Gelin görün ki, iyilikler ve iyiler, kötülükler kadar çoğalıp gündem olmaz. Hani kötülükler çoğalınca iyiliğe doğru sevk edilse neyse de aksine sadece daha fazla üretilip, daha fazla zararlı hale getirilmektedir.
Biz yine de insan olma ve kalma hasletimizin gereği, iyilikler dört kişiye de ulaşsa çoğaltalım. Öyle vakit ve zemin olur ki, o dört kişi, dört bin kişinin eliyle ekilen kötülüklerin önüne geçebilir.
Neden olmasın? İnsanlık tarihine baktığımızda hep iyiler kazanmıştır. İyiler iyilikleriyle, kötüler kötülükleriyle tarihe kaydolmuşlardır.
Hangi iyi insan, kötü olarak anılmaktadır? Kötülük yapan kimseler de hangi iyilikleriyle anılmaktadır? Herkes layık olduğu şekilde tarihteki yerini alır.
•
Bunları söylememin sebebi, geçtiğimiz Cumartesi günü ülkemizin yüz akı iş insanlarından Murat Yalçıntaş’ın sohbetidir. Bilenler bilir, bilmeyenler için hatırlatalım.
Bugün OYAK Genel Müdürü ve Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, ülkemizin savunma sanayiinde önemli hizmette bulundu ve bu hizmetini tarihe not düşmek için; “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” ismiyle kitaplaştırdı.
Geçtiğimiz haftalarda tanıtmıştım. Eserde sadece “Yeni Altay’ın Hikâyesi” yok. Esasında ülkemizin yakın tarihinin hakikatleri var.
Devletimiz ve milletimiz hesabına öyle iyilikler ve başarılarla dolu gerçekler ki, özellikle üniversitelerde ve devlet bürokrasisinde mutlaka okumasını hararetle öneririm.
•
Yine memleketimizin önemli patent firmalarından olan Markiz Patentin sahibi Orhan Eriman’ın ev sahipliğinde, Cemile Sultan Korusunda gerçekleştirilen sohbet toplantısında Yalçıntaş, sadece “Yeni Altay’ın” değil, savunma sanayiimizin başarılarını da anlattı.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın da her fırsatta üzerinde durduğu ve:
“Yerli-milli savunma sanayiimizi geliştirmek mecburiyetindeyiz, dışarıya bağımlı kalamayız, kalmamalıyız” sözleri; azim, gayret ve çalışkanlığın güç merkezi olmalıdır.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.