Hasan Boynukara: İstanbul'un Fethi: Ne Tahfif Ne Takdis

Hasan Boynukara: İstanbul'un Fethi: Ne Tahfif Ne Takdis

Tarihçi değilim ancak bu konuda ahkâm kesen ya da hamaset yapanlar kadar bir okumuşluğumuz vardır. Herkes bilir ki tarihin nesnel olduğu, çünkü belgelere dayandığı iddiası büyük ölçüde sadece bir iddiadan ibarettir. Kurgu ile gerçekliğin iç içe geçtiği bir alanda tartışılmaz bir gerçeklikten söz etmek oldukça zordur. Kimi zaman, çeşitli kaygılarla, “yalan”  gerçeğe tercih edilmektedir. Gerekçesi de “gelecek nesilleri vatan millet aşkıyla tutuşturma, onlara şanlı bir tarihin gurunu yaşatma” savıdır. Her millet kendi tarihini yüceltebilir; ancak bu yüceltme makuliyet sınırlarını aşınca komediye dönüşme riski taşır.

Yakın tarihimize baktığımızda, örneğin Abdülhamid için hem Kızıl Sultan hem de Ulu Hakan yakıştırmalarının yapıldığına tanık oluruz. Aynı durum Mustafa Kemal, Enver Paşa vb. çok sayıda tarihsel figür için de geçerlidir. Osmanlı yönetimini sömürgeci olarak değerlendirenler de var, gittiği her yere adalet ve refah götüren bir devlet olarak görenler de. Biz okuyucu olarak birinden birini savunmak veya fanatik taraftarı olmak yerine her iki bakış açısına da imtina ile yaklaşmak durumundayız. İnanmışlar için böyle bir önerinin anlamsız olduğu ise açıktır.

Devamı: https://www.fikircografyasi.com/makale/istanbulun-fethi-ne-tahfif-ne-takdis

Bu haber toplam 108 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim