Yahudilik ve Siyonizm ayrımının ne önemi var, sorusunun çoğu kimsenin zihin dünyasını meşgul ettiğini zannediyorum. Bu, 7 Ekim 2023’ten önce üzerinde durulmuş bir mesele de değildi. Elbette bazı muhitlerde konuşulmuş ve tartışılmıştır. Filistin meselesini ciddiyetle takip edenlerin bu türden ayrımlara aşina olduklarını düşünebiliriz. Okurlarımızdan gelen yorumlar da böyle bir ayrımı yersiz bulanların çoğunlukta olduğunu gösteriyor. Bu sebeple 7 Ekim 2023’ten sonra Türkiye’de “Yahudilik” ve “Siyonizm” ayrımını da ihtiva eden daha geniş bir bağlamın şekillenmeye başlaması en azından benim için çok önemli bir gelişmedir. Çünkü hem Yahudilik ve Siyonizm ayrımı hem de bu iki kavramı da ihtiva eden daha geniş bağlam çok daha anlamlı ve işlevseldir. Asıl önemli olan ise daha geniş bağlamın çeşitli unsurları sistemli bir şekilde tahlil etmeye ve yorumlamaya imkân vermesidir.
Okurlarımız arasında “Yahudilik” ve “Siyonizm” arasındaki ayrımı yersiz bulanları eleştirmek kolay değil. Çünkü Yahudiler arasında Siyonizm ve Yahudiliği örtüştürmek ve özdeşleştirmek isteyenlerin çoğunlukta olduğu biliniyor. İsrail’i ve İsraillileri gözlemleyenler bu durumu rahatlıkla tespit ediyor. Fakat meselenin basit olmadığını da görmemiz gerekiyor. Bugün özellikle İngiltere, Almanya ve bir ölçüde de Fransa’da İsrail’e yönelik bütün eleştirilerin antisemitizm kategorisine dâhil edilmesini isteyenler Siyonistlerdir. İsrail’e ve Siyonizm’e tepki gösterenleri antisemitik olmakla suçlayan bu Siyonistler, hem Yahudiler arasında hem de Protestan Hıristiyanlar arasında çok yaygındır. İngiliz ve Alman devletlerinin İsrail’e yönelen bütün eleştirileri antisemitizm kategorisine dâhil edip suç sayması Siyonizm ve Yahudilik arasındaki ayrımın aslında sıradan bir şey olmadığını göstermeye yeter. İngiltere, Almanya, Fransa ve ABD’nin Yahudi düşmanlığını öne sürerek İsrail’e yönelen bütün eleştirileri boşa çıkarması sıradan bir hadise değildir. Bu çerçevede İngiltere ile birlikte on iki ülkenin Batı Şeria’daki yerleşimcilerle ilgili yaptırım kararından sonra İngiltere başbakanı ve dışişleri bakanının konuşmalarında İsrail’e kalkan olma cüretkârlığı dikkat çekiciydi. Adlarını sıraladığımız ülkelerin Siyonizm’i Yahudilikten ayırmaya istekli olmadıkları çok açık.
Okurlarımıza “Yahudiliğin ardına saklanan ülkenin İsrail” ile sınırlı olmadığını özellikle ifade etmemiz gerekiyor. Bugün bu gerçek çok daha barizdir. İngiltere, Almanya, Fransa ve ABD Siyonist bir koloni olarak inşa edilen İsrail ile birlikte “Yahudi” statüsünün arkasına saklanıyor. Bu ülkeleri İsrail ile bir araya getiren asıl unsur ise Siyonizm’dir. Siyonizm bir ideolojidir ve bu ideoloji önce Hıristiyanlar arasında ortaya çıktı ve kolonyal bir ideoloji olarak gelişti. Siyonizm Hıristiyanlardan çok sonra Yahudiler arasında taraftar topladı. Hemen fark edileceği gibi Siyonizm hususunda Hıristiyanlık, kuşatıcı olmaktan çıkıyor. Bu kolonyal ideolojinin Katolik Hıristiyanlar arasında da taraftar topladığı malumdur fakat bu ideolojiye kaynaklık eden Protestan ülkelerdir. İsrail ve Siyonizm söz konusu olduğunda Ortodokslara da farklı bir pencere açmak gerekir. Bunlardan başka daha alt kategoriler çok daha önem arz edebilir. Almanya, İngiltere ve ABD’nin diğer Protestan Kuzey Avrupa ülkelerinden farklılığını muhakkak değerlendirmek gerekiyor.
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/selcuk-turkyilmaz/israilin-otesinde-siyonizm-4856536































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.