• İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Emine Işınsu’nan ardından…

D. Mehmet DOĞAN

Devrimizin en önde gelen hanım yazarlarından Emine Işınsu Öksüz’ü kaybettik. Allah rahmet etsin, mekânı cennet olsun.

Dilimize, edebiyatımıza büyük hizmetleri oldu. Onun yayınladığı Töre dergisinin Erol Güngör’ü fikir âlemimize tanıtması başlıbaşına bir hizmettir.

O hep fikir arkaplanı olan romanlar yazdı. Bir gençlik romanı olan Küçük Dünya istisna edilirse, ilk romanları doğrudan milliyetçi fikirleri yansıtan eserlerdir. Bu fikir ağırlıklı eserlerde dahi onun sanatçı, edebiyatçı kişiliği kendini hissettirir. Emine hanım, 1990’larda tasavvufî arkaplanlı romanlar yazmaya yönelir. İki binli yılların başında yayınlanan Bir Ben Vardır Benden İçeri ile Anadolu’nun tasavvuf ulularının hayatlarını romanlaştırmaya başlar. Son yayınlanan romanı Bir Aile (2013) ile Küçük Dünya’nın atmosferine dönüş yapar.

D. Mehmet Doğan’ın Ihlamur dergisinin Emine Işınsu özel sayısında (mart 2019) yayınlanan değerlendirmesini merhumeye rahmetler dileyerek sunuyoruz:

 

Emine Işınsu: Kırk yıllık roman arayışı

*

Emine Işınsu’nun Cumhuriyet döneminin ünlü şair ve yazarlarından Halide Nusret Zorlutuna’nın kızı olduğunu bilen bilir. O yazar olarak annesinin gölgesinde kalmadığı için herkes bilmez!

İlk yayınlanan kitabı şiir. Otuzuna varmadan yazdığı Küçük Dünya Emine Işınsu’yu anlamak için önemli bir başlangıç. Bu romanda hissedilen mistik temayülleri daha sonraları yeniden ve farklı şekilde kendini gösterecektir.

Emine hanımı romancı olarak tanıtan ve ününü yaygınlaştıran her halde Azap Toprakları olmalıdır. Batı Trakya Türklerinin çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı zulümler bir roman çerçevesinde ele alınıyor. Işınsu böylece tezli romana giriş yapıyor. Bir yıl sonra Ak Topraklar’ı, yani Anadolu’nun yurt edilişini Dede Korkut üslubuyla romanlaştırıyor. Işınsu, iki yıl sonra yayınlanan Tutsak’la Irak Türkmenlerine uzanır, 1978’de yayınlanan Çiçekler Büyür’le Bulgaristan Türklerini gündeme getirir.

Türkiye’nin 1970’lerini romanlaştıran yine Emine Işınsu’dur. Sancı, Canbaz ve Atlıkarınca’da o yılların çatışmalı ortamı çerçevesinde her kesitten insanını anlatır.

Emine Işınsu’nun son romanları Bir Ben Vardır Benden İçeri, Niyazi Mısri ve Bukağı ile Bayram’dır. Üç büyük mutasavvıf bu kitapların konusudur. İlki Yunus Emre ile ilgili bir romandır. Anadolu’da Türkçe şiirin büyük başlangıcını yapan Yunus Emre’nin hayatını roman şeklinde anlatmak Emine hanımın uzun uğraşları sonucu mümkün olabilmiştir. İkincisinde coşkun mutasavvıf, Yunus Emre izinde şiir yazan Niyazi Mısrî romanlaştırılmıştır. Ve Nihayet Hacı Bayram-ı Veli…Tasavvuf tarihimizi olduğu kadar edebiyat tarihimizi de ilgilendiren üç büyük isim.

Tasavvuf büyükleri arayışlarıyla büyüktürler. Mevcuda teslim olmamak, rahatı teperek hakikat yürüyüşüne çıkmak bu kahramanların hayatının özüdür. Aramakla bulunmaz, fakat bulanlar arayanlardır denilmiştir. Bu kitaplar yazarın biyografiden öte arayışlarının mahsulüdür. Romanlar tarihi şahsiyetleri ele alır, fakat bu eserlere sırf tarihi roman demek doğru olmaz.

Emine Hanım, 1966’da başladığı roman arayışını başarılı örnekleri geride bırakarak kırk yıl sürdürür. Kırk yıllık uğraştan geriye kalan güzel romanlardır. 

Bu yazı toplam 81 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim