• İstanbul 13 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 18 °C
  • Konya 13 °C
  • Sakarya 15 °C
  • Şanlıurfa 23 °C
  • Trabzon 12 °C
  • Gaziantep 21 °C
  • Bolu 18 °C
  • Bursa 18 °C

31 Mart´ın 100. Yıl Dönümü

M. Çetin BAYDAR
Bugünden tamı tamına yüz sene evvel 13 Nısan 1909’da Osmanlı Başkenti İstanbul’da silahlar patlıyor, insanlar öldürülüyor,  özünde 2. Abdulhamid’i  devlet idaresinden uzaklaştırmak isteyen binbir kutuplu bir oyun sergileniyordu.

Oyun, her ne kadar istanbul’da oynansa da hareketin görünen kaynağı Selanık ve Manastırdı. Daha ötelerde ise, İtalyan, İngiliz, Alman, Fransız ve de ABD’li  mihraklardan söz edilebilirdi.

Bu  global  tazyik,  Osmanlı millet sisteminin çözüldüğü sürece bir kene gibi yapışmıştı.

Balkanlarda koyu bir ırk rekabeti başlamıştı. Bu rekabetti  ırkçı çeteler her ne kadar birbirlerini imhaya çalışsa da, gerçekte hepsi aynı felsefeden beslenmekteydi.  Nitekim İskanbul’a güya meşrutiyeti ilan için yürüyen Hareket Ordusu’nun içinde Yahudisi , Türkü, Kürdü, Arabı Bulgarı, Rumu, Çingenesi, Arnavudu, Rumen’i,  Moldovyalısı elleleydi.. Bu ırklar hâlitası İstanbul’da  bir süre dehşet günleri yaşatıp 2.Abdulhamit’in şahsında  ümmet esaslı imparatorluğun rejimini değiştirecek  zeminleri  hazırladıktan sonra  çıkıp gittiler.

İstanbul’un ve Osmanlı mülkünün idaresi artık İttihat Terakki Fırkası’nin elindeydi.

İslam dini gelmeden önce Mekke ve Çevresinin egemenleri, nasıl statükoyu temsil ediyorsa, Şeriat esaslı Osmanlı Devletini tasfiye eden İttihat Terakki Partisi de ülkenin yeni statükosunun temsilcisi oldu.

“İRTİCA”  YÜZ YAŞINDA

İslam hâkimiyeti kurulduktan sonra Mekke ve çevresinin eski statükosuna dönmek isteyenlere Müslümanlar “Mürteci” diyordu

Osmanlı mülkünü ele geçirenlerin  de her iki sözünden biri  “Mürteci” oldu.

Hz.Peygamber ve sahabinin irticadan kastı cahiliye statüsü  iken, İttihatçılar pozitivizme ayak direyen ehl-i imana bu yaftayı vurmaktaydı

Osmanlı’ya dönüşün bir numaralı muhalifi, başlangıçta,  ülkenin silahlı kuvvetlerine hükmeden İttihatçı Paşalardı.

Bunlar, 2.Abdulhamid’i, al aşağı ederek   onun  koltuğuna oturmuşlar, o gün bu gün bu koltuk  müteselsilen, silahlı  güc seçkinlerinin  iktidar alanı olmuştur.

Hürriyetle yönetilen ülkelerde ordu  “Dış Güvenlik” için vardır.

Ülkemizde  ise “İç Güvenlik” Orduyu yönetenlerin esas görevi  sayılmaktadır.

Osmanlı sonrası Rejiminin bir asra yaklaşan  uygulaması “İçerde tehlikeli gelişmeler var” diyerek, askeri darbeler planlamak,  memleket evlatlarını birbirine kırdırmak, kriz yönetimi geliştirebilmek için yeri geldiğinde kendi safındaki ünlü şahsiyetleri ortadan kaldırmak; TBMM’yi kapatmak, Başbakan ve Bakan asmak , faili meçhul listelerini kabartan katliamlar yapmak olmuştur.

“MÜRTECİ” diye suçlanan milletimiz!

Zulme karşı  bugün  (13 Nisan 2009) bir asrı tamamlayan direnişin için sana,  hem selâm, hem de helâl olsun!
Bu yazı toplam 1549 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim