Bu durum onları çoğunluklar karşısında sürekli dezavantajlı bir pozisyonda tuttuğu gibi Kürtler genelde bu kültürlerde birinci sınıf vatandaş olarak da görülmediler.
Bölgedeki birçok devletin yönetiminde Kürtler benzer bir tarihi deneyimlediler. Ortadoğu’da Yaklaşık yüz yıldır bastırıldılar, dışlandılar ve asimile edilmeye çalışıldılar. Hak ve özgürlükleri ihlal edildi ve en temel haklarından bile mahrum bırakıldılar.
Ne var ki son dönemde yaşananlar Kürtler açısından bir avantaja dönmüş durumda. Şu anda Kürtler tarihte hiç olmadıkları kadar, Kuzey Irak’ta güçlü bir sistem kurmaya yakınlar.
Kürtler, Bağdat Hükümeti’nden git gide bağımsızlaşırken, merkezi Bağdat yönetiminin tüm önleme girişimlerine rağmen git gide daha da zenginleşiyor.
Şu an Kürt bölgesi, Irak’ın en istikrarlı ve güvenli bölgesi olarak görünüyor.
Asıl soru, Kürtlerin bölgede nasıl böylesine dengeleyici ve istikrarlı bir güce dönüştüğü. Bu soruya uluslararası sisteme, güç ilişkilerine ve strateji oyunlarına referansla birçok cevap verilebilir ama burada vurgulanmak istenen bir etnik grubun serbest piyasanın yardımıyla neredeyse bir ülke inşa etme yolunda ilerlediğidir.
Kürtlerin milliyetçiliğe eklemlenmesi çok geriye gitmez. Kürt milliyetçiliği 20. Yy’lın ilk yarısında başlar. Ne var ki Kürtler siyasal varlıklarını iddia etmeye başladıklarından beridir de yönetimi altında bulundukları coğrafyalarda sorunlar yaşamışlardır.
2003’teki Amerika’nın Irak’ı işgali ve Saddam Hüseyin’in devrilmesi ise Kürtlerin baskıdan kurtulması için önemli bir şans olmuştur. O zamandan beri Kürtler bölgede her geçen gün artan bir otonomiye sahip olmaya başlamış ve 2005’teki yeni Irak Anayasası bu durumu resmen tanımıştır.
Devamı: https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/ortadoguda-kurt-siyasal-alani-ile-yuzlesmek-2-151/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.