Batı uygarlığının dünya üzerinde hegemonya kurmaya başladığı dönemden itibaren dünya yaşanamayacak bir çatışma, savaş ve kaos arenasına dönüştü. 1648 Vestfalya Anlaşması, modern Avrupa’nın, ulus-devlet imparatorluklarının kuruluş sürecinin siyasî ve iktisadî olarak başlangıç tarihidir.
FİÎLÎ İŞGAL “NERESİDİR”, ZİHNÎ İŞGAL “NEREYE” DÜŞER?
O gün bugündür, dünya günyüzü görmüyor. Avrupalılar, birkaç asırlık bir süre zarfında bütün dünyanın kıtalarını işgal ettiler, tabiî ve kültürel kaynaklarını târumâr ettiler, dünyanın her tarafını, her karışını, bütün kültürlerini kontrol ve kolonize ettiler. Bütün dünyayı köleleştirdiler. Sadece siyasî ve coğrafî işgalle yetinmediler. Zihinleri de işgal ederek epistemik kölelere dönüştürdüler bütün insanlığı.
Aslında fiîlî işgalin temeli zihnî işgalle atılmıştı: Modern dünyanın “kurucu baba”larından Francis Bacon, “bilgi güçtür” derken, dünyanın ve dünyadaki bütün kültürlerin ve bu arada tabiatın kontrol ve kolonizasyonunun entelektüel temellerinin ruhumuz, mekanik, materyalist bilim’le atılacağını haber vermiş oluyordu.
Nitekim Descartes, modernitenin fiîlî işgal programının zihnî temellerini şu ürpertici cümlesiyle atacaktı: “Tabiatın efendileri ve sahipleri olacağız.”































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.