• İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Çözümle ilgili teklifler, tavsiyeler ve uygulama ile ilgili görüşler-2

Çözümle ilgili teklifler, tavsiyeler ve uygulama ile ilgili görüşler-2
Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, Yunus Emre Enstitüsü ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile müştereken dilimizin dünü, bugünü ve yarınının konuşulduğu bir Türkçe Şûrası düzenledi.

26-27 Kasım 2021 günleri yapılan Şûra'ya, dilciler, edebiyatçılar, ilim ve fikir adamları ile hukuk, tıp, eğitim, spor gibi alanlardan konuyla ilgili çalışmaları olanlar katıldı. Şûra'da müzakere edilen başlıklarla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlanarak kamuoyuna açıklandı. 

Çözümle ilgili teklifler, tavsiyeler ve uygulama ile ilgili görüşler

. Sesli ve görüntülü yayın kuruluşlarında sunucu, seslendirici olarak çalışanların Türkçe yeterlilikleri tescillenmelidir.

Medyayla her an yüz yüze olan toplumun dille teması mühim bir noktadır. Bu noktada doğru Türkçe kullanılması ehemmiyet kazanmaktadır. Bu yüzden, bilhassa sesli ve görüntülü yayınlarda sunucu, seslendirici olarak çalışanların Türkçesinin düzgünlüğü, kelime haznelerinin zenginliği ve telaffuzlarının doğruluğu denetlenmelidir. Gerekirse bu hususlarda ilgili kurumlar (RTÜK, TRT ve TDK) iş birliği yaparak öğretici çalışmalar yapmalı ve bu meslekleri icra edenlerin bu becerileri tescillenmelidir.

. Yabancılara Türkçe öğretimi bir merkezden tanzim edilmelidir.

Yabancılara Türkçe öğretimi son yıllarda bilhassa önem kazanmıştır. Türkçenin sınırları dünyanın sınırlarıdır. Yabancılara Türkçe öğretimi tam olarak sistemleştirilememiştir. Pek çok kamu kurumu birbirinden habersiz yabancılara Türkçe öğretmektedir. Bu durumda güç dağılmakta, etkisizleşmektedir. Bu çabayı tek merkezden tanzim eden bir yapı kurulmalıdır. Değişik kurumların faaliyetleri bir merkezden yönetildiği takdirde hem vakit hem güç kazanılacaktır.

. Türk toplulukları arasında Türkiye Türkçesi yaygınlaştırılmalıdır.

“Türk topluluklarının müşterek dili Türkiye Türkçesi” şiarı yaygınlaştırılmalıdır. Müşterek dille; anlaşmayı, konuşmayı amaçlayan bir tutum benimsenmelidir. Türkiye’de dilde yapılan değişiklikler, uydurulan yeni kelimeler Türk dünyasında tanınmamaktadır. Tasfiye edilen kelimeler çoklukla Türk dünyasında kullanılan kelimelerdir. Mesela edebiyat, maarif, muallim, mektep, bahtiyar vb. birçok kelime Türk lehçelerinin hepsinde kullanılırken sadece bizim kullandığımız bunların yerine üretilen kelimeler hiçbir lehçede yoktur. Bu birliği ortadan kaldıran, müşterek dili yıkan bir sonuç doğurmuştur. Türk dünyasının müşterek kelimeleri (ki bizim de müşterek kelimelerimizdir); resmî metinlerde, eğitim ve öğretim sisteminde kullanılmaya devam edilmelidir.

. Türk dünyası ile anlaşma zemininin tesisi için uydurma kelimeleri kullanmaktan vaz geçilmesi gerekir.

Türk dünyası ile müşterek anlaşma zeminin tesisi için bizim ders kitaplarından başlayarak, televizyon yayınları ve dizileri gibi çeşitli mecralardan uydurma kelimeleri temizlememiz ve müşterek kelimelerimize dönmemiz, Türk devletlerine de benzer bir telkinde bulunmamız gerekir. Onlar da Sovyetler devrinde dikte edilen kelimeler yerine müşterek kelimelerimizi kullanırlarsa anlaşmamız kolaylaşacaktır. Türkiye Türkçesinin müşterek anlaşma dili olarak kullanılması için de çalışmaların hızlandırılmasına ihtiyaç vardır.

Bundan başka 1992 yılında kabul edilen müşterek Alfabe’nin başta Türkiye olmak üzere bütün Türk devletlerinde kullanılması için gayret etmek gereklidir.

. Şahıs, yer, kurum adlarının dilimizin, kültürümüzün değerleri doğrultusunda verilmesi sağlanmalıdır.

Ülkemizde şahıs adı seçiminde kanunen bir düzenleme olmadığından son zamanlarda Türkçenin söz varlığında bulunmayan çeşitli adların çocuklara gelişigüzel verildiği görülmektedir. Meselâ, yabancı futbolcuların isimleri Atiba, Muslera, Sow vb. Bunun yanı sıra herhangi bir anlam ifâde etmeyen (Aleyna, Minel vb.) şahıs adları yaygınlık kazanmıştır. Bu konu ile ilgili bir kanunî düzenleme yapılması gerekli görülmektedir.

Şahıs adı dışında kalan diğer adların verilmesinde de Türkçenin ve Türk Kültürünün değerlerine uygun olarak seçimler yapılmalıdır. Okul adlarından cami adlarına, site isimlerinden sokak isimlerine, üniversite isimlerinden bina adlarına kadar bütün alanlarda bu hassasiyet gösterilmelidir.

18-003.jpg

Bu haber toplam 537 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim