• İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 13 °C
  • Konya 5 °C
  • Sakarya 14 °C
  • Şanlıurfa 7 °C
  • Trabzon 25 °C
  • Gaziantep 6 °C
  • Bolu 9 °C
  • Bursa 14 °C

Bir Osmanlı Çınarı

Bir Osmanlı Çınarı
Bir Osmanlı Çınarı'nın ömür bereketiHat sanatının duayenlerinden Prof. M. Uğur Derman, yazı hayatındaki 50.

dermanjpgBir Osmanlı Çınarı'nın ömür bereketi

Hat sanatının duayenlerinden Prof. M. Uğur Derman, yazı hayatındaki 50. yılını Ömrümün Bereketi adını verdiği, makaleler, anı ve fotoğraflardan oluşan kitapla taçlandırıyor

Türk Sanatında Ebru, Türk Hat Sanatının Şaheserleri, Edebi ve Hattı ile Ali Alparslan ve Doksandokaz İstanbul Mushafı gibi önemli kitapların müellifi, hattat M. Uğur Derman yazı hayatının 50. yılını Ömrümün Bereketi isimini verdiği kitabıyla taçlandırıyor. Bu çerçevede sanatçının 50 yılını ve yeni kitabını okurlara takdim etmek üzere geçtiğimiz gün Kubbealtı Akademisi'nde güzel bir program tertip edildi. Programda konuşma yapan İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. Irvin Cemil Schick, Derman'ın hat ile olan ilişkisine, hat sanatının geçmişten günümüze serüvenine, meşhur hat sanatçılarına değindi.

ÖRDEK YAVRUSU GİBİ TAKİP ETTİM

Uğur Derman'ın hattatlık dışında da birçok kimliğinin olduğunu kaydeden Irvin Cemil Schcik, Derman'ın bu özelliklerinden 'hafıza adamı' olmasına dikkat çekti. "Hafıza adamı derken ne kastettiğimi Fransız tarihçi Pierre Nora'nın şu sözleri güzel izah ediyor: Hafıza her yerde hazır ve nazır olmaktan çıkınca artık güç olmayacak demektir, eğer bir kişi onun mesuliyetini üstlen-meye tek başına karar vermezse. Hafıza kollektif olarak yaşanmaktan çıktığı ölçüde kendilerini hafıza adamı haline getirecek fertlere ihtiyaç duyar. İşte burada Uğur Derman, yakın tarihimizin karanlık bir döneminde toplumun hatırlamasına izin verilmeyenleri hafızasında taşımayı seçmiş, bildiklerini ömrü boyunca kağıda dökerek gelecek nesillere bir köprü teşkil etmiştir." diyen Schick, Derman ile olan tanışıklığını da şu ilginç anekdotla anlattı: 1973 yılında Nobel tıp ödülünü alan Avustaryalı biyolog Konrad Lorenz kaz ve ördek yavrularının nasıl annelerini tanıyıp takip etmeyi öğrendiklerini tespit etmeye çalışmış. Sonunda yavruların ilk gözlerini açtıklarında gördüklerine bağlandıklarını ortaya çıkarmış. Dolayısı ile yumurtadan çıktıklarında ilk önce Lorenz'i gören yavrular da onu takip etmeyi öğrenmişler. Şimdi diyeceksiniz ki bu adam aklını mı kaçırmış, neden bize bunları anlatıyor. Nedeni çok basit. 1970'lerde İslami kitap sanatlarına ilk ilgi duymaya başladığımda, yani gözlerimi ilk açtığımda karşımda, dağ gibi Uğur Derman'ın yayınlarını buldum. 80'lerde kendisiyle mizacen tanıştım ve o gün bu gündür bir ördek yavrusu gibi Uğur Derman'ı takip eder dururum.

BENİM İÇİN DE YAZAR MI DİYE ÖLESİM GELDİ

Schick'in sunumunun ardından konuşma yapmak üzere mikrofonu eline alan Uğur Derman, sözlerine yazmaya başladığı ilk günlere dair küçük bir anıyı anlatarak başladı.

Hattat Macid Ayral'ın 1961 yılında vefatı üzerine onu çok seven Dr. Süheyl Ünver, Derman'dan merhuma dair bir makale yazmasını istemiş. Yazıyı çekine çekine Ünver'in nazarına sunduğunu söyleyen Derman ertesi gün Ünver ile karşılaşmış. Süheyl Ünver, Uğur Derman'ı görünce kollarını açmış, "Kardeşim, Macid Bey'i öyle bir yazmışsın ki hani benim için de yazar mı acaba diye, ölesim geldi!" demiş.

DEVAMI GELEBİLİR

Bu iltifat üzere kale-mine şevk geldiğini belirten Derman, Ömrümün Bereketi'nin okur tarafından beğenilmesi durumunda bir ikincisinin yayımlanacağını da sözlerine ekledi.

Yarım asrın yekünü

Yazı hayatında 50 yılı geride bırakan usta hattat M. Uğur Derman'ın Ömrümün Bereketi adlı kitabında muhtelif târihlerde kaleme aldığı makâle-ler, fotoğraf ve dipnotlar yer alıyor. Özellikle geleneksel sanatlarımız ve kültür hayatımızla ilgilenenler için bir başvuru kaynağı olacak kitapta, tarihe mal olmuş bazı şahıslara dâir hâtıralar da dikkat çekiyor.

Haber: Sanat Âlemi

Bu haber toplam 1397 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Leyl-i Kardelen” şiir kitabı çıktı30 Ocak 2026 Cuma 17:53
  • Bedenimizdeki Zehirli Oklar24 Ocak 2026 Cumartesi 11:13
  • Uçurumda Bir Gömü ❜ye Dair24 Ocak 2026 Cumartesi 11:10
  • Kulun Allah'a Yolculuğu: Miraç Gecesi Nedir, Nasıl İdrak Edilmeli?15 Ocak 2026 Perşembe 12:41
  • Dijital işgal milli güvenlik sorunu10 Ocak 2026 Cumartesi 14:57
  • Bu Ülkeye Ankara'nın Başkent Olması Yakışıyor09 Ocak 2026 Cuma 12:03
  • Gülhane’de Anadolu Şiir Rüzgârı Esti05 Ocak 2026 Pazartesi 14:23
  • Efsaneden Gerçeğe: Aytmatov’un Düşünce Atlası24 Aralık 2025 Çarşamba 10:17
  • Afrika’nın Dirilişine Doğru15 Aralık 2025 Pazartesi 17:02
  • Niçin Evlenmeliyiz?11 Aralık 2025 Perşembe 15:44
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim