• İstanbul 9 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 18 °C
  • Sakarya 8 °C
  • Şanlıurfa 20 °C
  • Trabzon 12 °C
  • Gaziantep 18 °C
  • Bolu 4 °C
  • Bursa 9 °C

Altan Çetin: Aliya ile Gazze'yi düşünmek

Altan Çetin: Aliya ile Gazze'yi düşünmek
İnsanın medeni hayatı, kendisinden yola çıkarak kendisini bilmekle biten bir bilgeleşme yolculuğudur, denilse hata olmaz. Toplum, şehir, devlet tüm alt yapılar insanın bu yoldaki yoldaşlarıdır.

Tek dişi kalmış bir canavara döndüğünde medeniyetçi düşünce insanı da tüketen bir yapay zekaya dönüşerek insani var olmanın esasını bozmaya başlar. Kimi zaman din etiketli inanışlar da yanlış kaynaktan beslendiği yahut yozlaşmış zeminde ortaya çıktığında bu manada bir yoksunlaşmaya hizmet edebilmektedir. Aliya bir yerde “… şehir ne kadar büyürse, üzerindeki gök de o kadar ufalır. Tabiat, çiçek ve aydınlık o kadar az; duman, beton, teknik ise o kadar çok olur. Biz de o kadar az şahsiyet, o kadar da çok kitle oluruz ...”  (İzzetbegoviç, Doğu Batı arasında İslam, s. 100.), derken insanlararasılık müştereğini kaybettikçe, kültür işe yaramaz oldukça, teknik ve teknoloji insanı ne kadar kuşatırsa işte orada şahsiyetin yerini kitle alır ki kültürler orada şahsiyet var edemez hale gelerek kitleleşen bir yığınlaşma insanlararasına bilgeliğin tersine haller getirmeye başlar. Bu yolda inancın manuple edilerek, kötülüğün sıradanlaşmasına yol açmak sürecine ontolojik kaynak olarak kutsal bir metinden; Tevrat’ın Tekvîn kısmındaki: “Üre ve çoğal, yeryüzüne yerleş ve onu boyunduruğun altına al! Denizdeki balığa, havadaki kuşlara ve yeryüzünde sakin olan tüm mahlûkata hâkim ol.”, hükmünden baktığımızda ideolojileşen bir din algısının elinde herkesi ve her şeyi nesne gören bir aklı, o akıl bir toplumu, o toplum bir şehri ve devleti var ettiğinde yeryüzünde nasıl bir fitnenin oluşacağını düşünmek çok zor değildir. Burada maddileşen bir algı ile hegemonya, sömürü ve emperyal tüm amaçlar belli bir güç odağı tarafından insanlığın aleyhine işleyebilir. Bu düşünce zemini şüphesiz atom bombasına sahip olmaktan daha fecidir.

Bu konuyu temellendirmek ve daha somut kılmak adına Aliya’nın düşünce dünyasına bir bakış faydalı olabilir. Aliya bu yolda bir durumu bir örnek olarak Yahudilik üzerinden okur ve ona göre Yahudilik materyalizmi temsil etmektedir. Dolayısıyla, dinler arasında “sol temayülü” teşkil eden din de Yahudiliktir. Aliya’ya göre, “dünyevi cennet perspektifi va’d eden ve ortaya atılan bütün yahudî teorileri bu temayülden ileri gelmiştir.( İzzetbegoviç, Doğu Batı arasında İslam, s. 249.) Bu vaadi dini bir gerçeklik olan algılayan bir toplum ve onun askeri elitleri takdir edilir ki Aliya’nın bu yaklaşımını gerçek kabul ettiğimizde, yeryüzünde güvenlik açısından ciddi sorun teşkil edebilirler.

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/yazarlar/aliya-ile-gazzeyi-dusunmek-1873/

Bu haber toplam 185 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim