Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Doğu hikmetinin ve İslâm tefekkürünün büyük simalarından Nizâmî Gencevî’yi ve onun düşünce dünyasını merkeze aldığı derinlikli bir yazı kaleme aldı.
Arıcan, seyahatleri boyunca çantasından ayırmadığı Gencevî üzerinden; modern dünyanın bilgi anlayışı, Doğu-Batı medeniyet havzalarının teması ve insanın hakikat arayışına dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Gerçek Yolculuk Yalnızca Ayakla Yapılmaz”
Yazısına Nizâmî Gencevî’nin ömrünün neredeyse tamamını doğduğu şehir olan Gence’de geçirdiğini hatırlatarak başlayan Prof. Dr. Arıcan, büyük şairin sarayların geçici şöhretinden uzak durarak bağımsız bir şahsiyet inşa ettiğini vurguladı.
Gencevî’nin hiç seyahat etmemesine rağmen kahramanlarının (İskender, Mecnûn, Behram) sürekli hareket hâlinde olduğuna dikkat çeken Arıcan, yolculuğun sadece fiziki bir eylem olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yolculuğun en eski yanılgısı, onun yalnız ayakla yapıldığını sanmaktır. Nizâmî’nin bedeni Gence’de kalmış olabilir; zihni ise felsefeden astronomiye, tıptan mantığa, matematikten musikiye uzanan geniş bir bilgi evreninde dolaşmıştır. Bir filozof gibi risaleler yazmamış; fakat varlık, insan, aşk ve adalat hakkında bütünlüklü bir düşünce mimarisi kurmuştur.”

İskoçya Taşlarından Doğu Hikmetine
İskoçya ve İngiltere seyahatlerindeki gözlemlerini aktaran Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Batı’nın eleştirel aklı ile Doğu’nun hikmet arayışı arasındaki ilişkiyi sorguladı. Modern dünyanın bilgiyi çoğalttığını fakat hikmeti kaybettiğini belirten Arıcan, günümüz insanının düştüğü çelişkiyi şu sözlerle özetledi:
“Uçaklar daha hızlı uçuyor; fakat insan nereye yetiştiğini her zaman bilmiyor. Şehirler büyüyor; fakat insanın iç dünyası aynı ölçüde genişlemiyor. Haberler çoğalıyor; fakat hakikati ayırt etmek zorlaşıyor. Nizâmî’nin düşüncesi tam da bu kırılma noktasında yeniden anlam kazanır. Onun için bilgi yalnız biriktirilecek malumat değildir; insanı adalete, ölçüye ve merhamete götürmelidir.”
İngiltere Yollarında Çınlayan Leylâ Sesi
İngiltere yollarında dinlediği Eric Clapton’ın ünlü “Layla” şarkısından hareketle kültürlerin geçişgenliğine de değinen Arıcan, Doğu ile Batı’nın birbirine tamamen kapalı olmadığını vurguladı. Arapça bir ismin Nizâmî’nin Farsça mesnevisinde zirveye ulaştığını, Türk edebiyatında yeniden şekillendiğini ve yüzyıllar sonra bir İngiliz rock şarkısında yankılandığını ifade eden TYB Şeref Başkanı, medeniyetlerin yalnız ticaret yollarıyla değil, bir hikâye ve aşkın acısıyla da temas ettiğini belirtti.
“Bazı Kitaplar Bizi Bizden Önce Seçer”
Yazısını insan ile kitap arasındaki kadim dostluğa atıfla tamamlayan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “İnsan bazen yol arkadaşını kendisinin seçtiğini zanneder. Yıllar geçtikçe anlar ki bazı kitaplar bizi bizden önce seçmiştir,” diyerek Nizâmî Gencevî’nin sekiz asır öteden günümüz insanına rehberlik etmeye devam ettiğini altını çizdi.

























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.