Ramazan Kayan: El-Aksa Olmadan Asla

Ramazan Kayan: El-Aksa Olmadan Asla
Gün yok ki Mescid-I Aksa'ya yönelik yeni bir saldırı ile sarsılmayalım… Son bir hafta içinde yaşananlar İsrail'in iğrenç yüzünü yine ortaya çıkardı.

İsrail küstahça tüm kutsal değerlerimize saldırarak Filistinli Müslümanları ve tüm ümmeti çileden çıkarmaktadır.

Kanlı ve kirli postalları ile mübarek mabedimizi çiğneme cüretini göstermesi nasıl bir cinnet içinde olduğunun iradesidir.

Biliyoruz, Siyonist İsrail'in bu aymazlığının arkasında Batı'nın verdiği destek ve cesaret bulunuyor…

Terör devleti İsrail var olduğu sürece bu coğrafyanın barış ve güvenliğe kavuşması mümkün değildir.

Siyonist İsrail artık insanlığın ortak utancıdır.

Yeryüzünün yüzkarası bu durum bir sonuçtur. Neyin sonucu?

Batı beslemesi bu şer odağın Batı'nın çocuğu olduğunu unutamayız…

Bir diğer boyut, ümmetin pasifliği giderilmeden, İsrail'in pervasızlığı bitmez…

Kalpler birleşmeden saflar sıklaşmadan, başlar dikleşmeden direniş bilinci oluşmuyor…

Dönüşüyorum İsrail bu gücünü nereden alıyor?

Paramparça olmuş bir Ortadoğu perişan hale düşen Müslüman halkların hali, İsrail'in elini güçlendiriyor…

İsrail'in istediği gibi atını oynatması bizim acziyet, zafiyet ve gafletimiz değil midir?

Filistin bile iki parça…

Hamas Gazze'de mahsur.. Batı Şeria'da sembolik bir Abbas var…

Suriye, Irak, Lübnan, Libya, Tunus, Pakistan kendi canlarının derdine düştü…

Batı ile can ciğer kuzu sarması İran tüm gücünü Baas rejimini beslemeye vermiş durumda…

Türkiye içine kapandı. Gürlese de yağmıyor… Bir çiçekle bahar gelmiyor…

Ümmet aciz, tepkiler cılız.

Bugün Mescid-i Aksa'ya sahip çıkamayan İslam alemi hangi kutsalına sahip çıkabilir?

Yeni bir intifadayı yürütebilecek ne bir bütünlük ne de bir liderlik söz konusu…

Bu tehlikeli oyunu bozacak, oyun kurucularımız nerede?

İç kanamalarımızı durdurmadan Siyonizmin karşısında duramayız…

Şii-Sünni…Selefi-Sufi…Cemaat-Tarikat…Arap-Acem…Türk-Kürt…Mezhep-Hizip… kavgaları bizde takat mı bıraktı?

Kurşunla kaynatılmış duvar olması gereken Müslümanlar birbirine kurşun sıkar hale gelmişsek vay halimize!

Birbirinin camisini bombalayacak kadar gözü dönen bu ümmetin evlatları Mescid-i Aksa'yı nasıl savunacak?

Bu şartlarda Allah bu ümmete Kudüs'ün fethini nasip eder mi?

Kudüs emanetini taşıyabilecek bir ehliyet, liyakat, cesaret ve basirete sahip miyiz?

İsrail'i şımartan, ümmetin suskunluğu değil midir?

Ahmet Yasin'i şikâyete götüren de ümmetin suskunluğu değil miydi?

Şimdilerde sadece BM gönderine çekilen Filistin bayrağı ile mi teselli bulacağız?

Bugün bize düşen el-Aksa'nın yasını tutmak mıdır, yoksa Kudüs'ün mirasına sahip çıkmak mıdır?

Kınamalar akan kanı durdurmuyor, kıyım devam ediyor…

Şu soruyu tekrar kendimize soralım…

Kudüs bizim neyimiz olur?

Onurumuz, namusumuz, şiarımız Kudüs…

Hafızamız, irademiz, imtihanımız, itibarımız Kudüs…

Derdimiz, davamız, dersimiz, duamız Kudüs…

Ruhumuz, rüyamız, rüzgarımız, rayihamız, rotamız Kudüs…

Devamı: http://www.milatgazetesi.com/el-aksa-olmadan-asla-makale-118516

Bu haber toplam 151 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim