• İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Dindar Askerlerin Ordusu Olabilmek

M. Çetin BAYDAR
Yaklaşık bir asır önce Ordularımızdaki askerleri , İslam dini hakkında eğitmek maksadıyla yazılan

ASKER İLM-İ HÂLİ

adlı kitap, türünün ilklerindendir. Sonraki dönemlerde aynı maksada yönelik olarak pek çok kitaplar yazıldı.

 

Bu ilk “Askere Din kitabı”nın genel yaklaşımını gelin,şimdi birlikte inceleyelim:

 

Ey Asker Oğlum! (*)

Bil ki, biz insanlar sadece yiyip içmek için yaratılmadık.

Cenab-ı hak boş yere hiçbir şey yaratmaz. Her yarattığında elbette ki bir hikmet vardır.

Allah,kullarına, aklı, karın doyurma sebeplerini arasın diye vermekle beraber akıl nimetinin bahşedilmesinin asıl hikmeti Allah’ı bilmektir.

Aklın kendi başına Allah’ı bilme gücü sınırlıdır. Bu yolda akıl sahiplerine yol göstermek için peygamberler ve kitaplar inmiştir.

Peygamberler de bizim gibi insanlardır, lakin Allah’ın sevgili kullarıdır.

Onların ilki “Âdem Aleyhiselam”dır.

Sonuncusu da Âhirzaman peygamberi Muhammed Mustafa (S.A.V.)dir.

Su ikisinin arasında gelip geçen peygamberlerin meşhurları: idris Nûh, Hût, Sâlih, Şuayb, Lût, İbrahim, İsmâil, İshak, Yakub, Yûsuf, Mûsa, Hârun, Dâvut, Süleymân, Eyub, Elyese, Zülkifli ,İlyas, Yûnus, Zekeriyya, Yahya, İsâ Alayhisselamdır.

Yüce yaratan 104 kitap göndermiştir. Bu kitapların dördü büyük olup isimleri Tevrat, Zebur , İncil ve Kur’an dır.

Tevrat Hz. Musa’ya, Zebur Hz.Davud’a, İncil Hz.isa’ya, Kur’an Efendimiz Hz.Muhammed’e (s.a.v.)

Gelmiştir.

Son kitab inen Hz.Muhammet (s.a.v.) hicretin 15. Yılı, miladi 632 senesinde hakka yürüdü.

Bu kitabın kaleme alındığı hicri 1332 miladi 1916 aradan 1317yıl geçmiş oluyor.

Ey Asker oğlum!

Elinden büyük küçük bir fenalık, yaramazlık çıktığında bil ki o kötülük mutlaka ya dünyada, ya ahrette gelir seni bulur.

Öte dünyaya iyilikler sahibi olarak gidenler cennete konurlar. Cennetin baş konukları peygamberlerden sonra şehitlerdir. Allah yollunda cihat esnasında ruhunu teslim edenlere “Şehid”denir.

Ey Oğul!

Muharebe meydanı bir imtihan yeridir. Kimileri vardır ki bu meydandan canını kurtarmak için kaçar, cehennemdeki yerini hazırlar. Kimi de bu imtihanı kazanıp Cennetle ikramlanır.

Askerin ruhu ve kalbini besleyip onu yararlı veya zararlı hallere sokan ibadetleridir. Namaz, oruç, zekat ve hac bu ibadetlerin başında gelir.

Bu ibadetlerin farzlarının toplamı otuz’dur . Allah’ın yap dediğini yapmak, yapma dediklerini yapmamak yani “Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker” ile farzlar otuz iki olur.

Dinimiz hakandaki bilgilerin kalbimizin derinliğinde filiz vermesi için tek yol çalışmaktır.

Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın sabaha çıkmayacağın hesaplayarak da ahiret için çalış

Sabahları daime erken kalk. Güzelce abdestini al. Dünyan için ahretin için Rabbinden iyilikler iste.

Sevgili Padişahımızın, mübarek halifemizin sıhhatine, yerimizin yurdumuzun selametine dua et!

Yüreğin imanla dolu olarak erkence kalk! İlk işin abdest almak olsun.

Elini, ayağını, burnunu, kulağını, üstünü-başını temiz tut. Daima misvaklanarak dişlerini temizle, tırnaklarını kes, vücudunun kir tutan yerlerini pakla! Avret yerlerine Sıkça ustura tut! Her fırsatta güzelce yıkan. Yıkanmak için Sadece su iktiza etmesini-cünup olmayı- bekleme. Gusl etmenin farz olduğunu unutma. Haftada bir kere, hususen cum’a günü gusl etmek sünnet-i şeriftir.

Yemeğe oturmadan önce ellerini muhakkak yıka ki, ellerine bulaşması muhtemel olan kirler lokmalarına da bulaşmasın. Sofradan kalkışta da elleri yıkamak ağzı çalkalamak temizlik hasletlerindendir.

Bu temizlikleri sana Peygamberimiz emrediyor.

Bazıları var ki, namaz yok, abdest yok, tırnaklar kazma gibi, kirden pastan vücudunun her tarafını örümcek tutmuş. Yağ kokusundan, sidik kokusundan leş gibi yanına varılmıyor.

Bu haller, elbetteki hastalıkları davet eder .

Düşün ki sen islam’ın askerisin. Sıhhatlı olmak vazifelerin arasındadır.. Eğer hastalanırsan hemen hekime gidiver. “Benim hekimim Allahım”dır diye vakit geçirme. Derde derman verecek elbette ki Allahımızdır. Hangi ilaç hangi hastalığa şifadır, bunu ancak hekimler eczacılar bilir. Bütün bunlar hastalıktan sakınmanın icabıdır. Hz.Peygamber de hastalıktan sakınır, hekime gider, ilaç alırdı. Bizler kimiz ki Peygamberden ziyade tevekkül etmeğe kalkışıyoruz?

Ey Asker Oğlum!

Yaratanımıza Tevekkül, eğer onu tanıyarak olursa makbul olur. “Nefsini bilen Rabbini de bilir” manasında güzel bir söz vardır. Velhasılı önce kendimizi tanıyacağız. Bu tanıma yolunda rehberimiz Hazret-i Kuran ve Hazret-i Resul’dur.

Kuran ve sünnetin emirleri ve yasakları ile tarif eylediği dinin adına “İslam Dini” denir.

İslam dinini ayakta tutan direk “Namaz”dır.

Ey İman sahibi Asker Evlatlarım!

Namaz Sabah, öğle, İkindi, akşam ve yatsı olmak üzere günün beş vaktinde eda olunur.

Bunların haricinde Cuma, Bayram, Teheccüt, Cenaze namazı gibi namazlar da vardır.

İslam dininin bir diğer esası Oroç’tur. Oruç Ramazan ayı süresince tutulur. Bu ibadet, gün boyunca yiyip içmemek ve cinsi münasebette bulunmamak esaslıdır.

Gelelim Zekat’a!

Şu anda aranızda zekat vermesi gereken pek az kişi olması muhtemeldir. Ancak ilerde inşallah mal mülk sahibi olacak malınızın kırkta birini fakir fukaraya vererek Allah’ın halis kulları arasındaki yarışa katılacaksınız.

Hepimizin “Kısmet olsa da Harem-i Şerifi ve peygamberimizin ravza-yı mutahharasını ziyaret etsek” diye ah vah ettiği Hacc ibadeti de İslam dininin temel esaslarındandır.

(*) 1916 yılında Harbiye Nezareti Celilesi tarafından neşr edilen bu kıtabın adı “ASKER İLMİHALİ” dir. Müellifi Üryanizâde Ali Efendidir.

Bu kitabın günümüze hitap etmeyen bölümlerini sadeleştirme sırasında metne almadık.

Dileğimiz Günümüz askerlik ortamlarında geçerli olmak üzere bu ilmihal kitabındaki prensipler doğrultusunda   İslâm Dininin vecibelerini anlatan kitapların yazılması, dersler verilmesidir.

27.03.2011

Bu yazı toplam 1771 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim