• İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

Kenan Alpay: Polemik Tutkusu Muhakeme İhtiyacını Ezdikçe

Kenan Alpay: Polemik Tutkusu Muhakeme İhtiyacını Ezdikçe
Çok akıllı, bilgili ve tecrübeli bir toplum olduğumuz için hiç ama hiç kimsenin nasihate ihtiyacı yok. Nasihat edene de teşekkür edilmediği gibi ağza gelen her türlü yakıştırma yapılıyor zaten.

Oysa Rasulullah Muhammed Mustafa (a.s.) “Din nasihattir” diye buyurunca ashab-ı kiram “kimin için nasihattir?” diye sorunca Rasullullah şöyle izah etti: “Allah için, Kitabı için, Rasulü için, Müslümanların imamları ve onların geneli için’ buyurdu.” Nasihat basit bir biçimde sözle öğüt vermek olarak tanımlanamayacak kadar geniş, derin ve etkili bir kavramdır. 

Nasihat bir yönüyle insanları iyiye ve güzele sevk etmek için yapılan güzel konuşma, va’az, öğüt, tavsiye, ihtar ve ibret verici derstir elbette. Ancak geniş manada nasihat bir şeyi veya bir kimseyi içten ve gönülden sevmek, ona bağlanmak, ihlas, sadakat ve samimiyet demektir. Bu sebeple İslam açısından her hayırlı söz ve her hayırlı iş nasihat sayılır. Hatta dünya ve ahiret hayırlarını bünyesinde toplamak bakımından Arapçada nasihat/öğüt ile felah/kurtuluş kavramlarının yerini tutacak kapsamda kavram olmadığı ifade edilir. 

Emanete Ne Kadar Riayet Edildi?

Şimdilerde nasihat yani hakkı ve sabrı tavsiye, iyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymak gibi Kur’an-ı Kerim ve Sünneti Seniyye’nin bize öğrettiği ve örnek bir model olarak emrettiği hayat tarzı demode olmuş, etkisiz ve kazandırmayan bir yöntem sayılıyor adeta. Son model siyasal propaganda söylem ve araçları fenomen sayılan aktörler eliyle sahaya sürülünce başarı ve zafer garanti görülüyor. Bu sebeple ortalıkta sükûnet yerine gürültü-patırtı, sabır ve muhakeme yerine telaş ve marazi söylemlerin oluşturduğu kaotik bir görüntü var. 

Meselenin teknik ve kanuni boyutuna dair tartışmalar lüzumsuz değil elbette. Ancak şimdiye dek canla başla savunulmuş seçim sistemini yerin dibine geçirecek benzetmelerin, meşru teamülleri geçersiz sayıp destekçileriniz nezdinde bile sadece şüpheleri derinleştiren teklifler uçuşturmanın kimin hanesine kayıp, kimin hanesine kazanç diye yazıldığı görememek hiç de anlaşılır değil.

Polemikle yani münakaşa, çekişme nihayet ahlaki ve hukuki açıdan sonuçsuz tartışmalarla elde edilecek başarı gerçek bir başarı değildir. Medya ve sosyal medyanın da sağladığı imkanlarla polemik yani münakaşa almış başını gidiyor. Polemik önlenemez bir biçimde yükseliş trendinde. Fakat polemik tutkusu derinleştikçe ve yaygınlaştıkça asıl ve acil ihtiyaç olan muhakeme ihtiyacı hiç fark edilmiyor. Aksine muhakeme ve muhasebe davetleri karşı cephenin ekmeğine yağ sürmek, zamansız ve samimiyetsiz bir işgüzarlık olarak hızla damgalanıyor. 

Kullanılan dili sertleştirerek, itiraz edeni hatta tereddüt belirteni tasfiye edip tecrit etmek safları sıklaştırmanın en garantili yolu olarak belirlenmiş durumda. Milliyetçi Hareket’le yapılan seçim ittifakı bazı zihinlere ve duygulara öylesine sirayet etmiş ki bizim mahallede Kemalist söylem, sembol ve teamüllerin benzeri modelleri bütün topluma hâkim kılmak için fırsat kollayan sonradan görme partizan-militan tipler mantar gibi bitmeye başladı. 

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kenan-alpay/polemik-tutkusu-muhakeme-ihtiyacini-ezdikce-28204.html

Bu haber toplam 78 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim