Namık Açıkgöz: Cumhur ittifakı

Namık Açıkgöz: Cumhur ittifakı

1970’lerden beri, bütün koalisyon ve ittifaklardan kârlı çıkan iki parti Ak parti ve MHP’dir.

Hatırlayalım:

MİLLİYETÇİ CEPHE İKTİDARLARI

31 Mart 1975 günü kurulup 21 Haziran 1977 gününe kadar iktidarda kalan koalisyon (1. Milliyetçi Cephe)’da MHP 3 milletvekili olmasına rağmen güçlü bir şekilde temsil edilmiş, 5 Haziran 1977 günü yapılan seçimde millet vekili sayısını 16’ya çıkarmıştır. 5 Temmuz 1977 günü kurulan koalisyon (2. Milliyetçi Cephe) hükumetinde daha güçlü bir yer edinen MHP toplumsal tabanını genişletmiştir de. Bu süreçte, Marksist solun terörize ettiği günlük hayatta sade vatandaş, kendi çocuklarının oluşturduğu MHP ve ülkücü harekete sempati ile bakmıştır.

12 Kasım 1979’da kurulan azınlık hükümetini, MHP ve MSP dışardan desteklemiştir. Bu iktidar 12 Eylül darbesi ile devrilmiştir.

Uzatmayalım… 1975’teki koalisyondan itibaren MHP, özel bir gayret sarf etmemesine rağmen, MHP sürekli güçlenmiştir. MHP’li siyasetçilerin iddiasına göre, 12 Eylül darbesi olmasaydı, yapılacak normal seçimde MHP tek başına iktidara gelecekti. Tabii bunu bilmiyoruz.

1991 İTTİFAKI

12 Eylül ve ANAP döneminden sonra Türk siyaseti merkez sağda bir yapılanmaya girdi ve Erbakan, Türkeş, Edibali, bir ittifak yaptı. Bu ittifak 62 milletvekili çıkararak merkez sağdaki ilk kırılmanın yaşanmasına yol açtı. MHP bu ittifakta güçlenmişti ama Muhsin Yazıcıoğlu’nun 1992’de MHP’den ayrılması, MHP’yi 1995 seçimlerinde % 8’lik bir oy oranına mahkum ederken Refah Partisi % 21.38’lik bir oy oranı ile 158 milletvekili çıkardı.

1991’de atılan ittifak tohumları esas meyvesini 1995 seçimlerinde vermiş, seçmen davranışı sürekli merkez sağa kaymıştır.

Türkeş’in 4 Nisan 1997 günü ölümüyle oluşan sosyal birlik PKK terörü sebebiyle 1999 seçimlerinde MHP’ye  % 18’lik bir oranla 129 millet vekili çıkarma fırsatı vermiştir. MHP bu seçimde, merkez sağ ile koalisyonu reddedip DSP ile koalisyon kurunca ilk defa koalisyondan zararlı çıkarak 2002’de sandığa gömülmüştür.

2002’den bugüne kadar MHP, Ak Parti’nin eli zorlaştığında verdiği destek, MHP’ye sabit bir taban kazandırmıştır. 2002’den beri tabanın bir kısmı, ideolojik yapısına uzak olmayan Ak Parti’ye destek vermiştir.

Ak Parti, 1991 üçlü ittifakı ve 28 Şubat mağduriyeti ile 2002’de tek başına iktidarı kazanmıştır.

7 AĞUSTOS, YENİKAPI RUHU

15 Temmuz 2016 günü yaşanan FETÖ’çü terörist darbe teşebbüsünden sonra ve özellikle 7 Ağustos günü gerçekleştirilen Yenikapı Mitinginden itibaren MHP, tavır değiştirerek iktidarın yanında yer almaya başladı. Bu arada Meral Akşener hareketi partileşerek milliyetçi tabanı böldü. 30 Kasım 2017 günü, Devlet Bahçeli, mutadı olduğu üzere A, B, C’li bir “cumhur ittifakı” teorisi teklifiyle oturdu siyasete. Bu “cumhur ittifakı”, sandıktan sonra mecliste değil, sandıktan önce tabanda sağlanan bir sosyal oluşumdu. Başta merkez sağ olmak üzere milliyetçi ve millî görüşçü tabanın toplamının, yaklaşık % 70 olduğu bir toplumda, bu oranın parçalanarak aradan solun öne çıkması anlaşılamazdı. (Pek çok belediye başkanlığı seçimi böyle olmuştur.)

Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Türkiye için tabanın taleplerini okudu.

ABD, Yeni Türkiye’ye muhalifti. Çünkü Yeni Türkiye başı eğik, süklüm-püklüm bir Türkiye değil, “başı dik” bir Türkiye olacaktı. Bunun için mecliste milliyetçi muhalefetin törpülenmesi lazımdı; bu yüzden MHP’nin bölünmesi hayata geçirildi. İşte tam da bu süreçte “cumhur ittifakı” teorisi ortaya atılınca ABD’nin bu amacı da açığa düşecekti.

AK PARTİ VE MHP’Yİ BEKLEYEN AKIBET

“Cumhur ittifakı” sisteminden, genelde Türkiye kazançlı çıkacaktır ama özelde, milliyetçi cephe tecrübelerinde de olduğu gibi MHP kârlı çıkacaktır.

Bu tespitlerimizi sıralayalım:

1) Bu işten en karlı MHP çıkacaktır. Ak Parti'ye giden MHP oyları, İttifak altındaki üç hilale geri dönecektir.

2) Dün kızıp İyi partiye giden MHP'liler şaşırmaya başlamışlardır. Yarın öbür gün bunların gitmeyip kalan MHP'lileri bile saha dışına itmesi muhtemeldir.

3) MHP böylece sürekli iktidara taşınmış olacaktır. Öfke ile İyi partiye gidenler, iktidar havucunun peşinde geri geleceklerdir.

4) Ak Parti, bir dönem daha iktidarda kalmayı ve Tayyip Bey'in bir dönem daha Cumhurbaşkanı olmasını garantilemiştir.

5) MHP, 2024 için büyük bir avantaj elde etmiş olacaktır. Seçmen yorgunluğu, seçmeni MHP'ye yöneltebilir. BU DA AK PARTİ’YE ALTERNATİF BİR HAREKETİN DOĞMASINA YOL AÇABİLİR.

6) Şimdi Ak parti ve MHP-Devlet Bahçeli'ye küfr edenler, 2024 için mevzilenmeye başladılar.

7) ABD, meclisi milliyetçisizleştirmek için tabanı Meral hanım ile böldü ama Cumhur İttifakı ile meclise daha çok milliyetçi girecek. (Meclisi milliyetçisizleştirmek konusundaki yazım: http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1461/kuzey-irak-ve-kuzey-suriyenin-ic-politikaya-etkisi.html)

8) Tabii şunu da unutmamak lazım: 16 Nisan 2017 Anayasa referandumunda 2+2=4 etmemiştir. İttifakta, ayrılan MHP’liler iktidar nimetleri için dönerlerse, %60’lık bir taban her zaman olur. Böylece bürokraside Ak Parti ve MHP bölüşümü olur.  MHP’den ve bürokrasinin bölüşülmesinden rahatsız olacak bir tabanı Ak Parti nasıl bir arada tutar bilinmez. Şu durumda bile Ak Parti’yi “MHP vesayetinde” olmakla suçlayan bir radikal taban var.

9) Cumhur İttifakı uygulaması tabanda tuttuğu zaman Türk solu bin sittin sene iktidar yüzü göremez.

Bilmem anlatabildim mi?

Enpolitik.com

Bu haber toplam 330 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim