D. Mehmet Doğan: Hacıyatmaz ve kaselisler

D. Mehmet Doğan: Hacıyatmaz ve kaselisler
Bekliyordum; Cumhurbaşkanımız Ankara’nın müzmin başkanı ile ilgili açıklama yaptıktan sonra sağdan soldan sesler çıkmasını. Tahminimde yanılmadım.

Çoğu kaselis, elbette bir kısmı halis niyetli olabilir, o zaman saflıklarından, destek yazıları kaleme aldılar.

Bunların dinle alakası olmayanlarına söyleyecek bir şeyim yok. Onlar müzmin başkandan iyisini, âlâsını, “süperini” bulamazlar.

Dindarlarına söyleyeceklerim var elbette.

Ankara’da yaşayanlara tavsiyelerim olacak, Ankara’da mekin olmayanlara bir şey söylemeye gerek yok, hariçten gazel atmak matbuat âleminde serbesttir.

Siz Ankara’da neler olup bittiğinden haberdar mısınız? Şehrin kaynaklarının Ankapark diye bir oyun ve eğlence merkezine aktarıldığını biliyor musunuz?

Ankara büyük şehir belediyesinin işi oyun ve eğlence yeri açmak mıdır? Belediyeler eğlence resmi alır, eğlence yatırımı yapmaz. Dünyanın en büyük oyun ve eğlence merkezi Ankara’da açılıyor. Hadi hayırlı olsun! Sirkler, dinozorlar, transformersler, limitsiz eğlenceler...

Vur patlasın, çal oynasın! Çalkala yavrum çalkala!

Ankara kültürle anılmalıydı, Ankara medeniyet merkezi olmalıydı, fakat Ankara’da belediyenin bir tek kütüphanesi yok! (Geçen bazı ilanlar gördüm. Nihayet belediye iki tane kütüphane açmış. Muhtemelen küçük çaplı, semt kütüphanesi mahiyetinde, yine de geç kalmış iyi bir başlangıç).

Ankara’da öğrenciler ders çalışmak için Milli Kütüphane’de uzun kuyruklar oluşturuyorlar. Büyükşehir belediyesi kedilere, köpeklere gösterdiği ilgiyi okumak isteyen öğrencilere göstermiyor.

Dönelim dindar dostlara, peki dünyanın en büyük oyun ve eğlence merkezine nasıl duhul edeceksiniz? Sizi nasıl olsa açılışa davet ederler. Yani bu eğlence merkezine nasıl gireceksiniz?

Ona/onlara sorum şu: Gösterişli bir eğlence merkezine camiler, türbeler, minareler, kubbeler arasından girmemizi uygun bulan kimse hangi “ümmet”ten bahsediyor?

Olsa olsa “ümmetüs laikus”dur. Din hiçbir zaman bu kadar laikliğe, dünyeviliğe, sekülerizme payanda yapılmadı, âlet edilmedi. Artık din dışı alanlara din basmaklarına basarak gireceğiz.

Ben müzmin başkanla ilgili ayyuka çıkan söylentilerle ilgili değilim. Onların ilgilileri vardır ve sırası gelince de hesabını verir.

Benim meselem bu zatın Ankara’ya verdiği zararlarla ilgilidir.

Ankara’da Hacı Bayram semti vardı. Ulus’tan gelirken Cami görünür, dosdoğru yürüyüp giderdiniz. İki tarafta kitapçılar çarşısı.

Şimdi Hacı Bayram-ı Veli Çarşısı var!

Başkente bir veli (Allah dostu) adına çarşı açmak! Onu ticarete alet etmek! Ancak şeytanî bir iş olabilir. Şimdi Hacı Bayam Camii bir takım merdivenlerden çıkmadan, bir sürü ticari engeli geçmeden göremiyorsunuz.

Ankara’nın yüzlerce yıllık alışveriş bölgesi Ulus başkanın fantezilerine kurban ediliyor. İlle de buraya dünyanın en büyük meydanını yapacak. En büyük meydanlar totaliter ülkelerde olur. Moskova’da var, Pekin’de var.

Başkan göze girmek için büyük paralar harcayarak kuzey Ankara’ya “Türkiye’nin en büyük inanç merkezi”ni yapıyor. Bu kendi ifadeleridir, bir müslümanan bu laftan midesi bulanır. Cami inanç merkezi değil, ibadet merkezidir. Başkanın en yakın cemaate üç beş kilometre uzaklıkta inşaa ettiği inanç merkezi ile ilgili daha önce yazmıştık.

http://www.tyb.org.tr/d-mehmet-dogan-mujde-ankaraya-cumhuriyet-tarihinin-en-gorkemli-inanc-merkezi-yapiliyo-30846h.htm

http://www.tyb.org.tr/d-mehmet-dogan-devlet-cami-yapar-mi-30867h.htm

Şimdi bu camii belediye imkânlarıyla yapılıyor. Halkın rızası alınmadan böyle bir ibadet yeri yapılabilir mi? Yapılır da, böyle bir camide namaz kılmak caiz mi?

Beytülmalden, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan paradan cami yapma konusunda, fetva makamındaki hocalarımız ne der acaba?Gerçek ilim adamları, bunu sorgularlardı: Bu cami helâl para ile mi yapılıyor?

Cami yapmakta tek ölçü, Allah rızasını kazanmaktır. Müminlerin gönül rahatlığı ile, şüpheye düşmeden ibadet edeceği binalar yapmaktır.

Siyaset için, ticaret için, gösteriş için, şöhret için...yapılan camiler, gönlümüzü bulandıran “inanç merkezleri” yapmak ne halka hizmettir ne de Hakka hizmet!

Uzatmak istemiyoruz, ama bu dönemde Ankara kimliği büyük tahribata maruz bırakıldı. Kültürsüz belediye ne yaptıysa kalitesizini yaptı. Şar diye dergi çıkarıyorlar, bir sayısındaki hataları yazsak kitapçık olur. (Az bir kısmını makale halinde yazdık.)

Sorumuz şu: Kadir Topbaş’ın istifasından sonra lehinde bir yazı çıktı mı? Çıkmaz, çünkü kaselisleri beslemedi Topbaş. Ama Ankara’da çıkar. Neden çıktığı da malûm!

 

Bu haber toplam 1284 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim