. 

Önde yalın kılıç Türkmen başbuğu

Andırır Altay’dan kopan bir çığı… 

Turan’dan, İran’dan, Mekke’den, Medine’den geçip Anadolu’da nefeslenen ve oradan yeni bir hızla Afrika’ya, Avrupa’ya ulaşan bir akış, bir sel… Günümüzde cılızlaşmış/durmuş olan bu seli biz canlandırıp Allah’ın ismini kaldığı yerden cihâna yaymaya biz devâm edecektik. Müthiş hayâllerdi. 

Bir dipçik darbesiyle kendimizi işkencehânelerde bulduğumuzda çok şaşırmıştık. Yücelmesi için her şeyimizi fedâya hazır olduğumuz devlet bizi düşman görüyordu. Hayâllerimiz nasıl da yıkılmıştı. 

Bu yazı toplam 65 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim