Batı toplumlarının en çok gereksinim duyduğu ideoloji üretmek, insanı oyalamak veya yönlendirmek. Milliyetçilik de bunların başında geliyor.
Milliyetçiliğin onlar için çok önemli olmadığı görünse de aşırı bir milliyetçilik ve ırkçılık tutkuları var. Onlar kendi ırklarına mensup olanları bir de kültürel birliktelikleri olunca çok da sorun olmuyor. Aslında ırkçılığın en şiddetlisi onlarda baş gösteriyor. Örneğin Afrikalılara, siyahilere, Müslümanlara asla tahammül etmezler. Müslümanların kimi halkları beyaz olsalar da fark etmiyor. Irk ve din bütünlüğü onlar açısından da önemlidir.
Irkçılık veya milliyetçilikten en çok etkilenen, zarar gören Müslümanlardır. İslâm inanç ve düşüncesinde ırkçılığa izin verilmez. İnsanlık için bir dönüm olan Habeşli Bilâl ile siyahî insanların Müslüman olmasıyla bu olgu tam anlamıyla tersyüz olmuştur. Müslüman halklar tarafından birbirleriyle kaynaşma, bütünleşme yüzyıllar boyunca sürmüştür. Batı düşüncesinin giderek ağırlık kazanması sonucu Müslümanlar arasında ırkçılık Büyük Osmanlı Devleti’nin yıkılışını hızlandırmıştır. Müslümanların yaşadığı coğrafyada bölünmeler ırkçılığı da aşmış durumdadır. Bu, giderek tam anlamıyla ideolojik bir hâl almıştır.
Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/20795317/ali-haydar-haksal/irkciligin-boyutlarindaki-ucurum-i































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.