Bir zamanlar Türkiye'de İslami Sol akımının mürevvici ve banisi olan Hasan Hanefi'nin alıcısı bir hayli çoktu. Onu ilk kez İranlı akademisyen Hüseyin Nasr'ın eserlerinden biri üzerinden tanımış olmalıyım. 1980'li yılların başı olmalı. Bu akımı siyasette Kaddafi akımı karşılayabilir. Eklektik bir düşünceyi temsil ediyor. Yelpazesi geniş. Bu genişlik içinde Kaddafi'den Humeyni'ye kadar ne ararsan bulabilirsin!
Mısır'da Müslüman Kardeşler akımının öncü isimlerinden Muhammed Selim Avva'nın 1990'lı yıllarda kaleme almış olduğu Ezmetü'l Müesseseti'd Diniyye/Dini Kurumlarda Kriz adlı eserini okurken dolaylı olarak Hasan Hanefi'nin türrehatıyla, saçmalıklarıyla karşılaştım. Yazar burada bir hayretini gizleyemiyordu. Nasıl olur da Mahmud Şeltut'u anma programına Hasan Hanefi gibi birisi çağrılmış olabilirdi? Başka birisini bulamamışlar mıydı?
Esasında davet heyeti tam isabet etmiş. Bu konuda Hasan Hanefi'den daha yetkinini ve yektasını bulamazlardı. Belli ki en uygunu o olmalı. Bence de tam isabet!































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.