Ahmet Hamdi Tanpınar Günleri

Ahmet Hamdi Tanpınar Günleri
Türkiye Yazarlar Birliği ve Keçiören Belediyesi işbirliği ile düzenlenen “Ahmet Hamdi Tanpınar Günleri”nin kitabı Aralık 2013 tarihinde yayınlandı.

28 – 29 Ocak 2012 tarihlerinde Keçiören Belediyesi Tepebaşı Necip Fazıl Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirilen Sempozyumda Türk edebiyatının en önemli simalarından ve son yıllarda üzerine üretilen metinlerin sayısında ciddi artış gözlenen Ahmet Hamdi Tanpınar çeşitli yönleriyle ele alındı.

Editörlüğünü Mustafa Atiker’in yaptığı kitabın sunuş yazısı Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ve Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan tarafından yazıldı. Programa hava koşulları sebebiyle katılamayan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın talebesi ve onun üzerine çok kapsamlı çalışmaları olan değerli ilim adamı Prof. Dr. M. Orhan Okay’ın açılış bildirisi de sunuş yazılarından sonra yer aldı.

5 oturumda 16 konuşmacının katıldığı “Ahmet Hamdi Tanpınar Günleri” programının kitabında yer alan konu başlıkları şöyle:

  • Mustafa Atiker: Ahmet Hamdi Tanpınar ve Alman İdealizmi
  • Besim Dellaloğlu (Prof. Dr.): Tanpınar’da Geçmiş, Şimdi ve Gelecek
  • Kibar Ayaydın: Tanpınar’ın Medeniyet Tasavvuru, Devam ve Değişim
  • Mehmet Törenek (Prof. Dr.): Küçük Peyzajları ve Köşeleriyle Tanpınar’da İstanbul
  • Mehmet Kurtoğlu: Tanpınar’ın Şehirlere Bakışı
  • Şaban Abak: Tanpınar’da Erzurum Üzerine Bazı Dikkatler
  • Hayrettin Orhanoğlu: Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur Romanında Değişme ve Dönüşme Ritüelleri
  • Ergün Yıldırım (Doç. Dr.): Türk Modernliğinin Huzursuzluğu: Huzur Romanında Modernleşmeyi Anlamak
  • Mehmet Narlı (Prof.Dr.): Doğu Batı arasında Yeni Bir kimlik Arayışı Bağlamında Halide Edip Peyami ve Tanpınar
  • Cevat Akkanat: Ahmet Hamdi Tanpınar’da Edebiyat Teorisi Geleneği
  • Asım Öz: Edebi Kamuda Tanpınar İlgisi
  • Mahmut Babacan (Yrd. Doç. Dr.): Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Denemeciliği
  • Nazmi Avcı (Doç. Dr. ) – Canan Gönüllü Taşkesen: Ahmet Hamdi Tanpınar’da Doğu – Batı Yaklaşımı
  • Nesime Ceyhan (Doç. Dr.): Günlüğünde Tanpınar: Hayâl, Düşkırıklığı ve Keder
  • Abdullah Harmancı (Yrd. Doç. Dr.): Vecizeleriyle Tanpınar
  • D. Mehmet Doğan: “Cumhuriyet aydını” olarak Tanpınar

Kitapta yer alan Prof. Dr. Orhan Okay’ın Bildirisinden Bir Bölüm

Vefalı Tanpınar dostları, değerli Tanpınar okuyucuları, Şair, romancı, deneme yazarı, tenkitçi, edebiyat tarihçisi, fikir ve sanat adamı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın vefatının 50. yılı vesilesiyle bir defa daha bir araya gelmiş bulunuyoruz. Büyüklerimiz ölümü, yani ruhun bedeni terk etmesini, kılıcın kınından çıkmasına benzetirlerdi. Kılıç kınından çıktığı zaman keskinliğini gösterirdi. Hayatta iken eserleri, fikirleri itibar görmeyen pek çok gerçek büyük adam gibi Tanpınar’ın da etrafında, vefatından yirmi yıl kadar sonra başlayan ilgi alanı gittikçe genişleyerek onu günümüzün hemen en önemli fikir ve sanat adamları arasına almıştır. Türkiye’de ve Türkiye dışındaki üniversitelerde yapılan akademik çalışmaların dışında, Tanpınar hakkında sadece kitap halinde çalışmaların sayısı kırkı bulmuştur. Buna sekiz yüz kadar makaleyi de ilâve edersek ona olan ilginin çapı hakkında bir fikir edinmiş oluruz. Bu olağanüstü ilginin sebebi nedir? Tanpınar şiiri, denemeleri, hikâye ve romanlarıyla geçen yüzyılın önde gelen edebiyatçılarındandır. Bu gibi eserlerinin bir taraftan edebiyat estetiği açısından değeri, diğer taraftan bu eserlerin arkasındaki zengin kültür ve sanat birikimiyle çağdaşlarının arasında farklı bir yeri vardır. Pek az aydınımız eski edebiyatımıza ve Batı edebiyatına, Türk ve Batı klasik musikisine, Batı resim ve heykel sanatına onun kadar ilgi duyabilmiştir. Başka bir özelliği, belki büyük okuyucu kitlesinin daha çok ilgisini çeken tarafı ise şüphesiz fikirleridir. O, her şeyden önce içinde yaşadığı memleketin ve toplumun meselelerine eğilmiş bir Türk aydını sıfatıyla önemli bir düşünürdür. Çeşitli fikir akımları karşısında yeni Türkiye’nin durumunu kavramaya gayret etmiş, mesleği dolayısıyla edebiyat, sanat ve estetik meseleleri kadar siyaset, rejim ve ekonomi konularıyla ilgili düşüncelerini de dile getirmiştir. Bu fikirlerini makalelerinde olduğu kadar romanlarındaki kahramanlarının ağzından da ifade etmiştir. Onun sanatkâr şahsiyetinin yanında belki asıl bu fikirleri dolayısıyla geniş okuyucu kitlelerinin dikkatini çekmiş olduğunu zannediyorum. Tanpınar bir terkibin insanıdır. Onun düşüncelerinde önemli terkiplerden biri de Doğu ve Batı medeniyeti, kültürü, sanatı, edebiyatı ve yaşama tarzı arasında Tanzimat’tan veya öncesinden beri devam eden ikilemin dengeli bir âhenge kavuşmasıdır. Batılılaşmak bir zarurettir. Ancak kurduğumuz ve yaşattığımız büyük medeniyetin temelleri üzerine inşa etmek şartıyla. İkilik başka, terkip başkadır. Bu ikilikten yeni bir terkibe ulaşmak için Tanpınar’ın sık sık tekrarladığı formül, evvelâ kendimizi tanımaktır. Biz kimiz ve neyiz? Tanpınar’a göre biz ne Doğulu ne Batılıyız. Doğu’nun değerleriyle yetişmiş olmak ve Batı’nın kültürünü elde etmek başka, kendimizi tanımak başkadır. Doğru ve güzellik gibi idealler ise bir milletin ancak kendi hayatında ve geçmişindedir. Vefatının 50. yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’ı rahmetle anıyoruz.

Ahmet Hamdi Tanpınar Günleri, 281 sayfa, Aralık 2013, Keçiören Belediyesi Yayınları

Bu haber toplam 176 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim