• İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 22 °C
  • Sakarya 22 °C
  • Şanlıurfa 29 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Gaziantep 26 °C
  • Bolu 19 °C
  • Bursa 22 °C

Kâmil Yeşil: Önlük Eğitimin Önünde Olmasın

Kâmil Yeşil: Önlük Eğitimin Önünde Olmasın
Bir sendika başkanı öğretmenlerin önlük giymelerini tavsiye eden bakanlık yazısını konu ettiği konuşmasında esti gürledi.

Önlük giymeyen öğretmenlere soruşturma açan müdür olursa “haber verin o okulu basacağım, mevzuatta önlük giymek diye bir şey yok” dedi.

Mevzuatta baş örtüsü yasağı da yoktu ama okullarda cebren uyguladılar. O zaman bir sendika başkanı çıkıp baş örtüsü sebebiyle derslere alınmayan öğretmen ve öğrencilere seslenerek bu uygulamaya itaat etmeyin, eğer böyle bir şey olursa o okulu basarız, demedi, diyemedi.

Kadın milletvekillerinin baş örtüsü ile Meclise girmemesi, girememesi ile ilgili bir iç tüzük  bulunmamasına rağmen bir milletvekiline linç uygulandı yemin ettirilmedi. Bu adaletsiz, hukuksuz uygulamalara maruz kalanları hatırlatmaktan amacım, bakanlığın önlük yazısını savunmak değil. Hayır, resmi bir yazı ile ilim, kültür, mesleki formasyon bakımından kanaat önderi haline gelmiş bir meslek erbabına kılık kıyafet dikte etmeyi yakıştıramam hem kendime hem öğretmen ve bakanlığa. Söylemeseler de galiba bir kesim insanlar ve kurumlar önlük yazısını rövanş olarak değerlendiriyorlar. Bakanlığa hatırlatırım. Olaya böyle bakıp öğretmenlere rövanşist bir dil ve tavırla davranacak müdürler var. Onlara kesinlikle hoşgörü gösterilmemelidir. Burada kanunla kılık kıyafet dayatma geleneğini Cumhuriyet ile başladığını unutmuş değilim. Bu kötü uygulamayı onlar getirdi, uymayanlar ve uymayacağını düşündükleri kişileri idama varan cezayı vermekten çekinmediler. Bu ayıp, günah ve suç onlara yeter. Bu konuda sesini yükselten sendika başkanı ve diğer önlük aleyhtarı  olanlara sormadan geçemeyeceğim  bir soru var. Özel okulları da basmayı düşünüyor musunuz? Özel okullarda bu kuralın devlet okullarında olduğu gibi uygulanacağını düşünmüyorum. Ancak böyle bir uygulama olursa Özel okul öğretmenlerinin okul idaresine itiraz edebileceklerini de düşünemiyorum. Çünkü Özel okul yönetimi bu tutumu kendilerine de itaatsizlik okulda huzursuzluk çıkarmak olarak kabul eder ve ilk fırsatta o öğretmen ile yolunu ayırır. Özel okulların bakanlıktan daha otoriterdir çünkü ekonomik gücü elinde bulunduruyor. Öğretmenlik sınavını başarıp devlet okullarına atanamamış ve ekonomik şartlar dolayısıyla özel okulların şartlarına evet demek zorunda kalmış bir öğretmen, önlük giymemek konusunda huzursuzluk çıkarmaz. Ancak dediğim gibi özel okullarda öğretmenlere önlük giymekle ilgili tavsiye yazısının uygulamaya gireceğini düşünmüyorum.

 Meselenin diğer yönü şudur: Acaba önlük giymek bayan öğretmenlerin aşırı kabul edilen makyaj ve kısa, ince, açık yakalı giysi ile derslere girmemesini sağlayacak mı? Bunu özellikle soruyorum. Kamuoyuna yansıdığına göre bakanlığın önlük giymek yazısını çıkarma sebebi bayan öğretmenlerin yukarıda adı geçtiği şekilde giyimle derslere girmesini önlemek imiş. Eğer böyle bir amaç güdüldü ise hemen belirtelim ki önlük o tür giyimin çaresi değildir, olmaz.Bu Bakanlığı etek boyu ile uğraşır hale getirir ki o zaman işin mahiyeti tamamen değişir. Kendi adıma şöyle düşünüyorum. Bu konuda Bakanlık tavsiyesini yapmıştır. Gerisini öğretmenlere bırakmalı, müdürlere denetleme, soruşturma gibi yetkilerle ortamı gerecek uygulamalara geçit vermemelidir. Çünkü bu yol açılırsa ortalık taciz, dikiz, yobazlık tartışmaları ve iddialarından geçilmez. Ben emir kuluyum, yönetmeliği uyguluyorum gerekçesiyle hareket ettiğini söyleyen yönetici, okulu yönetemez hale gelir. Bunun üstüne bir de dil ve üslup sorunu eklerseniz ne demek istediğim daha açık anlaşılır. Vur denilince öldür anlayan çok yönetici var çünkü. Doğrusu eğitim ve öğretim yılının önlük vesilesiyle de olsa kılık kıyafet üzerinde bir tartışmayla açılmasından rahatsızım. Bu teşebbüse bazen bile bile lades dediğim de oldu. Herkes biliyor ki Türkiye’de siyaset liselere kadar inmiştir. Zira lise son sınıf öğrencisi aynı zamanda bir seçmendir. Okullarda 8-10 türlü sendika üyesi öğretmen var. Sendikalar özlük haklarının ötesinde siyasi ve fikri kuruluşlardır. Bu tür şekilsel farklılıklar ideoloji, mezhep, inanç farklılıklarını alevlendirir. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredat şekil tartışmalarına kurban edilme tehlikesi de var. Seçime giderken (1 yıldan birkaç ay fazla kaldığı anlaşılıyor) böyle fasit bir tartışmanın yaşanması toplumsal bir kaos doğurur. Bu tartışmaların gölgesinde seçime girmek demek, bir kısım muhalefetin “ Seçimden sonra ilk işim önlük giymek zorunluluğunu getiren yazıyı iptal etmek olacaktır” gibi vaadlerin verildiği ortam demektir. Seçimden sonra -eğer Erdoğan kazanırsa- gelen bakan bile böyle bir tasarrufta bulunabilir.

Özetle önlük giymekle ilgili tavsiye yazısının “rövanş” gibi algılanmasına müsade edilmemelidir. İşgüzar okul yönetimine kaldı aşan yetki kullanımına engel olunmalıdır. Bu tavsiye yazısının gereği sadece bayan öğretmenlerden değil, ütüsüz pantolon ve gömlekle, sokaktan geçen hacı abi kıyafeti ile okullara gelen bay öğretmenleri de mesleğe, misyona uygun bir kılık kıyafet ile derslere girmesini sağlamayı hedef aldığının altı çizilmelidir. Önlüğün, eğitimin önünde engel olmasına fırsat verilmemelidir.

Bu haber toplam 120 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim