• İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

Gerçeküstü Bir Göktaşı Bilmecesi: Ateşten Kaçmak

Gerçeküstü Bir Göktaşı Bilmecesi: Ateşten Kaçmak
Bilimin gizemleri ve henüz bilinmemiş,bulunmamış, denenmemiş olanın cazibesi bir kısım genç okurun en büyük itkilerindendir. Çocukluğumda bu itkiyle başladığım birçok kitaptan öğrendiklerimi arkadaşlarıma ve büyüklerime heyecanla anlattığımı hatırlıyorum.

 Bu tür kitaplar analitik düşünmeye yetenekli çocuklara farklı bakış açıları kazandırır. Onların düşüncelerine yeni temeller sunar, yeni yollar açar. Önümüzdeki günlerde yerli örneklerini de inceleyeceğimiz türde önemli eserler veren yazarlardan biri Vladimir Tumanov'un ve bugün onun "Ateşten Kaçmak" isimli eserini inceliyoruz.

Tumanov'un bu hikâyesindeki kahramanları dünyaya yaklaşan bir göktaşını engellemek için astronomik bilmeceler çözmek zorunda kalan üç genç; Mariana, Chris ve Francis. Onlar "Gizemli Haritalar" dizisinin ilk iki kitabında (Haritada Kaybolmak-Suda Kaybolmak) coğrafya ve küresel ısınma bilmeceleriyle baş etmeye çalışmışlar. "Ateşten Kaçmak" dizinin son kitabı. Yazar Vladimir Tumanov, bu diziden önce de "Kraliçeyi Kurtarmak" isimli romanında matematik bilmeceleriyle bezeli bir macera sunmuş okurlarına (2004) ve büyük yankı uyandırmış. 18 yılda 165 baskı sanırım sizin için de yeterince büyük bir yankıdır. Bilimsel bilmeceler üzerinden tasarladığı gerçeküstü hikâyelerle macera ve bilim seven okurlara hitap eden yazar ve eseri hakkında okumamızdan bazı ipuçlarını sizlerle paylaşayım.

Bir Amerikan-Rus Ortak Yapımı

Öncelikle, genç yaşta batı akademisine dahil olan Rus yazar Tumanov'un kitabında hem Rus edebiyatından hem de Amerikan ağırlıklı batı edebiyatından karakteristik izler bulduğumuzu söyleyebilirim. Olağan anlarda dahi oldukça detaylı denebilecek tasvirler, tasvir edilen çevrenin kahramanların üzerine çöken etkisi, karakterler arasındaki etkileşimi ağdalayan tahliller sanki klasik Rus edebiyatı metinlerinin çocuk edebiyatına aksi kıvamında bir metin ortaya çıkarmış. Bu akislerin uzadığı bölümlerde metnin diğer ayağında akıcılık biraz aksıyor. Ama kısmî kopuşlara rağmen hikâye o diğer ayakta; yani Amerikanvari macera akışında da tutunmaya çalışıyor. Sabırlı ve ağırbaşlı okurların baş edebileceği, serinin ilk kitaplarını aşıp gelenler için sorun teşkil etmeyeceğini düşündüğüm bir ikilem bu. Yazarın Rus yanının ağır bastığını hissettiren bölümler Amerikalıların göçmen olduğu, hatta gittikleri yerlerde çıkardıkları sorunlarla kendilerinden bezdiren göçmenler oldukları bir dünyaya dair tahayyüller içeriyor.

Maceranın izleğinden de biraz bahsedelim ki meraklı okurun aklına bir şevk tohumu atmış olalım. Kaşınırcasına Bay Chagrin'in "Hobi ve Tuhaflık Çeşitleri Dükkanı"na yollarını düşüren kafadarlarımız sanki hiç macera içine düşmek istemezlermiş gibi ortalığı karıştırırlarken aradıkları belayı buluyorlar ve onları bekleyen bilmece rulosunun mührünü -tabii ki yanlışlıkla- kırıyorlar. O andan itibaren bilmecenin dünyasına çekilen üçlü, Amerika Birleşik Devletlerine düşmek üzere dünyaya yaklaşan bir göktaşından kurtulmak için yedi soruluk bilmeceyi çözmek zorunda kalıyor. Ama oturdukları yerden değil elbette. Vakit kaybetmeden başlayan tahliye operasyonunun içinde oradan oraya savrulurken ve üstüne üstlük her hikâyede bulunması gereken kötülük âbidelerinden bir âbide olan Blaze serserisiyle ve onun kirli çetesiyle cedelleşirken. Büyük bir gemi ve Avustralya kıtasına kadar uzanan bir yolculuk söz konusu. Yazarımız kahramanları garip durumlara savuruyor, sizler de hem okuyor hem yaşıyorsunuz.

Bilmece Örgüsü Yeterli mi?

"Ateşten Kaçmak" bilmeceler üzerinden tasarlanan gerçeküstü bir hikâye omurgasına sahip. Ancak çözümleri güneş sistemi içinde kalan bilmeceleriyle okurunu pek zorlamıyor. Bilmeceler hikâyede verilen bilgiler olmaksızın da göğe meraklı çoğu okurun çözebileceği cinsten. Bu tür hikayeleri okuduğum yaşlarda TÜBİTAK'ın gökbilim kasetlerini kulağıma takıp yüzlerce yıldızı tespit edebildiğim gece gözlemleri yapıyordum. Otuz yıl önce ben o durumdaysam bugün o yaşta olan gök aşkını okurların çok daha fazlasını keşfedebileceğini sanıyorum. İlaveten, bilmecelerle göktaşının seyri arasındaki bağın gerçeküstü olması da gizem unsurunu biraz zayıflatmış. İlk iki kitabı okusaydım belki üçüncü kitabın zorlama bir devam kitabı olup olmadığına karar verebilirdim. Ama okumadığım için bundan emin olamıyorum. Belki onlar da aynı kıvamdadır ve okurları da bu kıvamı yeterli bulmuş, sevmiştir. Dolayısıyla ben bu öznel tespitimle kitabı gizem avcılarına değil, fantasya ve edebî dil arayanlara önereceğim. Kurgu çözerken zorlanmayı seven amansız gizem avcıları için veya araştırmacı gökbilim meraklıları için sanırım daha iyi seçenekler oldukça fazla.

Devamı: https://www.kitaphaber.com.tr/gercekustu-bir-goktasi-bilmecesi-atesten-kacmak-k5150.html

Bu haber toplam 119 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim