• İstanbul 32 °C
  • Ankara 33 °C

D. Mehmet Doğan: Değerleri yaşatmak ciddiyet istiyor

D. Mehmet Doğan: Değerleri yaşatmak ciddiyet istiyor
Değerleri yaşatmak gerçekten ciddiyet istiyor. Toplumun yapıtaşı mevkiinde olan değerlerin hatırlanması, topluma tekrar kazandırılması, bilhassa genç kitlelere tanıtılması gerçekten ciddiyet istiyor.

Muhterem misafirler, değerli ilim ve fikir adamlarımız, aziz gençler!

Bugün Mehmed Âkif Bilgi şölenlerinin üçüncüsünü yapmaktan büyük bir memnuniyet ve mutluluk duyuyoruz.

Türkiye Yazarlar Birliği'nin Mehmed Âkif ile ilgili yaptığı faaliyetlerin 30 yıllık bir geçmişi var. Bu 30 yıl Türkiye'nin hızlı değişim ve dönüşüm dönemidir. Gel-gitlerin çok olduğu bir devredir. Siyasî yapı darbelerle zedelenmiş; zihnî yapı, bilhassa yeni iletişim vasıtalarının yaygınlaşmasıyla sarsıntı geçirmiş, değerlerimizin yaşatılması güçleşmiştir. Türkiye Yazarlar Birliği, 1978'den itibaren bize göre doğru seçimler yaparak, zihnî yapımızın onarımı, sağlıklılaştırılması yönünde çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaların en ağırlıklarından biri, belki de birincisi Mehmed Akif'in toplum hafızasında yerini koruması, genç nesillerin bu büyük şairimizi, düşünürümüzü ve karakter abidesi şahsiyetin tanınması yönündeki çabalarıdır.

Mehmed Akif'in hayatının bir dönemini geçirdiği Taceddin Dergâhı merkezli olarak gerçekleştirilen toplantılar, gönüllü katılımlı, davetiyesiz faaliyetlerdi. Bu sene Taceddin buluşması yarı davetli gibi oldu. Alışılmışı, o gün oraya kimler gelmişse, onlarla Mehmet Akif'in aziz hâtırasını yaşatmak için mütevazı bir anma yapmaktır. Muhterem misafirler, değerli ilim ve fikir adamlarımız, aziz gençler! TYB, Mehmet Akif’in doğumunun veya vefatının yuvar lak yıldönümlerinde, İstiklâl Marşı'nın keza yuvarlak yıldönümlerinde geniş katılımlı toplantılar, sempozyumlar düzenlemiştir. Şimdi sempozyum yerine "bilgi şöleni" diyoruz. Çünkü bu toplantılar ilim ziyafeti, fikir ziyafeti mahiyetindedir. Geçmiş yıllarda yaptığımız bu tür toplantılara, Mehmet Âkif ve eserleri üzerinde çalışan belli başlı isimler davet edilmiş ve onlar da katılmıştır. Birçok isim arasından bir ismi rahmete vesile olması ümidiyle zikretmek istiyorum. Fevziye Abdullah Tansel hanımefendi. Fevziye Hanım, ilim âlemimizin mühim simalarındandı. Yakın devir edebiyatımız üzerine ciddi çalışmaları vardı. Mehmet Akif'le ilgili ilk ciddi biyografik eserin sahibi idi aynı zamanda. 1988 yılında vefat etmiştir. Allah rahmet etsin.

Fevziye Hanım, bu toplantılardan ilkinin konuşmacıları arasındaydı. O toplantıda Fevziye Hanım, Mehmet Akif'le ilgili yapılması gerekenler konusunda alışılmışın dışında bir bildiri sundu. Fevziye Hanım, bu konuşmasında uzun vadeli bir program teklif ve tavsiye ediyordu. Bu metin Mehmet Akif'le ilgili o güne kadar nelerin yapıldığı ve nelerin yapılması gerektiği konusunda sağlam tesbitler ihtiva ediyordu. Bu gün rahatlıkla söyleyebiliriz ki, aradan geçen zaman içinde Fevziye Hanım'ın tavsiyeleri, teklifleri doğrultusunda çalışmalar yaptık.

Aziz arkadaşlar, değerleri yaşatmak gerçekten ciddiyet istiyor. Toplumun yapıtaşı mevkiinde olan değerlerin hatırlanması, topluma tekrar kazandırılması, bilhassa genç kitlelere tanıtılması gerçekten ciddiyet istiyor. Biz bunu 30 yıl içinde her an hissettik, işte bu çerçevede yaptığımız faaliyetler Mehmet Akif'in vefatının 70., İstiklâl Marşı'nın kabulünün 85. yılında belli bir noktaya geldi.

İstiklâl Marşı'nın yazıldığı Taceddin Dergahı'nın ayakta tutulması için sürdürdüğümüz mücadele, 1993 yılında Dergâh'ın hemen yakınında ruhsatsız olarak inşasına başlanan 11 katlı binanın inşasına mani olmak veya zararlarını gidermek için yürüttüğümüz mücadele belli ölçülerde başarılı oldu.

Bizim bir faaliyetin içinde olmamız, sırf muvaffak olmak maksadıyla değildir. Muvaffak olmasak da, doğru olanı hatırlattık. Tarihe not düştük. Elbette bu mücadelede kendimizi başarılı olmuş saymamız mümkün değildir. Çünkü bu bölgeye yapılan ruhsatsız binaların inşasını önleyemedik, sadece uzun süre durdurduk. Sonunda buradaki hukuksuzluğun yasallaştırılması için üniversite ile belediye anlaştı. Bize göre, hukuksuzluk yasallaştırıldı, kitabına uyduruldu, fakat meşrulaşmadı! Yine de ümitsiz değiliz, mutlaka bir gün milletimiz için tarihi değeri olan Taceddin Dergâhı gibi mütevazı bir yapının yanındaki yakışıksız binalar ortadan kaldırılacaktır. Bu zihnî yapımızın yerli yerine oturmasıyla ilgilidir. Bir gün bu binanın yanına 11 katlı devasa bir yapı inşa ederek tarihî çevreye zarar veren üniversite idaresi, geçmiş yöneticilerin yaptığı hatayı tamir için harekete geçecektir. Onlar harekete geçmezse, başka izan sahipleri bunu yapmaya çalışacaktır.

Bu ümidimizin kaynağı şudur: Mehmet Akif'in vefatının 70. yılı ve istiklâl Marşı'nın kabulünün 85. yılı olması dolayısıyla çok daha yaygın faaliyetler yapılması için üç yıl önce Mehmet Akif Ersoy Araştırmaları Merkezi'ni kurduk resmî kuruluşlara başvurduk. 1990 ortalarından başlamak üzere, İstiklâl Marşı'nın kabul edildiği 12 mart gününün millî bir gün olarak kutlanması için siyasiler nezdinde teşebbüslerde bulunuyorduk. Nihayet, 2007 mayısında 12 mart millî günlerimiz arasına girdi. Diyebiliriz ki, millî günlerimiz arasındaki ilk sivil gün 12 Mart İstiklâl Marşı günü olacaktır.

Ne yazık ki, kanun çıkarmak yetmiyor. Kanunların uygulanması için yönetmeliğe ihtiyaç var. Bu yönetmelik dört ay içinde çıkarılacaktı, çıkarılamadı. Bu yüzden geçen sene 12 Mart kutlamaları kanunun ruhuna uygun şekilde yapılamadı.

Kanun, kutlamanın Türkiye'nin bütün İdarî birimlerinde yapılmasını âmirdi. Ama geçen yıl yönetmelik geciktiği için böyle bir kutlama Milli Eğitim teşkilatı hariç yapılamadı. Geçen sene 12 Marta çok az kala bizim müdahalemizle yönetmelik alelacele çıkarıldı. Böylece bu sene için mazeret kalmadı. Bu sene öyle ümid ediyoruz ki, 12 Mart kutlamaları Türkiye'nin her yerinde sivil ve asker bütün kesimlerinde yapılacak. Böylece İstiklâl Marşı'nı, onun şairi Mehmet Akif'i ve eserlerini o gün bir daha hatırlayacağız.

Burada bir teşekkür borcunu yerine getirmek istiyoruz. Hükümetimizin bu konuda gösterdiği hassasiyet için bütün yazarlar camiası, Mehmet Akif'i çok seven halkımız, milletimiz adına müteşekkiriz. 2009 yılı 12 martında gerçek İstiklâl Marşı kutlamalarını inşaallah hep beraber göreceğiz.

Değerli Mehmet Âkif dostları; bu ücüncü bilgi şöleni. 70. Yılda böyle bir faaliyet yapmak için harekete geçtiğimizde ne yazık ki, resmî desteklere sahip olamadık. Bizim maddî imkanlarımız böyle bir faaliyeti yapmak için yeterli değildi. Bu sebeple, TYB'de gönüllü kuruluşlarla bir toplantı yaptık. Toplantıya Ankara'daki gönüllü kuruluş temsilcileri, bazı belediye yetkilileri, bazı resmî kurum ilgilileri katıldı. Onlara faaliyetimizin muhtevasını, maksadını ve şeklini anlattık ve destek istedik. Bu konuda ilk işareti, şu anda aramızda bulunan Polatlı Belediye başkanımız, sayın Yakup Çelik'ten aldık. Bunu hiçbir zaman unutmayacağız.

Eğitim Bir-Sen, Memur-Sen, MÜSİAD Ankara Şubesi, Polatlı Belediyesi, Sağlık-İş ve TOBB bize maddî destek verdi. Onların desteği ile ilk bilgi şölenimizi gerçekleştirdik. İkincisini nasıl yapacağımızı düşünüyorduk ki, bize sürekli destek vermek kararlılığını gösteren gönüllü bir kuruluşumuz ortaya çıktı. Geçen sene bizi destekleyen ve bu desteği süreklileştirme kararlılığı gösteren İlim Yayma Cemiyeti Ankara Şubesi yetkilileri oldu. Bu toplantıyı onların candan desteğine borçlu olduğumuzu bir daha hatırlatmak istiyorum. Gerçekten bu faaliyetin gerçekleşmesi için her türlü fedakârlığa katlandılar ve geçen sene ikinci şölenin yapılmasını sağladılar. İşte su sene de bu köklü kuruluşumuzun desteği ile Mehmet Âkif bilgi şölenlerinin üçüncüsünü burada müştereken gerçekleştiriyoruz.

Aslında burada bizi memnun eden esas husus şudur; TYB Mehmet Akif'le ilgili olarak çeşitli faaliyetler yapageldi. Mehmet Akif'i sevenler, onun fikirlerini ve eserlerini yaşatmak isteyenler bunun için çaba gösterdiler. Ama İlim Yayma Cemiyeti aynı zamanda Türkiye'de geniş bir gençlik kitlesinin oluşmasını yarım asırdan fazla süren gayretleriyle sağlamış köklü bir kurumumuzdur. Hâlâ da yüzlerce, binlerce genç Türkiye'nin çeşitli illerinde, hatta bazı ilçelerinde bu cemiyet tarafından geleceğe hazırlanmaktadır. "Âsimin nesli" dediğimiz Mehmed Akif'in tarif ettiği gençleri yetiştiren bu kuruluşumuzu temsilen Ankara şubesinin bu faaliyeti desteklemesi her türlü takdirin üstündedir. Bundan sonrası için de bu işbirliğinin gelişerek sürmesini temenni ediyoruz.

Aziz misafirler, bu gün bu açılış biraz geç kaldı. Bu gecikmenin diğer oturumlara sirayet etmesini arzu etmiyoruz. O yüzden en uzun konuşan ben olacağım galiba! Ben de sözlerimi, söylenecek çok şey olmasına rağmen, bağlamak istiyorum.

Her yıl en az iki defa Mehmet Âkif ve İstiklâl Marşı dolayısıyla bir araya geleceğiz. Bu işlerin yürütülmesi konusunda fikirlerimizi her defasında dile getireceğiz. Belediyenin Taceddin Dergâhı etrafında yaptığı parkla ilgili düşüncelerimizi, sabah orada yapılan toplantıda açıklamıştım. Aslında bu geniş bir camianın görüşleridir. Aynı zamanda değerli Kültür Bakanının Hacettepe semtinde diktirdiği Mehmet Âkif heykeli ile ilgili olarak da düşüncelerimiz var. Eğer Mehmet Akif'le ilgili, Taceddin Dergâhı ile ilgili bir şey yapılacaksa ortak aklın, zevkin devreye girmesi gerekiyor. Böyle işler en yüksek seviyede estetik zevk ve bilgi gerektirir. Yoksa "ben yaptım oldu" mantığı ile hiçbir şeyin yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bu konuda yapılan yanlışları, hataları daha önce dile getirmiştim, bundan sonra da seslendirmeye devam edeceğim.

Aziz gençler, bugün Mehmet Akif ile ilgili üçüncü bilgi şölenini yapıyoruz. Böylece değerli bir büyüğümüzün hem hatırlanması, hem de yakından tanınmasına sağlanırsa, büyük bir mutluluk duyacağız. Bugün burada sunulan tebliğler, ilk iki kitabın yanında hacimli bir üçüncü bir kitap olarak yer aldığında, Mehmet Âkif kütüphanesine, araştırmalarına nasıl bir katkıda bulunduğumuz müşahhas olarak görülebilecektir. Bu toplantıya katılan ilim adamları, fikir adamları, yazarlar ve onların sunacağı tebliğlerin başlıkları bende gerçek bir heyecan uyandırmıştır. İnşaallah Mehmet Akifimizi bu iki gün içinde daha yakından tanıyacağız. Dolayısıyla bu toplantıya bildirileriyle, emekleriyle katkıda bulunanları da şimdiden tebrik ediyorum. Teşekkürler ediyorum, saygılar sunuyorum.

D. Mehmet Doğan
Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı
Mehmet Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi Başkanı
Mehmet Âkif: Edebî ve Fikrî Akımlar
3. Mehmet Akif Ersoy Bilgi Şöleni’nde sunulan tebliğlerin kitap haline getirilmesi ile oluşan kitap TYB'nin 39, Mehmet Akif Ersoy Araştırmaları Merkezi'nin 3.kitabı
Bu haber toplam 135 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim