• İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

Sadık Okur: Mezopotamya’da Hüzün: Abdülmelik Fırat

Sadık Okur: Mezopotamya’da Hüzün: Abdülmelik Fırat
Son yıllarda nehir röportajlar yaygınlaştı. Hatıralarını yazmayan veya yazamayan şahsiyetlerle uzun süren konuşmalar yapılıyor, bu kayıtlar deşifre edilerek yayına hazırlanıyor.

Abdülmelik Fırat’la bu konuşmayı yapan Aydın Işık. Aydın Işık, çok kitap okuyan, okutan bir şahsiyet olarak biliniyor. Bu hamulesiyle Abdülmelik Fırat’la konuşuyor. 2002 yılında Fırat’ın Yalova’daki evinde, zaruri aralar dışında üç gün görüşülür, kayıt alınır. 12 kasetlik külliyat polis araması sonrası kaybolur. Neyse ki Aydın Bey’in eşi ilk 10 kaseti deşifre etmiştir. İşte bu 10 kasetin deşifresi İbrahim Yusuf tarafından yayına hazırlanmış. Böylece 188 sayfalık bir kitap ortaya çıkmış.

Abdülmelik Fırat, bugünün gençlerinin malûmu olmayan bir şahsiyettir. Onun dedesi Şeyh Said, inkılâp tarihinin lanetlilerindendir. 1925 Şark İsyanın elebaşısı olarak idam edilmiştir. Bunun “Kürt isyanı” veya “dinî-insanî bir isyan” olduğu konusunda tartışmaların sonu gelmez. İsyanın Musul meselesinin Cemiyeti Akvam/Milletler Cemiyeti gündeminde olduğu süreçte çıkması çeşitli yorumlara yol açmıştır.

Tek parti devri mantığına göre, Şeyh Said lanetli bir şahsiyet olunca, onun ailesi ve soyu da lanetlidir! Bu yüzden ailesi, bu arada Abdülmelik Fırat da hayli sıkıntı çekmiştir. Demokrat Parti devrinde durum değişir, Abdülmelik Fırat yaşını büyüterek 1957’de Demokrat Parti’den milletvekili seçilir. 1960 darbesinden sonra meşhur Yassıada Mahkemesinden yargılanır. 1.5 yıl hapis yatar. 1991’de DYP’den milletvekili seçilir, fakat yürütülen siyasete karşı çıkarak istifa eder. Kendisi parti kurar ve 2009’da vefat eder.

Aydın Işık, Abdülmelik Fırat’ı konuşturacak birikime sahip, dolayısıyla ortaya çıkan metin de ilgi çekici bir metin. Fırat, konuşma boşunca her ne kadar etnik tarafını zaman zaman dillendirse de dinî mensubiyeti öne çıkaran bir tavra sahiptir. Hatta rejimin Türklere en büyük zulmü yaptığını da söyler. Fırat’ın Türkiye’nin yakın tarihi ile ilgili inkılap tarihi külleri altında kalmış konularda gerçekçi değerlendirmeleri dikkat çekicidir.

“Batılılar mesela Araplara 23 devlet yaptılar. Şeyhlik, krallık, sosyalistlik sistemleri kurdular. Adları ne olursa olsun ve kim olursa olsunlar, hepsi de batının adamıdır.” (sf. 38)

Şeyh Said isyanında İngiliz parmağı var mıydı? Rejim bunu iddia etmiştir. Fakat İsmet Paşa daha sonra “araştırdık irtibatını tesbit edemedik” diye açıklama yapmış. İrtibatını tesbit etseler bunu açıklayabilirler miydi? Çünkü Türkiye’nin o sıralar İngiltere’nin yüksek otoritesine karşı durması mümkün değildir.

“İngilizler Osmanlı imparatorluğunu ele geçirse idi, bu inkılapların yüzde sıfırını bile yapamazlardı…Türkiye’yi Hindistan gibi, Arap memleketleri gibi müstemleke olarak görüyor(lar). Fevkalade kurnazca, dessasça, dakik olarak hesaplanmış oyunlar…İnsanları kendi tarihine, kültürüne, dinine düşman ediyorlar. Bir Hırıstiyandan, bir Yahudiden, bir Budistten hatta bir ateistten daha kindar yetiştiriliyor insanlar.”

“Bence Türk halkına yapılan işkence, zulüm hiçbir yerde olmamıştır. Mesela bugün İngilizler, Yahudiler, Hırıstiyanlar Türkiye’yi 70 sene idare etseydi bu yönetimin başlarına getirdiğinin onda birini yapamazdı.” (sf. 66)

Abdülmelik Fırat, PKK’ya da açıkça karşı çıkıyor. Kürtlerle Türklerin arasını bir taraftan rejimin, diğer taraftan PKK’nın açmaya çalıştığını söylüyor. Bu kadar propagandaya rağmen Türklerle Kürtler hallk olarak birbirine düşman edilememiştir. Din faktörü ve kültürel müşterekler buna mani olmaktadır.

Kitap yayına hazırlanırken, okuyucunu anlaması için bazı açıklamalara yer verilmiştir. Bu açıklamalardan bazıları maalesef yetersiz. Bunun dışında Abdülmelik Fırat’ın hafızasının teklediği hususlar da var. Mesela Fırat, Demokrat Parti devrinde Süleyman Demirel’le birlikte milletvekili olduklarını, Yassıada’da yargılandıklarını ve beraber hapis yattıklarını söylüyor. (sf. 157)

Halbuki Demirel Demokrat Parti devrinde Devlet Su İşleri Genel Müdürüdür. Siyasete 1962’de atılmıştır.

Her şeye rağmen, Abdülmelik Fırat’la yapılan ropörtajın kayda geçirildikten sonra kitap olarak yayınlanması mühimdir. Sonraki baskılarda bu hatalar telafi edilebilir.

Mezopotamya’da Hüzün. İstanbul 2022, Beyan Yayınları

Bu haber toplam 409 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim