• İstanbul 27 °C
  • Ankara 32 °C

Yahya Kemal’e göre divan şiirinden pürüzsüz, saf mısralar elde etmenin yollarını bulmalıydık

Yahya Kemal’e göre divan şiirinden pürüzsüz, saf mısralar elde etmenin yollarını bulmalıydık
Yahya Kemal bir süredir yenileşme ve sadeleşme yolunda olan Türkçe ile bir şiir dili kurmak istiyordu. Bu dil milletimizin duygularını ifadeye ulaşacak bir dil olacaktı.
Ona göre bizler divan şiirini günümüzde ihya etmenin, ondan pürüzsüz, saf mısralar elde etmenin yollarını aramalıydık.

Belediye reisliği yapan adliye memuru Nişli İbrahim Naci Bey ve Leskofçalı İsmail Paşazade Dilaver Bey’in kızı Nakiye Hanım’ın oğlu olan Yahya Kemal 2 Aralık 1884 yılında Üsküp’te doğdu. Asıl adı Ahmed Agâh olan şairin, aile şeceresi hem anne hem de baba tarafından III. Mustafa devri Rumeli sancak beylerinden Şehsuvar Paşa’ya dayanır. Şairin daha sonra alacağı Beyatlı soyadı da “Şehsuvar” lakabının Türkçesidir ve onun hatırasını taşır.

Yahya Kemal, eğitimine 1889 yılında Üsküp’teki Yeni Mektep’te başlamış, ancak 1892 yılında oldukça modern bir eğitim veren Mekteb-i Edeb’de devam etmiştir. Üsküp İdadisinde başladığı orta öğretimine ailece taşındıkları Selanik’teki Selanik İdadisinde devam eden Yahya Kemal ve ailesi, o yıl annesinin ölümü ve babasının yeniden evlenmesi üzerine Üsküp’e döndüler. Ailedeki huzursuzluk sebebiyle Beyatlı, yeniden Selanik İdadisindeki eğitimini tamamlamak üzere Selanik’e döndü ancak burada da hastalandığı için tekrar ailesinin yanına Üsküp’e dönmek zorunda kaldı. Bir süre sonra evdeki huzursuzluklar had safhaya varmış olduğu için İdadiyi tamamlamak üzere ailesi Yahya Kemal’i İstanbul’a gönderdi.

Zengin bir sanat ve tarih kültürü

Yıl ortası olduğu için arzu ettiği Galata Sarayı Sultanisi’ne giremeyen şair, Robert Koleji’ne kayıt için de bir sonraki yılı beklemek zorundaydı. Bu sebeple bir süre boşta kalması devrin siyasi akımlarına kapılmasına sebep oldu. Bu süre zarfında döneminin birçok genci gibi bir fırsatını bulup Paris’e kaçtı. Devamı: https://www.dunyabizim.com/portre/yahya-kemale-gore-divan-siirinden-puruzsuz-saf-misralar-elde-etmenin-yollarini-bulmaliydik-h38649.html

Bu haber toplam 255 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necip Fazıl: “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın”07 Temmuz 2020 Salı 16:15
  • Osmanlı'da vakıf kültürünün öncüsü olan 6 sultan07 Temmuz 2020 Salı 16:14
  • Bir neslin ağabeyi Erdem Bayazıt'ı yazdı06 Temmuz 2020 Pazartesi 13:34
  • Medeniyetimizin temel taşı: vakıflar06 Temmuz 2020 Pazartesi 13:30
  • Bilinen Evren Tek Bir Fotoğrafa Sığarsa04 Temmuz 2020 Cumartesi 14:03
  • Şibli Numani’nin gözünden Osmanlı İstanbul’u04 Temmuz 2020 Cumartesi 13:54
  • “Aklın yeri kalptir, beyin değil"04 Temmuz 2020 Cumartesi 13:48
  • Ahmet Mthat’ın Beykoz’u04 Temmuz 2020 Cumartesi 13:44
  • A. Haluk Dursun kimdir?03 Temmuz 2020 Cuma 14:26
  • Ebru İzer, Mucize02 Temmuz 2020 Perşembe 14:16
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim