“Güneş-Dil Teorisi” üzerine bilen bilmeyen konuşmaktadır ve dolaşımdaki yazılı ve görüntülü kaynakların birçoğu meseleyi eksik veya tamâmen yanlış bilmektedir. Mevzûun ehemmiyetine binâen notlarımızın bu bölümünde aradan seçmeler şeklinde değil bir bölümü bütün olarak almayı tercih ettik. Önceki yazımızı “Kvergić sahnededir.” notuyla bitirmiştik.
Güneş-Dil Teorisi ve Sonrası
1935 yılında bir ara Atatürk, Viyana’da yaşayan Dr. Hermann F. Kvergič’in kaleme aldığı kırk yedi sayfa uzunluğunda ve ‘La Psychologie de quelques éléments des langues turques’, başlıklı bir daktilo metni aldı. Metinde işlenen görüşe göre, kişi kendi kimliğinin farkına ilk defa, kendisini kuşatmış dış nesneleri tesis etme fikrini idrak ettiğinde varıyordu. Buna göre dil ilk olarak jestlerden oluşurdu ve buna bazı anlamlı sesler sonradan eklenirdi. Kvergić görüşüne dair ispatı Türkçe zamirlerde bulmuştu. M kişinin kendisini işaret ediyordu; ben’in eski biçimi olan men ve elim gibi. N bu kişiye yakın olanı işaret ediyordu; sen ve elin gibi. Z ise daha geniş bir alanı gösteriyordu; biz ve siz sözcüklerinde olduğu gibi. Dahası, Kvergić Türkçe›nin biçimlenen ilk insan dili olduğunu düşünüyordu. Hiçbir şey bundan daha iyi bir zamanlamaya sahip olamazdı.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-talib-celen/trajik-basari-turk-dil-reformu-uzerine-notlar-15-53503.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.