• İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C

Çağa Dair Bir Tanıklık: Zamane

Çağa Dair Bir Tanıklık: Zamane
Özlem KARAPINAR yazdı...Uzmanlık alanı psikiyatri olan yazar Engin Geçtan, Zamane kitabında toplumsal ve bireysel değişimimizi kendi klinik deneyimlerinden ve kişisel tecrübelerinden yola çıkarak ele alıyor.

 Yirmi bir ayrı başlık altında okuyacağımız bu değerlendirmeler geçmişe dönük olarak ele alınıp şimdinin daha iyi anlaşılmasında rol oynuyor. Toplumsal değişme, varoluş suçluluğu, kimlik sorunları, aidiyet duygusu, öfke, persona, regresyon, otorite gibi konuların kaleme alındığı deneme türündeki Zamane kitabı kendisi aynı zamanda akademisyen olan yazarın anlaşılır, açık, akıcı ve şeffaf üslubu nedeniyle alan dışındaki okurları tarafından da rahatça okunma imkânı sağlıyor. Günümüz "popüler" psikoloji yazarlarının aksine yazar Engin Geçtan, parmak sallayan, dikte eden, suçlayıcı bir dil kullanmaktan ziyade toplumun her kesimine aynı mesafeden bakarak yansız bir duruşla değerlendirmelerini yapıyor. Kitap boyunca bahsi geçen konulardaki yorumlarını kendi hayat tecrübesinden ve klinik deneyimlerden yola çıkarak yaptığının altını çizen Geçtan'ın kesin yargılardan, üstenci bir dilden ve E.M Cioran'ın tanımladığı gibi 'vaaz verme çılgınlığı' dediği o üsluptan uzak durmaya çalıştığını görüyoruz.

Kitabın ilk bölümü olan "Türkiye Adaletli Bir yer Değil" adlı denemede yazar "Bize Neler Oluyor" sorusunun cevabını arıyor. Kendi çocukluk döneminin geçtiği 1940'lı yıllara dönerek daha fazla yokluk ve zorlukların olduğu o dönem insanını betimlemeye çalışıyor. Zamanın daha yavaş ilerlediği, hayattan daha doyum alarak yaşandığı, kaygıların üretilmiş değil somut nedenlere bağlı olduğu o günlerde sınıf atlama çabalarının, aç gözlülüğün, çabuk zengin olma hırsının bu kadar yaygın olmadığı yorumunu yapıyor.

"Süreçler" bölümünde hem insanın kişisel tarihinde hem insanlık tarihinde süreçlerin sıçramalarla gerçekleşmesi konusu ele alınıyor. Tarihi olayları değerlendirirken bu sıçramaları göz ardı edersek sağlıklı bir çıkarımda bulunamayabiliriz. Bu bağlamda Cumhuriyet'i ve inkılâpları da akmakta olan sürecin sıçramalı bir aşaması olarak değerlendiriyor. Ulus olarak bizlerin tehdit altındayken güdülenişimizi, dibe vuracakken silkinmemizi çeşitli tarihi olaylarla örneklendiriyor.

"Dinlemek, İşitmek" adlı bölümde Heidegger'in "otantik dinleme" adını verdiği etkin, kapsamlı ve derinlemesine dinlemenin önemine vurgu yapıyor. Çoğu sosyal ortamda dinlemenin işitmenin fazla ötesine geçemediğini dile getiren Geçtan, bu nedenle psikoterapi buluşmalarını sosyal ilişkilerden daha samimi bulduğunu dile getiriyor.

İnsanın kendine karşı işlediği suçları "Varoluş Suçluluğu" olarak adlandırıyor yazar. İnsanların geliştirdikleri savunma mekanizmalarının dışına çıkabilmeleri için "yüreklilik" ve "risk alabilme" kavramları üzerinde duruyor. Rollo MayYaratma Cesareti'nde ne demişti: "Kendi özgün fikirlerinizi ifade etmezseniz, kendi varlığınızı dinlemezseniz, kendinize ihanet etmiş olacaksınız." Engin Geçtan da bu bağlamda kararlı olabilmenin temelinde risk almayı, risk alabilmek için de cesaretli olmayı salık veriyor. Fakat bu hız çağında, yetişme, yetiştirme kaygıları içinde savrulup sürüklenen insan kendini ne kadar tanır, öz farkındalığı yüksek midir? Byung Chul Han'ın "Yorgunluk Toplumu" dediği günümüz toplumunda performans özneleri diye adlandırdığı insanlarla Engin Geçtan'ın kent merkezlerinde yetişen proje çocukları aynı kişiler değil midir? 

Devamı: https://www.kitaphaber.com.tr/caga-dair-bir-taniklik-zamane-k5211.html

Bu haber toplam 213 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim