Ordu ve bayrakla nasıl barıştık?

Ordu ve bayrakla nasıl barıştık?

15 Temmuz gecesi gerçekleşen o ihanet kalkışmasında sokağa çıkan dindar kitleler Cumhuriyet tarihinde ilk kez kamu güçleriyle omuz omuza aynı hedef için çarpışmışlardı. Ülkenin ana eksenini oluşturan dindar Anadolu mayası, yüz yıldır değerleri ile savaşta kullanılan kendi ordusu ile barışmış, aynı duyguları paylaşmış, omuz omuza vatan topraklarını savunmuştu. İşte bu duygu birlikteliği, emperyalizmin iki yüz yıldır korktuğu, olmaması için her türlü vasıtayı kullandığı binlerce yıllık ordu-millet sosyolojisinin yeniden canlanmasına yol açtı.

CHP'li vekilin "orduyu sattınız" sözünün epey bir yankılandı.

Bu tartışmamın ürettiği iklimde ben başka bir açıdan konuya yaklaşmayı deneyeceğim.

Türkiye'de ‘ordu’ her zaman el üstünde tutulmuştur.

28 Şubat'ın en hararetli günlerinde komuta kademesi ve güdümündeki medya vasıtasıyla ayar üstüne ayar çekilen rahmetli Necmettin Erbakan'ın ağzında yine de ordunun kurum kimliğine yönelik tek kötü kelime çıkmamıştı.

Aynı şekilde, oğlu şehid düşen annenin askeri tören yapılan orduevine başı örtülü olduğu gerekçesiyle alınmaması karşısında bile o anneden ordunun şahs-ı mânevîsine yönelik yine en küçük bir isyan kelimesi çıkmamıştı.

Devamı: https://www.gzt.com/gercek-hayat/ordu-ve-bayrakla-nasil-baristik-3565208

Bu haber toplam 196 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim