Mücadelede söylenenler bir örtüdür ve halka bunların söylenmesi doğaldır. Bu nedenle medyada demokrasiden başka söz duyamazsınız. Dindar kesimler bile inançları adına değil demokrasi adına mücadele ederler. Yapılanların yanlış olduğunu söylemiyorum. Sadece bugün öne çıkan değerler yarın yerini başka değerlere bırakırsa bugünün kahramanları yarının suçlusu olabilirler. Bugün mahkemelerde hesap verenler geçmişte herkesin hayatına müdahale edebiliyor ve kahraman sayılıyorlardı.
Şimdi Suriye’de ne olacak sorusuna cevap arayalım. Bu ülkedeki sorun demokrasi değildir. Bugüne kadar aynı rejim egemendi ve her yerde olandan daha fazla bir şikayet yoktu. Biz bile bu rejimle dostluğa büyük önem veriyorduk. Şimdi demokrasi arayışı olarak adlandırılan örtüyü kaldırıp gerçeği çıplak görelim.
Dünyada yaşanan büyük ekonomik kriz ve bunun Avrupa’yı salgın bir hastalık gibi sarması, Arap Baharı olarak adlandırılan olaylar bir bütünün parçalarıdır ve dünya yeniden şekillenmektedir. Yeni yapı kontrol edilmeyen olayların, her gücün kendi çıkarı için yaptıklarının üst üste gelmesiyle mi oluşacaktır yoksa bir ya da birkaç gücün planladığı bir süreci mi yaşıyoruz?
Ben dünyanın sahipsiz olmadığını ve büyük güçlerin gelecek için planlar yaptığını düşünüyorum. Bugün ABD ve Rusya dünyanın nasıl şekillendirileceği konusunda anlaşmış görünüyor. Buna göre AB bir bütün olamayacak ve Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bu iki gücün etrafında kümelenecektir. Yeni bir güç odağı olmaya çalışan Çin sınırları içine hapsedilecektir. İran’la yakın ilişki içinde olan Suriye Sünni İslam coğrafyasıyla birleşecektir. Öyleyse oradaki rejimin yıkılması gerekir. Esad yeni durumda iktidarda kalamaz çünkü o Baas ile özdeştir. Yapacağı tek şey eşyalarını toplayıp gitmek ve yerini Sünni bir rejime bırakmaktır.
13.08.2011 Star































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.